Our Blog

Shadow Ban Nedir, Neden Olur ?

13 Ağustos 2021 0 Blog

Özellikle son zamanlarda Instagram’da sıklıkla duyar olduğumuz bir terim var o da Shadow Ban. 

 

Aslında sadece Instagram’da değil, üyelik sistemiyle çalışan çoğu platformda profil hareketlerinizi kısıtlayıcı bir yasak olarak tanımlayabileceğimiz Shadow Ban’ı Türkçeye hesabınızın gölgelenmesi ya da sınırlanması olarak çevirebiliriz. 

Ayrıca bu sınırlama, beraberinde profilinizde pek çok erişim ve etkileşim azalmaları meydana getirmekte. 

 Görüntülenmelerinizdeki dramatik düşüşler, gönderilerinizin eskisine göre çok az etkileşim alması, keşfette yer alamamanız, yapılan aramalarda profilinizin en altlarda çıkması hatta bazen bulunamaması gibi normal seyrin akışına ters durumlar hesabınızın Shadow Ban yemiş olabileceğine dair bazı işaretler olarak gösterilebilir. 

 

Hesaplara Shadow Ban Neden Uygulanır ?

 Platform temelli teknik bir hatadan kaynaklanmadığı sürece bu kısıtlamalar, yapılan belirli hataların sonucunda ortaya çıkmaktadır. Uygulama kurallarını ihlal eden aktivitelerde bulunmak bu sınırlamaların başlıca nedenidir. 

 Bu yüzden farkında olarak ya da olmayarak yaptığınız bazı yanlışlar geri dönüşü olmayan sonuçlara, bütün emeklerinizin heba olmasına yol açabilir.

 

– Aşırı Şekilde Hesap Takip Etmek

  Takipçi kazanmak amacıyla normalin çok üstünde hatta rastgele bir şekilde sürekli yeni hesaplar takip etmek bir noktadan sonra profilinizin uygulama tarafından spam olarak algılanmasına neden olabilir. 

  Bunun sonucunda da hesap aktiviteleriniz geçici veya kalıcı olarak sınırlandırılabilir ve tekrar organik etkileşimler kurmak istediğinizde sorunlar yaşayabilirsiniz.

 

– Takipçi ve Etkileşim Satın Almak- Beğeni Gruplarına Katılmak

  Yapılan en büyük hatalardan birisi de kısa yoldan kural dışı yöntemlerle takipçi satın almak veya beğeni gruplarına katılmak. Gerçek manada zaten değer bulmayan bu yöntem hesabınızın uygulama tarafından kısıtlanmasına ve pasifize edilmesine yol açabilir. 

 

– Etkileşim Uğruna Hatalı Etiketler Kullanmak

 Gönderilerinizde sırf ilgi göreceğini düşündüğünüz için kullandığınız: konuyla alakasız, kimi zaman farkında olmasanız da yasaklı sayılabilecek içerikler barındıran, 3.parti programlarla desteklenen hashtagler yüzünden profiliniz de zamanla algoritmanın radarına yakalanacaktır.

 Ayrıca her paylaşımınızda çok fazla hashtag ve kişi etiketlemek de bir noktadan sonra şüpheli davranış olarak algılanabilmektedir.

 

– Kategorinizin Dışında İçerikler Paylaşmak

 Instagram, özellikle işletme hesaplarının, hangi sektör için içerik üretiyorsa aynı şekilde profil kategorilerinden de doğru alanla eşleştirilmiş olmasını bekliyor. 

 Instagram, hedef kitlenizle paylaşımlarınızın uygunluğunu analiz ettiğinde ortaya çıkabilecek tutarsızlıklar sonucu hesabınızı spam kategorisine dahil edebilir.

Lovemark Nedir, Ne Zaman Olunur ?

24 Haziran 2021 0 Blog

 

 Hepimizin gönlünde bir marka vardır ki sorulduğunda ilk aklımıza gelen, yeni ürünlerini büyük bir merakla beklediğimiz ve bir o kadar da yakınımız gibi güvenebildiğimiz. Bu cümleyi okurken bile o marka canlanmıştır zihninizde. İşte ‘lovemark’ terimi de tam olarak buna karşılık geliyor aslında. 

 

 Müşterisiyle duygusal bir bağ oluşturabilmiş, nesiller boyu sürebilecek çok ciddi bir güven ilişkisi kurabilen markaları ifade eden bir terim.

Lovemark teorisi sektörün önde gelen reklam ajanslarından Saatchi & Saatchi’nin CEO’su Kevin Roberts tarafından 2005 yılında hayatımıza kazandırıldı. Bu teori özetle insanların mantıklarından ziyade duygularıyla harekete geçtiklerini, markaların da buna bağlı olarak tüketicilerin gönlüne dokunmaları gerektiğini belirtiyor. Lovemark’ı gizem, duygu, samimiyet olarak 3 unsur üzerinde temellendiren Roberts, bu kriterlerin markalara saygının yanında sevgiyi de getireceğini savunmakta. 

 Peki markamızı Lovemark haline getirebilmek için ne yönde çaba harcamamız gerektiğini düşünelim. 

 

Müşterilerinizi Markanıza Ne Zaman Bağlayabilirsiniz ?

 

. Müşterilerinize kulak verip; doğru ve kesintisiz iletişim kurduğunuzda.

. Kitlenizle empati kurup, onlar gibi düşünüp ihtiyaçlarına doğru yanıtlar verdiğinizde.

. İşlerini kolaylaştırıp, sorunlarını çözmeye yönelik yaratıcı ve pratik fikirler ürettiğinizde.

. Müşterileriniz yeni ürün/hizmetlerinizi deneyimlemek için heyecan duymaya başladıklarında.

. Yeni keşifler yapabildiğinizde, fark yaratacak çalışmalar üretmeye başladığınızda.

 

 Kulağa oldukça hoş ve basitmiş gibi gelse de biraz detaylı düşündüğümüz zaman bu kavramla bütünleşebilmiş markaların dünya genelinde aslında ne kadar az sayıda olduğu fark ediyoruz. 

 Bir markayı bu seviyeye taşımak elbette çok zahmetli ve uzun vadeli stratejiler içeren bir süreç.  Maddiyattan çok daha fazlasını vaat edebilmek, özellikle ürün hizmet ve imaj konusunda bir senkron yakalayabilmek.

  Ancak bir yandan da bu büyük markaların kuruluş hikayelerine baktığımızda ne kadar dar imkanlarla başlayıp bugünlere geldiklerini düşünerek bunu bir motivasyon kaynağı olarak görmeliyiz.

 

 

Profilinizi Bir Üst Seviyeye Taşıyın: Presets’ler

31 Mayıs 2021 0 Blog

Ziyaretçiyi görsel anlamda büyüleyecek bir profile sahip olmak şüphesiz tüm Instagram içerik üreticileri için öncelikli hedeflerinden bir tanesi. Ayrıca benzer yöntemlerle editlenmiş, renk ve tasarım olarak uyumlu bir profilin her zaman daha profesyonel ve organize gözüktüğü de inkar edilemez bir gerçek.

 Günümüzde işletme profillerinin aynı zamanda bir portfolyo misyonuna sahip olması, Presets’lerin özellikle görselliğine önem veren markalar ve içerik üreticileri tarafından neden bir an önce kullanılmaya başlanması gerektiği konusunda ipuçları veriyor.

 Peki Presets Nedir?

 Presets, kendi hazırladığınız veya internetten edindiğiniz, Adobe Ligthroom gibi bir düzenleyici programla fotoğraflarınıza tek tıklamayla uygulayabildiğiniz önceden hazırlanmış ayarlar bütünüdür. 

 Adobe Lightroom, Adobe Photoshop ve VSCO gibi yaygın kullanılan programlar sayesinde kendi Presets’lerinizi oluşturabilir, farklı platformlardan da daha kolay Presets bulma şansı elde edebilirsiniz. 

Özellikle iş yükünü hafifletmek isteyen fotoğrafçılar, sosyal medya uzmanları, profilini bir üst seviyeye taşımayı hedefleyen Influencer’lar ve görsel imajını daha güçlü yansıtmayı hedefleyen markalar arasında Presets kullanımı her geçen gün daha da artıyor.

 

 

Presets Kullanımı Size Ne Gibi Avantajlar Sağlar ?

1-Kendi Tarzınızı Yansıtırsınız

 Marka kimliğinizi veya konseptinizi en iyi yansıttığını düşündüğünüz renklerle oluşturduğunuz filtreleri gönderilerinize uygulayarak kendi tarzınızı yansıtacak bir profil oluşturabilirsiniz.

 Ayrıca Presets kullanılarak belirli bir uyum içerisinde tasarlanmış görseller, özenle hazırlanmış içeriklerle birleştirilerek yapılmış paylaşımlar profilinize ve markanıza bir istikrar katacaktır. Bu sayede paylaşımlarınıza sizin profiliniz haricinde başka mecralarda denk gelen takipçileriniz o içeriğin size ait olduğunu fark edecektir.

 

2- Zamandan Tasarruf Edersiniz

 Presetsler özellikle yoğun bir çalışma temposuna sahip sosyal medya uzmanları, editörler ve fotoğrafçıları her görseli teker teker düzenleme yükünden kurtarıyor. 

 Her ne kadar seri fotoğraflar içinde vurgulanmak istenen farklı detaylar bulunsa da temel ışık, netlik ve renk dengesi gibi ayarlar bu sayede tek tuşla otomatik olarak istenilen hale getirilebiliyor. 

 

3- Gönderi Kalitenizde Artış Yakalarsınız

  Kendinizi fotoğraf üzerinde düzenleme yapma konusunda başarılı bulmuyor olabilirsiniz. Veya üzerinde çalıştığınız Presets hayal ettiğiniz gibi gözükmeyebilir. Bu oldukça normal bir durum ve fotoğraf düzenleyebilmek aslında başlı başına bir iş. 

 Yazının ilk kısımlarda belirttiğimiz gibi kullanacağınız Presetsleri mutlaka kendiniz oluşturmak zorunda değilsiniz. Pek çok platformda ücretli veya ücretsiz bir şekilde sunulan Presetsler mevcut. 

 Destek alarak hazırladığınız veya satın aldığınız, çok daha profesyonel şekilde hazırlanmış Presetsler sayesinde mevcut fotoğraflarınızın da kalitesini çok daha üst seviyeye taşıyabilirsiniz. 

 Bu sayede kitleniz profilinizin çok daha önem verilerek hazırlandığını fark edecek, içerikleriniz çok daha değerli bulunacaktır.

E-Ticaret’te Markanızı Güçlendirecek 5 Formül

15 Mayıs 2021 0 Blog

1- Misafir Hesabıyla Alışveriş İmkanı Tanıyın

 Günümüzde tüketiciler artık kişisel verilerini çok daha fazla önemsiyor. İnsanlar e-ticaret sitelerine bütün kişisel bilgilerini girerek kayıt olmaktansa artık daha pratik bir şekilde üye olmadan alışverişlerini tamamlamak istiyor.  Ayrıca yapılan bir araştırmaya katılan tüketicilerin %34’ü, satın almayı tamamlamak için sitelerin hesap oluşturma zorunluluğunu gerekçe gösterip alışverişi yarıda bıraktığını belirtiyor.

 

2- İade ve Değişim İmkanlarınızı Daha Çok Vurgulayın

 İyi bir iade ve değişim imkanı sağlanması, tüketicilerin en önemli marka değerlendirme kriterlerinden birisi haline geldi. Müşterileriniz sizden sadece alışveriş yapana kadar değil, sonrasında da onlara sunacağınız iade ve değişim imkanlarından haberdar olmalı. Bu sayede hem ürünlerinizin hem de markanızın arkasında olduğunuzu da vurgulama şansı elde edersiniz.

 

3- Canlı Destek Hizmeti Sunun

 Bir ürünü satın almak üzere olduğunuzu hayal edin ve son anda bir aksilik yaşadığınızı varsayın. Alışveriş yaptığınız yerle irtibata geçip en hızlı şekilde sorununuzu çözmek istediğinizde karşınıza ‘Bize yazın biz size tekrar ulaşacağız’ tarzında bir iletişim kutusu bulmak ister miydiniz? 

Cevabınız hayırsa siz de müşterilerinizin size doğrudan ve anlık ulaşabilecekleri bir canlı destek sistemi bulundurmalısınız. 

 

4- Ürün Geri bildirimlerinizi Sergileyin

 Tüketicilerin bir şey satın almadan önce o ürünü deneyimleyen başka kullanıcıların yapmış olduğu yorumlara verdikleri önem su götürmez bir gerçek. Satış sayfanızda ürünleriniz hakkında yapılmış yorumları daha çok ön planda tutarak marka güvenilirliğinizi artırabilir, potansiyel müşterilerinizi daha hızlı etkileyebilirsiniz.

 

5- Sınırlı Süreli İndirimlerle Teşvik Edin

 Belirli ürünlerinizde yapacağınız kısa süreli indirimlerle müşterilerinizin ürünü kaçırıyorum duygusunu tetikleyebilir ve satın alma sürecini hızlandırabilirsiniz. Ayrıca yaptığınız bu kampanyalar müşterilerinizin hoşuna gidecek ve gelecek kampanyalarınızı kaçırmamak için markanızı daha sıkı takip edeceklerdir.

Markanızı ve Ürünlerinizi Parlatacak 5 Strateji

1 Mayıs 2021 0 Blog

Sosyal platformlardaki tüm stratejilerinize ve çabalarınıza rağmen hâlâ ürünleriniz istediğiniz ilgiyi görmediyse bir de bizim ipuçlarımıza şans verin.

 

 

 

1- Tanıtacağınız yeni ürünler için haftanın sabit bir gününü seçin. Takipçileriniz bir süre sonra o gün için ürün tanıttığınız bir içerik görme alışkanlığı edinecektir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2- Bir ürünü paylaşırken varsa aynı ürüne ait farklı renk ve ebattaki çeşitlerini de gönderilerinize ekleyin.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

3- Ürünlerinize ait kullanım videoları hazırlayın. Hazırlayacağınız bu videolar satın almaya teşvik etmede önemli bir unsur olacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

4- Üretim sürecinizde çekilmiş ilgi çekici, renkli ve markanıza hayran bırakacak görseller paylaşın.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

5- İlgi gören, çok satan, markanızı en iyi şekilde temsil ettiğini düşündüğünüz ürünleriniz için başa tutturulmuş hikayeler oluşturun.

 

Instagram’ın Göz bebeği: Reels

20 Nisan 2021 0 Blog

Instagram’ın Ağustos 2020 itibariyle hayatımıza dahil ettiği Reels, çok kısa sürede en popüler paylaşım türlerinden birisi oldu. Temel bakışta maksimum 30 saniyelik kısa videolar tarzında bir içerik olarak karşımıza çıkan Reels’ın, TikTok uygulamasıyla olan benzerliği de oldukça dikkat çekiyor.

 

Benzerliklerine rağmen Reels, dikkat çekici görsel efektleri, yaratıcı konuları ve eğlenceli müzikleri  sayesinde Instagram kullanıcılarından ilgi görmeyi başarabildi. 

Bu ilginin farkında olan Instagram’da, IGTV’de uyguladığı gibi Reels’ı da aktif ettikten sonra ön planda tutarak bu içeriği üretenlere keşfet kısmında daha çok yer verip geniş kitlelere ulaşma konusunda avantaj sağlamaya devam ediyor. Ayrıca Reels için ayrı bir sekme oluşturan Instagram, kullanıcılarının Reels içerikleri paylaşmaları ve izlemelerine yönelik teşviğini sürdürüyor. 

Reels kullanımları hakkında henüz bugüne kadar resmi bir istatistik paylaşmayan Instagram, geçtiğimiz haftalarda ise içerik üreticileri için uygulayabilecekleri bir Reels rehberi yayınladı. 

Reels

Nelerin yapılması, nelerin yapılmaması gerektiğini gösteren ve birinci kaynaktan elde edilen bu rehbere uymak tüm kullanıcılar için mutlaka temel öncelik olarak kabul edilecektir.

 

Reels’ı Markanız İçin Nasıl Kullanabilirsiniz?

Reels’ın yükselişini görüp henüz markanız için kullanmaya başlamadıysanız büyük bir fırsatı elinizden kaçırıyor olabilirsiniz. İçeriklerinizi zenginleştirmekle beraber mevcutta Instagram’ın Reels’a olan teşviğinden de faydalanmak size büyük avantaj sağlayacaktır. 

Instagram Reels’ın bu popülerliğini marka hesabınıza entegre edebilmek hem kreatif yönden markanızı öne çıkaracak hem de kısa sürede etkileşiminizi artırarak daha geniş kitlelere ulaşmanıza yardımcı olacaktır. Ayrıca Reels henüz yeni tarz bir içerik olduğundan yapacağınız paylaşımlar kendi alanınızda çok daha kolay fark edilmeniz ve aradan sıyrılabilmeniz için altın bir fırsat olabilir. 

Peki markanız için Reels’lar oluşturmaya karar verdiğinizde ne tarz içerikler paylaşmanız gerektiğini düşündünüz mü ?

Sizlere markanız için Reels içerikleri oluştururken faydalanabileceğiniz birkaç tavsiye derledik.

1-Hikayenizi Anlatın

Eğer henüz küçük bir işletmeyseniz Reels sizi daha geniş kitlelere ulaştırma konusunda iyi bir yardımcı yol olabilir. Kendinizi, işletmenizi ve işletmenizde neler yaptığınızı sanki bir arkadaşınıza anlatıyormuş gibi mümkün olduğunca samimi ve doğal bir şekilde anlattığınız videolarla insanların sizi tanımalarını sağlayın. 

2-Pratik Bilgiler Verin

Ürünlerinizin veya hizmetlerinizin insanlara nasıl katkı sağladığını, hayatlarını ne kadar kolaylaştırdığını fark ettirecek pratik bilgiler içeren Reels videolar hazırlayın. Bu sayede hem mevcut kitlenizin sadakatini kazanabilir hem de potansiyel müşterilerinizi satın alma konusunda daha hızlı ikna edebilirsiniz.

 

3-Sıkça Sorulan Soruları Ele Alın

 Muhtemelen markanız ve ürünlerinize yönelik özel mesajlardan, yorumlardan veya diğer iletişim kanallarından farklı farklı pek çok soru alıyorsunuz. Bu sorulardan çok spesifik olanları veya  en çok sorulanları ele aldığınız Reels videoları hazırlayabilirsiniz. Ayrıca bu türde bir içerik markanızın müşteri ilişkilerine verdiği önemi anlatmaya da katkı sağlayacaktır.

4-Kullanım ve Deneyim Videoları Hazırlayın

 Müşterileriniz veya hedef kitleniz markanızı ve ürünlerinizi ismen biliyor olabilir ancak bu aynı zamanda ürünlerinizi de deneyimleme fırsatı yakalamış olduklarını göstermez. Ürünlerinizi tanıttığınız içerikler dışında sizin geliştirdiğiniz ya da müşterilerinizden ilham aldığınız farklı kullanım tarzlarını gösterdiğiniz Reels içerikleri hazırlayabilirsiniz. 

 Örneğin özel tariflere sahip bir tatlı üreticisi olduğunuzu varsayalım. Sokağa çıkıp şehrin farklı yerlerinde ürünlerinizi daha önce hiç deneyimlememiş rastgele kişilere yaptığınız bir tadım testi videosu oldukça ilgi çekici olacaktır.

5- Bir Gününüzü Anlatın

 Ofisinizin ya da üretim bölümünüzün rutin bir iş gününü ele alın. Günlük olarak mesai saatleri içerisinde gerçekleştirdiğiniz aktivitelerden, toplantılardan veya üretim hazırlıklarından alacağınız kesitleri birleştirerek günlük bir hikaye şeklinde keyifli bir Reels oluşturabilirsiniz.

ReMarketing’in Markanıza Katacağı 4 Avantaj

6 Nisan 2021 0 Blog

 

Remarketing (Yeniden Pazarlama) günümüzün en yaygın kullanılan dijital pazarlama yöntemlerinden bir tanesi. 

Geçmişte sitenizi ziyaret etmiş, uygulamalardaki profilinizle etkileşimde bulunmuş kullanıcıları tekrardan hedeflemenizi sağlayan bu reklam yöntemini kullanmanızın markanıza katacağı 4 avantajı derledik.

 

1- Tüketicilerin ilgilendiği ürünleri farklı platformlarda sizin ilanlarınızla görmeleri marka bilinirliğinizi artıracaktır.

2- Müşterilerinizin hangi tür ürünler aradığını bilmeniz sayesinde kişilere özel daha doğru hedeflenmiş reklamlar oluşturabilirsiniz.

3-Kişilerin ihtiyaçlarına yönelik oluşturulmuş içerikler, müşterilerinizin sitenizle veya profilinizle etkileşiminlerinin artmasına yardımcı olacaktır.

4- Remarketing sayesinde geleneksel reklam yöntemlerine kıyasla daha az maliyetle daha yüksek dönüşümlü projeler yaparsınız.

Tüketiciler Markanızı Takibi Neden Bırakır

19 Mart 2021 0 Blog
unfollow

 

 

Günümüz dünyasında tüketicilerin konvansiyonel medya alışkanlıklarının değişerek dijital platformlara yönelmesi, sosyal medyayı markaların hedef kitlelerine doğrudan ulaşabilmelerini sağlayan en önemli kaynak haline getirdi. 

Hali hazırda devam eden bu dönüşüme ek olarak özellikle Kovid-19 salgınının tüketici alışkanlıklarında meydana getirdiği kritik değişimler, markaların da pazarlama stratejilerini buna yönelik şekillendirmelerini zorunlu hale getirdi. 

İlk zamanlar sadece prestij amaçlı sosyal medya hesapları bulunan büyük şirketler bile artık yeni tanıtacağı ürünleri ve kurumsal imajını bu platformlar üzerinden yürütür noktaya geldi. Tüketiciler ise önceleri sadece kullandıkları markaya bağlılıklarından edindikleri takip etme alışkanlığını artık pek çok farklı kriter üzerinden değerlendirir noktaya ulaştı. Markalar her ne kadar yeni kitlelere ulaşmayı birinci hedef olarak görüyor olsa da, aynı şekilde mevcut müşterilerini kaybetmemek için de bir o kadar çaba sarf etmeleri gerekmekte. Buna rağmen özellikle Instagram’da takipçi sayılarını sabit tutturmakta bile zorlanabiliyorlar. Peki bunun nedeni ne? 

Daha da önemli bir soru içerik tüketiminin  hızla arttığı günümüzde hedef kitlemizin ilgisini sürekli nasıl canlı tutabiliriz? 

 

Müşterileriniz Neden Sizi Takibi Bırakıyor  

    Marka-İçerik Uyumsuzluğu

İçeriklerinizin markanızın kimliği veya ürünlerinizle örtüşmemesi müşterilerin sizi takibi bırakmalarında en önemli faktörlerden birisi. Müşterilerin ve hedef kitlenizin sizden ne görmek isteyeceğini iyi analiz edip buna yönelik paylaşımlar yapmalısınız. 

Örneğin mutfak grubu eşyaları üreticisi olarak bilinen bir markanın hikayelerinde veya gönderilerinde çocuk odası mobilyaları da paylaşması bir noktadan sonra asıl kitlesinde kayıplara yol açacaktır.

    Zayıf Müşteri Hizmetleri

Satış gerçekleşene kadar olan süreçte müşteriye gösterilen ilgi ve özenin satış sonrasında gösterilmemesi günümüz tüketici alışkanlıklarına ters düşmektedir. Sprout Social’ın yaptığı bir araştırmaya katılan tüketicilerin %49’u kötü bir müşteri hizmeti yöneten markayı takip etmeyi bıraktıklarını ortaya koymaktadır.

    Çok Fazla Reklam Vermek

Sosyal medya platformlarında daha geniş kitlelere ulaşmak için reklam vermek elbette önemli bir yöntem. Ancak bu durumun olması gerekenden fazla yapılması müşterilerin markanızdan soğumalarına sebep olacaktır. Reklamlı gönderilerinizin kitlenizde nasıl karşılık bulduğunu iyi analiz ederek bu durumun önüne geçmek ise yine sizin elinizde. 

    Gizlilik Endişeleri

Online alışverişin gittikçe yaygınlaşması, markaların tüketicilere ait kişisel bilgilere doğrudan ulaşabilmelerini de beraberinde getirdi. Günümüz tüketicisinin bakış açısına göre bu bilgilerin gizli kalacağına olan güven marka seçimlerinde en önemli önceliklerden biri olarak gösteriliyor. Markalar olarak bu verileri kesinlikle üçüncü bir firmayla paylaşmayıp, sağlam bir güvenlik sisteminizin olmasına önem vererek marka imajınızı yükseltip aynı zamanda kitlenizin size olan bağlılığını koruyabilirsiniz.

    Çok Az veya Çok Fazla Gönderi

Marka olarak sosyal platformlarda aktif olmanız müşterilerinizin sizi unutmamalarını sağlayacaktır. Ancak bu aktifliğin dengesini de oldukça iyi korumalısınız. Çok fazla gönderi paylaşmak bir süre sonra kitlenizi rahatsız etmeye başlayacaktır. Müşterilerinizin uygulamaya girdiğinde sürekli markanıza ait içerikler görmesi zamanla profilinizi sessize almalarına veya sizi zaman tünelinde gizlemelerine neden olacaktır. 

Aynı şekilde çok az gönderi paylaşmak da kitleniz gözünde markanızı pasif bir konuma sokup sizi takipten çıkmalarına yol açacaktır.

İyi Bir Brief Nasıl Hazırlanır?

1 Şubat 2021 0 Blog

Müşterilerle bir araya gelmenin zorlaştığı pandemi günlerinde uzun zoom toplantılarını, gereksiz iş yükünü, maliyeti arttıran kalemleri bertaraf etmenin yolu iyi bir brief’ten geçiyor. Peki iyi bir brief nedir, nasıl hazırlanır?

Her gün; müşterilere, çocuklara, influencer denilen etkili kişilere, iş insanlarına hitap eden içeriklerle karşılaşıyoruz. Genellikle, üretimden dağıtıma hatta reklamlara kadar belirli bir zaman ve bütçe ayrılan bu içeriklerin çoğunda ne yazık ki stratejik bir planlama yok! Verilmek istenen mesajın netliği, özünde ne anlatılmak istendiği veya ne tür hedefleri karşıladığı konularında eksikliklerle karşılaşıyoruz.

Hâl böyle olunca, doğal olarak belirli bir kitleye hitap etmeyen içeriklerle, mesajlarla, basmakalıp cümlelerle bezenmiş içerikler yararlı bilgiler içermiyor, bir tutarlılığa da sahip değiller. Oysa küçük işletmelerin veya markaların hedef kitlelerine ulaşma, onlara doğru bir şekilde hitap etme sürecinde ciddi bir rekabetin içerisinde bulunduğunu daima hatırlaması gerekir.

Eğer, geçekten de dikkat çekici olmak istiyorsanız, kaliteli içeriklere sahip olmalısınız. Gerçek anlamda kaliteli! İçeriklerinizin iyi yazılmış veya iyi hazırlanmış olması bazen yetersiz kalabilir.

Kaliteli veya iyi içeriğin tanımı nedir derseniz, hedeflenen kitleye hitap eden içeriktir diyebiliriz. Bununla birlikte, işe yarar faydalı bilgiler içermeli ve kullanıcıları harekete geçirmeli. Bu noktada tabii ki pazarlama hedeflerinize sadık olmalısınız ve içeriklerin hazırlanması sürecinde bu hedefler de daima aklınızda olmalı. Bir içerik paylaştığınızda, o içeriğin markanıza ait olduğu anlaşılmalı. Bunun için de belirli bir özgünlük çizgisi yakalamış olmanız gerekiyor. Eğer bu niteliklere uyarsanız içerikleriniz başarı getirecektir. Mevcut ve potansiyel müşterileriniz içeriklerinize yanıt vereceklerdir. Buna içeriklerin paylaşılması veya yorumlanması da dahil.

Harika içerikler oluşturmanın ilk adımı, öncelikle harika bir yaratıcı brief hazırlamaktır. Neden mi?

Çünkü içeriği hazırlayan ekip, (bu kendi ekibiniz de olabilir, hizmet aldığınız bir içerik ajansı da) eğer iş hedeflerinizin ne olduğunu bilirse ortaya çok daha başarılı işler çıkartabilirler.

Eğer tüm ekip, markanızın kimle konuştuğunu bilirse onlarla nasıl konuşulması gerektiğini de bilir. Böylece daha iyi odaklanıp çok daha yaratıcı içerikler üreteceklerdir. Daha etkili, etkileşimi yüksek ve karşı tarafı harekete geçiren içerikler. Çoğu gıda markasının post klasiği “Lezzetli mi lezzetli” cümlesinden çok daha fazlası…

Yaratıcı bir brief geliştirmek ilk başta size zorlayıcı bir işmiş gibi gelebilir. Ama iyi bir brief hazırladığınızda bunun; motivasyon, zaman ve verimlilik açısından harika bir yatırım olduğunu siz de göreceksiniz. Yaratıcı ekip, neyi neden yaptığını bileceği için, revizelerle veya tekrar tekrar düşünmekle zaman kaybetmeyeceksiniz.

Peki Harika Bir Brief Nasıl Hazırlanır?

Ayrıntılara çok fazla takılmayın. Bu sizin, yaratıcılığınızı engelleyebilir. “Kim?” ve “Neden?” sorularını cevaplandırmanız yeterli. İşin “Nasıl?” kısmını içeriği hazırlayacak olan ekibe bırakın.

Kısa ve Öz Olun

Aslında “brief” sözcüğünün Türkçe anlamı da budur: Kısa ve öz. Önemli olduğunu düşündüğünüz mesaj her ne ise, bunu gayet kısa ve öz ve net bir şekilde ifade etmelisiniz. Bu bir sentez işi. Tabi ki kısa ve öz olunmalı derken bir ön çalışma yapmayın demiyoruz. Brief’i hazırlamadan önce mümkün olduğunca çok kaynak bilgi kullanmaya çalışın. Bu kaynaklar; bir veri tabanı, markanızın yol haritası veya elinizde hazır bulunan içerikler olabilir. Geçmiş pazarlama programlarınız da içerik ekibine yardımcı olacaktır.

Odaklanın

Projenizi, iddialı olduğunuz hedefinizi ve elinizdeki fırsatları tanımlayın. Geçmiş veya benzer pazarlama programlarından, konsept ve örneklerden yararlanabilirsiniz  ama sadece gerekliyse!

Yardım İsteyin

İçerideki ekibiniz veya bir içerik ajansıyla çalışıyorsanız ajansınız, sizden neleri isteyeceğini biliyordur. Brief yazımında da onlardan yardım isteyebilirsiniz. Hatta size bu noktada yardım etmekten onlar da memnuniyet duyacaklardır. Çünkü işleri kolaylaşır.

 İş Birliği Yapın

Brief’inizin hazırlık aşamasında; ortaklarınızı, yöneticilerinizi ve ekibinizi de sürece dahil edin. Böylece elinizde daha keskin bilgilerle hareket edeceksiniz ve sürece gerçekten dahil olması gerekenler de bilgilerini paylaşmış olacaklar.

Hedefleri Tanımlayın

İçeriklerinizi tüketecek kullanıcılarınızdan ne tür beklentileriniz var, ne yapmalarını istiyorsunuz? Nasıl hissetmeliler? Bunu nasıl ölçümleyeceksiniz? Eğer ilk başta başarı tanımınızı netleştirebilirseniz, artık içeriklerin başarısını da ölçebilirsiniz demektir.

Yaratıcı Brief Kontrol Listesini Kullanın

Aşağıdaki soruları kendinize sorun ve tüm ekiple paylaşın. Böylece, elinizde daha etkili ve verimli bir yaratıcı brief olacaktır.

  1. Ne tür bir iş problemine çözüm üretmiş olacaksınız? İleriki ve daha büyük şirket hedeflerini düşündüğünüzde bir paralellik arz ediyor mu?
  2. Bu iletişimdeki amacınız ne? Bu iletişim, ne tür problemleri ortadan kaldıracak?
  3. Kime hitap ediyoruz? Kime sesleniyoruz? Hedef kitle kim? Psikografik, demografik nitelikleri neler?
  4. Hedef kitle şu an nasıl düşünüyor, nasıl hareket ediyor? Markamızı, ürün veya servisimizi hangi şekilde algılıyor?
  5. Hedef kitleden ne tür bir aksiyon bekliyoruz? Müşteri aksiyon aldığında, bunun etkili veya yeterli olduğuna dair nasıl bir ölçüm yapacağız?
  6. Değer önermemiz nedir? En zorlu problemimizle nasıl başa çıkacağız? (Unutmayın, değer önermesi biriciktir yani tektir.)
  7. Bunu en zorlu problemimiz yapan nedir? Bu noktadaki fırsatlar, tehditler neler?
  8. Ne tür bir kişilik ve stille ilerleyeceğiz? İletişimdeki dil, ton, ses özelliklerimiz neler?
  9. İçerikleri hangi formatlarda dağıtacağız? Blog içeriği, bülten? Video içerik? İnfo-grafik?
  10. Takvime almamız gereken anahtar nitelikteki önemli tarihler hangileri?
  11. Başarımızı nasıl tanımlayacağız ve nasıl ölçümleyeceğiz? Beklediğimiz etkileşim oranı ne kadar? Etkileşimleri ölçmek için hangi araçlardan faydalanacağız?Aşağıda ise, aksiyon alırken öngörüp cevaplamanız gereken bazı sorular var:
    1. Herhangi bir kaynak materyale sahip miyiz? (İçerik, tasarım vb.)
    2. Bu içerik, daha büyük bir kampanyanın bir parçası niteliğinde mi? (Eğer böyle bir durum varsa elinizdeki kreatif materyalleri içeriği üretecek ekiple paylaşın. Bununla birlikte; ürün özellikleri, renk, beden, stok oranları gibi bilgileri de sunmalısınız.)
    3. Yasal anlamda önünüzde engel teşkil edebilecek, problem yaratacak bir durum var mı?
    4. Kreatif ekip için faydalı olabilecek başka ne tür bilgilere sahibiz?

     

Sonuç:

Bir kreatif brief oluşturmak için harcayacağınız zamanın ve emeğin karşılığını mutlaka alırsınız. Ekibiniz veya ajansınız bu brief’le birlikte sizinle aynı yöne bakmış ve aynı şeyi görmüş olacaktır. Yaratıcı brief, ekibinizi başarı adına motive edecektir. Yapacakları işin hem şirketiniz hem hedef kitleniz için ne kadar değerli olduğunu daha iyi anlamış olacaklar.

Yemek Fotoğrafçılığında Bilmeniz Gereken 7 Jargon

1 Mart 2018 0 Blog

Her sektörün, sadece kendisine özgü, başkalarının pek de duymadığı terimleri vardır ve bunlara jargon denir. Bu durum yemek fotoğrafçılığı için de geçerli. Arada bir kullandığınızda işinize hakim olduğunuz hissiyatı yaratacak bu jargonları bilmenizde fayda var.

1- Manken

Burada kastedilen manken, yine bir yemek 😊 Her yemek türü, aradan uzun bir süre geçtikten sonra canlılığını koruyamayabilir. Böyle durumlarda; kamera açısı, ışık vb. ayar için bir “manken yemek” kullanarak hiç acele etmeden fotoğraf öncesi gerekli tüm hazırlıklarınızı rahatça yapabilirsiniz. Bu terim, sinemada aktörler için de kullanılıyor. Böylece, her çekimin belirli ön hazırlık aşamalarında ünlü isim veya aktör o an orada olmasa bile tüm hazırlıklar tamamlanabiliyor.

2- Süper Kahraman

Bir yemek için süper kahraman deniliyorsa, orada kastedilen, yemeğin son halidir! Yemek, artık son çekimler için tamamen hazırdır. Mankenlerle tüm ayarları tamamladıktan sonra, süper kahramanınızı sahneye çağırabilir ve ilk deneme çekimlerini gerçekleştirebilirsiniz. Müşterilerinize göndereceğiniz ilk fotoğraflar genelde bu çalışmalardır.

3- Masayı İşaretlemek

“Masayı işaretleme” terimine benzer farklı sözcükler duymuş olabilirsiniz. Ama en yaygın olanı budur ve buradaki işaretle kastedilen şey, yemek tabağının bulunduğu pozisyonun işaretlenmesidir. Böylece, yemeği kaldırıp tekrar aynı konumda bir çekim yapmanızın gerektiği durumlarda işaretleri izleyerek aynı konumu tekrar rahatlıkla yakalayabilirsiniz.

4- Yemeği Parlatmak

Ne tür bir yemek olursa olsun, aradan biraz zaman geçtikçe, yemek üzerinde kuruma veya canlılığını kaybetme gibi durumlarla karşılaşabilirsiniz. Tüm yemek stilistleri ve yemek fotoğrafçıları bunun için çok basit ve çok etkili bir yöntem kullanırlar. Yemeğin üzerine su püskürtürler veya üzerine biraz yağ sürerler. İşte yemeği parlatma teriminden kastedilen de budur! 😊 Amaç, yemeğin tazeliğini kaybetmemesi.

5- Yemek Heykelciliği

Özellikle et ürünü çekimlerinde, bir heykeltıraş gibi çalışmanız gerekebilir. Alüminyum folyolar bu tür durumlarda çok işe yarar. Köfte kenarlarını düzleştirebilir veya çiğ et kategorisine giren et dilimlerini, öncesinden hazırladığınız bir alüminyum kalıbın üzerine dilediğiniz şekilde yerleştirebilirsiniz. Böylece yemekleriniz, siz onlardan nasıl görünmelerini istiyorsanız, tam da o şekilde görünürler.

6- Taçlar ve Topuklar

Bu terimler daha çok, hamburger gibi fast food yemekler için kullanılıyor. Hamburgeri kapatan üstteki ekmek dilimleri için “taçlar” ve tabandaki ekmek dilimleri için de “topuklar” deniliyor. Aslında çekim ortamını düşündüğünüzde bu terimler işin pratiğine ve işlerin hızlı yürümesine de yardımcı oluyor. “Bana birkaç tane üst dilim ekmek gerekiyor.”, demektense “taç” demek daha pratik. Yemek stilistleri; taçları ve topukları, fotoğrafın görünmesi gereken tasarıma uygun bir şekilde seçer ve yerleştirirler.

7- Yemek Mimarlığı

Yemek fotoğrafçılığında kimi zaman, tüm yemekler sizin onlardan istediğiniz şekilde davranmayabilirler. Bu yüzden biraz yemek mimarlığı yapmanız gerekebilir. Bunu hep dışarıdan hayal ederiz fakat yemeklerin içerisine müdahale etmeniz gereken durumlarla da karşılaşacaksınız. Buradaki amaç, yemeğe istediğiniz pozisyonu kazandırmak. Örneğin; birkaç kirazın bir kaşık üzerinde üst üste durmasını istiyorsanız, hepsini bir kürdana geçirebilirsiniz. Geriye düşmemeleri için de, yine çok ince bir ahşap çubuktan yardım alabilirsiniz (arka kısmına dayamanız gerekiyor). Böyle bir çekimde tripod kullanmanız şart!