Our Blog

2018 İçerik Pazarlaması Trendlerine Göz Atın

22 Kasım 2017 0 Blog

2017 ile karşılaştırdığımızda, birçok trendin yerini ve önemini koruduğunu söyleyebiliriz. 2018’de de, içerik pazarlaması, büyümeye devam edecek!

Birçok girişim; kendileri için en doğru içeriğin ve organizasyonları için en uygun içerik pazarlaması stratejisinin peşinden koşmaya devam ediyor. Bu sürecin içerisinde “Native Advertising” de popülerliğini koruyor; hatta birçokları için içerik pazarlamasına giriş kapısı niteliği taşıdığı konuşuluyor. Dikkatleri çeken diğer önemli bir gelişme ise, tabii ki mobil kullanıcıların sayısının günden güne artıyor olması.

İçerik pazarlamasının kendi pratiğinde, geçtiğimiz birkaç ay içerisinde çok önemli, yeni gelişmeler yaşandı. Yazımızda bunlardan da bahsedeceğiz…

 

Orijinal İçeriğin Yükselişi

Orijinal içeriğin değeri, nihayet anlaşılmış gibi görünüyor. Neden mi? Şu an dünyanın en değerli markası olan Apple, orijinal içeriğe 1 milyar dolarlık bir yatırım yapma kararı aldı. Her ne kadar, bu aksiyonda bir Netflix etkisi olduğu söylense de, işin gerçeği şu ki; Apple’ın amacı sadece TV şov dünyasında boy göstermek veya video işine girmek değil. Apple’ın böyle bir yatırım kararı almasının arkasındaki gerçek neden, “ilgili ve tutarlı” kalabilmek! Üretecekleri programlarla daha çok izleyiciye ulaşacaklarına ve dikkat çekeceklerine inanıyorlar (tıpkı her markanın yapmak istediği gibi).

Diğer bir örnek Google’dan. Google’ın, çeşitli medya şirketlerinden ve markalardan orijinal içerik satın aldığı biliniyor. Özellikle de arama algoritmalarında zaman zaman yaşanan içerik açıkları nedeniyle…

Facebook, aynı şekilde orijinal video içerikleri için önemli bir bütçe harcıyor. İçerik satın alımı yapan diğer önemli bir marka ise, belki de orijinal içeriğin en büyük alıcılarından olan, Amazon!

Tüm bu yatırımları nasıl kullanacaklarını, zamanla birebir yaşayacağız. Ancak emin olduğumuz nokta şu ki; tutarlı, ilgili, orijinal ve alışkanlık yaratma niteliği taşıyan içerikler son derece popüler!

Kimi editörler, yeni bir televizyon anlayışının doğduğundan ve şu an altın çağını yaşadığından söz ediyorlar. Hem de her cihaz türü için!

Peki tüm bu gelişmeler markanızı nasıl etkiler? Öncelikle, rakiplerinizin orijinal içeriğe henüz gereken önemi vermediklerini düşünüyorsanız, bu konudaki fikirlerinin yakın dönemde değişeceğinden emin olabilirsiniz! Markalar şu an, güvenilir ve sadakati yüksek müşteriler için farklı farklı “ekranlar” yaratmanın peşindeler!

İkinci bir nokta, bir içerik markası yaratabilen şirketler, içeriklerini kâra dönüştürme konusunda çok çeşitli seçeneklere sahip olacaklar. Kimi zaman direkt müşterilerinden, kimi zamansa dolaylı olarak Apple veya Google gibi dünyanın en büyük markaları üzerinden…

Kazanç Savaşı

Birileri içeriği üretecek, diğerleri ise satın alacak. Yıllardır içerik pazarlamasının önemine bu yüzden vurgu yaptık. Ürettikleri içeriklerle, bir içerik markası yaratmayı başarmış olanlar şu an geri dönüşleri almakla kalmıyor, sektörde öncü olmayı da başarıyorlar.

Örneğin; Arrow Elektronik’in (Elektronik sektörünün Amazon’u olarak tanınır) UBM ve Hearst’tan 51 farklı medya varlığı satın aldığını biliyor muydunuz? (Evet, rakam doğru, tam elli bir tane). Şu an B2B elektronik endüstrisi için en büyük medyayı yaratan isim oldular. Elektronik mühendislerinin %76’sına hitap edebiliyorlar.

Bir Kâr Merkezi Olarak “Marketing”

Geçtiğimiz yıl, Mondelez ve Pepsi, şirket içi içerik stüdyolarına yatırım yaptıklarını açıklamışlardı. Her iki markanın pazarlama liderlerinden gelen yorumlara bakıldığında, birer pazarlama kolu olarak gördükleri bu yatırımlar kâra dönüşmeye başladı bile. O kadar ki, bu içerik yatırımları için “kâr yatırımı” terimi bile kullanılıyor.

Tüm bu gelişmeleri bir bütün olarak ele aldığımızda, içerik pazarlamasının yükselişi, hatta yatırımlardaki rekabet yükselişi açıkça ortada.

Dünyanın her yerinde, içerik pazarlamasına bakış açısı değişiyor ve artık daha fazla bütçe ayrılıyor. İçerik pazarlamasını, pazarlamadan ayrı düşünemeyeceğimiz bir döneme girmiş bulunuyoruz.

İçerik pazarlamacılarının gerçek gazetecilere ihtiyacı var

1 Ağustos 2016 0 Blog

Günümüzün içerikle pazarlama uzmanlarının gözden kaçırdığı en önemli yetenek nedir? Kodlama, yazılım yeteneği? “Arama Motoru Optimizasyonu” uzmanlığı?

CEO’nuzu size daha fazla bütçe ayırması için ikna edebilme yeteneği? Curata’nın “2016 İçerikle Pazarlama İstihdamı ve Taktikler Barometresi’ ne göre 1.000 + pazarlama uzmanının %41,2’sinin verdiği cevap: İçerik üretme yeteneği!

İçerikle pazarlamada içerik üretim yeteneği diğerlerine göre çok önde geliyor. Rakamlar da bunu destekliyor. Rakamları hemen paylaşalım: İçerikle pazarlama yapabileceği takipçilere sahip olmak %21,1; promosyon becerileri %8,8; data odaklı olmak, yine %8,8; konu üzerine uzmanlık sahibi olmak %7,9; dijital pazarlama uzmanlığına sahip olmak %7,0; veya teknoloji uzmanı olmak %5,3).
Gözlemlenen şirketlerin %75’i bu yıl içerikle pazarlama yatırımlarını arttırdılar.

Ayrıca %43’ü içerikle pazarlama istihdamlarını yükselttiler. Şu oldukça açık ve net ki daha üretken olan, daha zengin içerikler üreten içerik yaratıcılarına güçlü bir talep var. Bu yetenek açığını doldurmak konusunda gazetecilerin önde geldiği de sıkça belirtiliyor. Bu makale, ihtiyaç duyulan o süperstar gazetecinin anahtar yeteneklerini tanımlıyor ve neden onu seçmeniz gerektiğine de açıklık getiriyor.

İçerikle pazarlama iyi gidiyor olabilir peki ya daha fazlası için?

Gazetecilere olan ihtiyaç günden güne artıyor; çünkü içerikle pazarlama oldukça etkili sonuçlar veriyor. Yapılan bir ankete göre içerikle pazarlama uzmanlarının %74’ü gösterdi ki, izleyici ve takipçilerin hem kalitesini hem de sayılarını artırmak konusunda başarılı olmuşlar. Bu noktada, içerikle pazarlamaya da teşekkür etmek gerekiyor. Takipçi ve izleyici kazanmak, kârı arttırmak amacıyla ünlü isimlerin sık sık kullanıldığını görüyor olsak da, aslında bunun ötesinde dikkat etmemiz gereken birçok farklı nokta var.

Curata’nın 2016 Barometresi şu sonuçları gösteriyor:

Pazarlama uzmanlarının sadece %21’i; içerikleri tekrar kullanım ve yeniden hedefleme ile optimize etmek konusunda özellikli bir sürece sahipler. Satın alma döngüsündeki; spesifik bir alana özel, dikey, coğrafi veya müşterinin hesabına özel içerik üretenlerin sayısı yarıdan az. Pazarlamacıların %37’si içerik denetimlerini tam anlamıyla yapmıyorlar. Yapılan ankete göre, kurumunun çizgisine uyarak ilerleyen pazarlamacıların sayısı yarıdan az. %35’i dışarıdan içerik outsource etmiyor.

Ankete katılan kurumlar içerisinde sadece %40’ı kısmi ya da tam bir şekilde pazarlama ve satış gücü otomasyon sistemlerini entegre etmişler. Satış öngörüleri planlarının herhangi bir noktasında (satış hunisinin tepe, orta ya da tabanında) içeriklerin etkisinin ölçümü konusunda kendini başarılı görenler sadece %38 ve şimdiye dek, içerikle pazarlama; satış hunisinin en tepesinde en büyük etkiyi gösteriyorken, içerikle pazarlamada lider rolünü üstlenenler, artık satış hunisinin orta ve tabanında da önemli oranda etki gördüklerini ifade ediyorlar!

İşte efsane takımınız için gerekli yetenekler

Curata 2016 Barometresi’ne göre, kurumların içerikle pazarlamada en çok zorlandıkları ilk altı maddeden üçü; içeriği oluştururken ve yönetirken gösterilen yaratıcılık ve üretkenlikle ilgili:

  1. Kısıtlı Bütçe (çalışan giderleri dâhil)
  2. Düzenli bir şekilde yeterli içeriğin yaratılamaması
  3. Harika içeriklerin ortaya çıkabilmesi için en iyi kaynakların keşfedilememesi
  4. İçeriğin etkisini ölçememek
  5. Organizasyonel kültür problemleri
  6. İçeriğin öne çıkartılamaması

Neyse ki, kurumların %75’i içerikle pazarlamaya olan yatırımlarını arttırmaktalar ve işe alımlardaki %43’lük artış da bir itiş gücü yaratacağa benziyor. Genellikle sadece birkaç kişiden oluşan içerikle pazarlama ekipleri, bu yeni işe alımlarla birlikte niteliksel değişimler de yaşayacak.

Daha önce de belirtildiği gibi, günümüzün içerikle pazarlama takımlarında en çok ihtiyaç duyulan yetenek “içerik üretim” yeteneği. Daha spesifik bir söylemle; ki yine Curata’nın 2016 Barometresi gösteriyor ki; şirketler yazar, editör ve reklam yazarı yeteneklerine sahip “çeşitli içerik kanallarında her biri için kaliteli reklam yazarlığı yapabilecek” kişilerin peşindeler! İstedikleri şey, yaratıcılık! Hem yaratıcı hem de okur ile bağ kurabilen bir anlayış bekliyorlar. Bununla da kalmıyor, bu kişilerde araştırmacılık becerileri de aranıyor. Bu yeteneklerden derin ve detaylı içerikler üretebilmeleri bekleniyor ki bu noktada araştırmacı gazetecilik öne çıkıyor.

Sadece resimaltı yazabilmek yetmiyor

Curata’nın defalarca yapmış olduğu anketlerde içerikle pazarlamacılar hep benzer duyarlılıkları ifade ediyorlar. “Yeterli içerik yok!” Pazarlama alt yapısından gelen metin yazarlarının çoğu, sadece ürün özelliklerini verip, bir hikâye yaratmanın önemini gözden kaçırabiliyorlar. Yüksek kalitede, yeterli düzeyde içeriği yaratmak konusunda zorluk yaşıyorlar. Röportaj ya da başka yollarla içeriden ve dışarıdan destek aldıklarında (Örneğin bir sosyal medya uzmanından) sınırlı zaman problemiyle karşılaşıyorlar. İçerik de gelişigüzel bir redaksiyondan geçirilerek sunuluyor. Hâlbuki tutarlı ve belli bir dizide içerik oluşturmak sürekli devam etmesi gereken bir uğraştır!

Yazar ve editör arayan iş ilanlarındaki artışın nedeni de bu. İçerikle pazarlamacılar şu hizmetleri bekliyorlar:
İç medya ( web-sitesi ve blog) ve dışarıdan destek alınan medya için yüksek kalitede orijinal içerik yazabilmek
Daha ilgili ve daha zengin içerik için kurumun iş ağındaki KOBİ’lerle röportaj yapabilecek yetkinlikte olmak
Kendisine dış kaynaklardan sağlanan içeriğe artı bir değer katmak için ısrarcı ve mücadeleci olmak
İçeriği çok hızlı bir şekilde editlemek.

Gerçek bir gazetecinin içerik editöründen farkı

Bir gazeteci, kitleye hitap eden bir haberi kaleme alır ve editörlüğünü yapar. Gazeteciler haberlerle ilgili önce bilgi toplar, yazar ve dağıtımını yaparlar. Kontekste göre gazetecilik terimi; editörler, yazarlar ve köşe yazarları gibi çeşitlilik içerir.
İyi bir gazeteci, araştırmacıdır ve çok iyi bir röportördür. Farklı çeşitlerdeki her mecra için bir hikâye kaleme alabilir. Akıcı bir diksiyona sahiptir, güçlü bir akıl süzgeci becerisine sahip olup, olumlu anlamda şüphecidir. İkna edici argümanlar üretir, işte tam da bu özelliği ile içerik pazarlamacıların hayran olduğu kişidir!

Marka veya dijital ajanlara iyi bir gazetecinin katkısı, büyük derecede etkililik sağlar. Aradığınız yüksek kalitedeki gazetecinin özellikleri şunlardır:

Kararlıdırlar

İyi bir gazeteci asla pes etmez. Bu da şu demek oluyor: Bir hikâyeye ondan bir sonuç çıkarana dek sıkıca sarılırlar! Hatta kurumun iletmiş olduğu hedef kitleyi kapsayan, hedef kitlenin ilgisini çekebilecek bir hikâye elde edene dek mücadele ederler! İyi bir gazeteci, internetten aldığı veriyi kopyala yapıştır yaparak standartların altında kalacak ya da orijinal olmayan içerikler sunacak biri değildir! Bu nokta, içerik pazarlamada çok önemlidir, sizler de fark etmişsinizdir ki içeriklerin çoğu birbirine benziyor, içgörüden uzaklar ve farklı kişiler tarafından yazılmış olmalarına rağmen özgün değiller!

Meraklıdırlar

İyi gazeteciler, etrafında dönen dünya hakkında bilgi sahibi olmak isterler ve meraklıdırlar. Haber için açlık çekerler. Hikâye yakalamak için tutku doludurlar. Bunları yaparken mecra ya da platform ayrımı gözetmezler, bu özellikler onların içinde vardır. Böylece eşsiz hikâyeleri avlayabilirler! Daha ötesinde, o haberde farklı açılar yakalayabilirler. Bu özellikler, bir organizasyonun iş ağında bulunan çevrelerden kayda değer bilgiler toplamak için çok önemlidir.

Korkusuzdurlar

Gerçek gazeteciler, bir konu hakkındaki bilgi eksikliği ile ya da herhangi birinin yaşamdaki statüsü ile korkutulup sindirilemezler! Eğer bir konu hakkındaki bilgi yeterlilikleri eksikse, onu araştırırlar! Konu hakkında bilgi sahibi olan kişilere kolayca ulaşabilirler. Uzmanlarla röportaj yapmak da ayrı bir uzmanlık gerektirir ki bu özelliğe de sahiptirler. Hayatın her alanından kişiyle rahatlıkla iletişim kurabilirler. Organizasyonunuzda uzman bir röportör ihtiyacınız için de, KOBİ’lerin ya da ilgili iş ağınızın aklındakileri bilmek, onları uyandırmak konusunda da gayet doğru tercihtirler. Ürün pazarlamadan, ürün yönetimine, mühendisliğe kadar tüm konular buna dahildir.

Empati kurarlar

Harikalar yaratan gazeteciler, ünlü sözdeki gibi, başkalarının ayakkabıları içinde dolaşabilenlerdir. İletişim kurdukları okuyucuların ne istediklerini bilirler. Bu, hayata başkalarının perspektifinden bakabilme özelliği gazetecilere; pazarı doğru okuma, pazarda ses getirecek güçlü hikâyelerle buluşma olanağını tanır. Bu, onların doğasında vardır.

Başlık ustasıdırlar

Bir gazeteciyseniz, bir hikâye kaleme almışsınız ve ses getirmemişse, kaybettiniz demektir. Bir hikâyeyi insanlara okutmak istiyorsanız, dikkat çekici bir başlık önemlidir! İnsanları üzerine tıklamalarına ikna edecek derecede etkili bir başlık yazabilmek, içerikle pazarlamacılar kadar gazeteciler için de değerlidir. Hem SEO hem de takipçi kazanma becerileri ister.

Editörlükte orkestra şefidirler

Harikalar yaratan bir gazeteci, iyi bir yazar olduğu kadar, çok iyi bir editördür de. Başkası tarafından yazılmış bir metni ele alıp, üzerinde tekrar çalışmak (yazarın ne anlatmak istediğine vurgu yapmak açısından en iyi yoldur) veya web-sitenizdeki bir konuk yazarın metninin kalitesinden emin olunması için hayatidir. Bu, içeriği tekrar kullanmak, diğer yayın mecraları için içeriği yeniden hedeflemek için de gereklidir. Ankete katılan içerik pazarlama uzmanlarından yalnızca %21’i, bu işi sistematik bir şekilde yaptıklarını itiraf etmişler.

İçeriğinizi başka mecralar, web-siteleri için hazırlamak (Örneğin: ortaklık kurduğunuz bir yardımcı medya) içerikle pazarlamada başarıyı yakalamak için anahtar bir unsurdur. Kaliteli içeriğe sahip diğer web-siteleri sizin sayfanızın linkini paylaştığında SEO sıralamanızda yüksek bir kazanım elde edersiniz. Daha önce paylaşılmış bir içeriğin yeniden kaleme alınarak, yeniden hedeflenmesi ise yatırımınızdan geri dönüm kazanmak açısından bir artıdır.

Curata, başlığın önemini şu örnekle ispatlıyor: “CEO’muz Pacan Deshpande’nin e-kitabından (The Ultimate Guide to Content Curation) özel bir bölüm alıp; baştanbaşa tekrar yazıp editörlükten geçirerek içeriği 5 Things to Consider for Content Curation olarak Hootsuite bloğunda yayınladık. Bu blogdan aldığımız back-linkle, Google aramalarında organik listeleme sonuçlarında başarı sağladık. Makalemiz, 4 aylık bir yayın süreciyle birlikte 1200’ün üzerinde paylaşıldı ve Curata’nın satış ekibine 32 yeni müşteri kazandırdı.”

Hikâyelerini her mecraya özel kurgulayabilirler

Bir gazetecinin başlıca rolü, hikâye anlatma sanatıdır. Bu yüzden bir makalenin; tonunun nasıl ayarlanması gerektiğini, bilginin net bir şekilde nasıl sunulacağını, bilmek zorundadırlar. Okuyucuların makaleleri okumaları, üzerine düşünmeleri, hissetmeleri hatta aksiyon almaları için, bu işin zanaatkarlığı nedir, bilirler. Bu amaçla da; video, text, grafik, fotoğraf ve ses kaydı gibi içerikler kullanırlar. Tüm bu özellikler; bir içerikle pazarlama uzmanının okuru ile pozitif bir bağ kurarak, bu ilişkinin satışla sonlanması için gereklidir.
Birçok gazeteci işe başladıklarında, “pazarlama” işini kendi başlarına öğrenemezler. Bu yüzden hızlanmaları için desteğe ihtiyaç duyarlar. Akıllı bir gazeteci bu işin detaylarını hemen kavrar. Pazarlama üzerine uzman olmamaları, birçok pazarlamacının içerik pazarlama işine girdiklerinde sıkça yaptıkları hatalara düşmelerini önler. Yani, bir avantajdır! Pazarlama tabanından gelen içerikle pazarlamacıların çoğu ne yazık ki ego merkezli içerikler üretip ürüne odaklanarak, daha ikna edici olan hikâye anlatma sanatından uzak kalırlar.

Bilgiyi sentezlerler

İyi gazeteciler, bilgiyi sünger gibi emerler. Yoğun bilgiyi araştırır ve süzgeçten geçirirler. Gerçekten değerli olan bilgiyi damıtarak, birkaç cümleyle sunabilirler. Gazeteciler araştırma yaparlarken binlerce sözcüğü okurlar ve röportaj yaparken de binlerce fazlasını yazabilirler. Böylece, yalnızca birkaç bin sözcükten etkili bir hikâye ortaya çıkartabilirler. Tüm bunlar; blog yazarlığı, PowerPoint sunumlarının hazırlanması, makale kaleme almak ve e-kitap yazarlığı gibi üretimler için vazgeçilmez becerilerdir!

Basit anlatma ustalarıdır

Einstein’ın ünlü bir sözünde de söylediği gibi: “Eğer basitçe anlatamıyorsan, onu anlamamışsın demektir.” Harika bir yazının özellikleri; sözcükleri ekonomik şekilde kullanmak, uzun ve kısa cümleleri bir arada doğru bir şekilde birleştirerek bir ritim, akış ve dinamizm yaratmakla ilgilidir. Gazeteciler, yüksek orandaki bilgiyi etkili bir şekilde kısaltmak ve birkaç sözcükle paketlemek konusunda adeta birer şairdirler!
Bu gazetecileri nasıl bulacaksınız?
Elbette iyi gazeteciler iyi gazetelerde çalışır. Ancak günümüz şartlarında çalışabilecek gazetelerden çok daha fazla gazeteci var ve bir çoğu istediği imkanlarda iş bulamıyor. İçerik pazarlama bu anlamda gazetecilerin içerik direktörü olarak rahatlıkla bir gıda markasında da çalışabilmesine olanak tanıyor. İlanlarınızda aradığınız özellikler olarak şunlara yer verebilirsiniz:

İçerik Pazarlama Direktörü için

İçerikle pazarlamaya tutku hisseden yaratıcı bir pazarlamacı arıyoruz. Eğer, girişimci bir iş ortamından keyif alıyorsan ve inovatif, dinamik bir ekiple çalışmak istiyorsan o zaman aradığımız sensin. Bir İçerikle Pazarlama Direktörü olarak öncelikli hedefin ve odaklandığın nokta editoryal takvimimizi yönetmek ve geliştirmek olacak. İzleyicilerimiz, takipçilerimiz için içerik üretmek ve yönetmek adına hem içerideki ekiple hem de diğer iş ortaklarımızla birlikte çalışacaksın. İçerik çalışmalarının şirketimizin bütünlüğü adına yarattığı etkiyi raporlaman istenecek.

Sorumluluklar

Editoryal takvimin yönetimi ve geliştirilmesinden sorumludur. Buna; blog yazıları, e-kitaplar, PowerPoint sunumları, müşteri memnuniyeti hikâyeleri ve tüm web içeriği dahildir.
Farklı medya kanalları dahilinde içeriğin kalitesi, üretimi ve dağıtımından sorumlu olmak
İçerik stratejisi ve yol haritası geliştirmek
Her çeyrek için ve yıllık olarak içerik pazarlama faaliyetleriyle ilgili hedefleri ve ölçümleri tanımlayıp sunmak
Satış sürecinin gelişimine odaklı bir şekilde içerik pazarlama faaliyetlerinin yaratıcı ve biricik niteliklerini devam ettirerek hedef kitle ile bağ kurmak
Her bir içerikten maksimum fayda sağlamak için mevcut içerikleri yeniden hedeflemek
İçerik pazarlama performansını analiz etmek, içgörüler çıkarmak ve sonuçları net bir şekilde sunmak

Gerekli Nitelikler

Web için yüksek ses getiren yaratıcı içerik üretiminde 3-10 yıllık tecrübe (İçerik örnekleri: E-kitaplar, blog yazıları, SlideShare içerikleri, fotoğraflar, infografikler)
Aday; yaratıcılık, mükemmel seviyede yazarlık ve editörlük niteliklerine sahip olmalıdır. Bununla birlikte, süreç odaklı yaklaşımla, veri üzerinden ilerleyen içerik pazarlama pratiklerine hâkim olmalıdır.

Birden çok aktiviteyi organize edebilme ve yönetebilme becerisi gerekmektedir. Hızlı işleyen pazarlama dinamiklerine sahip bir çalışma ortamında, önceliklerin doğru bir zamanlama ile yönetilmesi gerekmektedir.
SEO konusunda detaylı bilgi sahibi olunmalıdır, özellikle de içerik pazarlama sonuçlarına etki eden bir odaklanma ile optimizasyon gereklidir.
İletişim, Reklam, Gazetecilik, Pazarlama ve benzer alanlarda Lisans Derecesi

Gazeteciye mülakatta sorulması gerekenler

Aşağıda, adaya sorulması gereken sorulardan en önemlilerini bulacaksınız:

“Yazı yazmaktan bu kadar hoşlanmanın nedeni nedir?”

Bunu sormak neden önemli: İçerikle pazarlama, yazı yazmaktan çok daha fazlasıdır ancak yazı yeteneği bir içerikle pazarlama rock starı olmak için olmazsa olmaz becerilerdendir. Yaptığınız işe âşık olmanız gerekiyor.
Nelere dikkat etmeli: Yazı için tutku sahibi olduğuna dair işaretler arayın. Tutkularını nelerin harekete geçirdiğini anlamaya çalışın, bu tutkuyu gerçekleştirmek için ne tür yolları tercih ediyorlar? İçerik yaratırken, üretirken ne tür kişisel kazanç hissediyorlar?

“Son zamanlarda hazırlamış olduğunuz bir içeriğin; stil, dil ve ton özelliklerine nasıl karar verdiniz? Örnek paylaşır mısınız?”

Bunu sormak neden önemli: Aradığınız uzmanlar, çalışmalarında mutlaka belirli bir dil kullanacak ve görüşlerini de yansıtacaklar. Bununla birlikte, kendi stillerini korurken bunu şirketinizin ve takipçilerinizin ihtiyaçlarının bir fonksiyonu olarak kullanacaklar. Bu stili; içerik formatına ve hitap ettikleri okura göre de adapte etmeliler.

Nelere dikkat etmeli: Stillerini nasıl oluşturdukları üzerine spesifik örnekler istenmeli. Bununla birlikte stili oluştururken verdikleri kararları neye göre aldıkları da önemli.

“Daha önce hazırlamış olduğunuz; okuyucuyu eğlendiren ya da onu bilgilendirici bir içerik örneği paylaşır mısınız?”
Bunu sormak neden önemli: İçerikle pazarlama ancak okurlarınıza doğru zamanda, tam da ihtiyacı olan bilgiyi verdiğinizde işe yarar. Ancak bu tek başına yeterli değildir. Rakipleriniz arasından sıyrılmanız için içeriğinizin aynı zamanda bir duyguyla bağlantı kurması şart.

Nelere dikkat etmeli: Daha önce yapmış oldukları, bir hikâyeyi barındıran örnek içerikler isteyin. Bu içerikler, ürün tanıtımından ziyade, esprisi olan ya da okuyucuyu eğiten türden olmalı. Eğer aday size oldukça özgün formatlarda infografik, podcast veya interaktif içerikler sunmuşsa, bunlar oldukça büyük artılardan. Daha önce nerelerde görsel içerikler kullandıklarını, bu görsel içeriklerin neden başarılı olduğunu ya da olmadığını sorun.

“Daha önce, hakkında geri besleme almış olduğunuz bir içerik için durum değerlendirmesi yapabilir misiniz?”
Bunu sormak neden önemli: Bir içerikle pazarlama uzmanı nelerin işe yaradığı ve yaramadığı hakkında kesinlikle bir fikir sahibi olmalıdır. Bunun yanında işle ilgili yaptıkları kritikleri de dikkate almalı ve gerekli olan değişikliklere de izin verilmeli.
Nelere dikkat etmeli: Ne tür bir geri besleme aldıklarını anlamaya çalışın, bu geri dönüm onlara kendilerini nasıl hissettirmiş ve daha da önemlisi, bu geri besleme üzerine nasıl bir aksiyon almışlar?

Video İçerik Üretirken Bilmeniz Gerekenler

5 Mayıs 2016 0 Blog

Video, güçlü bir “storytelling” aracıdır! Markanızın promosyon niteliği taşıyan kampanyalarında, etki uyandıran fikirlerin paylaşımında, deneyimsel içerik eforlarınızda yalnızca öncelikli bir tecrübe alanı olarak kalmaz.

Bunun ötesinde video; ses, hareket ve görselin duygusal olarak kendini bütünlediği bir kombinasyondur. Bir görsel ürün olarak, markanızla takipçileri arasında daha derin, daha memnun edici ilişkiler kurmanızda size büyük katkı sağlar.
Video Değerlidir!

Videolar, içerik pazarlama profesyonelleri için en çok tercih edilen araçtır. Taktikseldir. Çünkü çok yönlü bir içeriktir ve doğru bir ifadeyle, bir kaldıraç gücü gibi işlev görür. Bu çok yönlülüğü ve niteliklerini açmak gerekirse, video içerik: İster uzun, ister kısa formatta hazırlanmış olsun, daima etkilidir! 6 saniyelik bir Vine videosu da öyle, uzun bir belgesel film de. Bir parça ifadeden başlayarak devam eden süreçte, seri bir konuşma yaratarak zamanla kendisini büyütür. İster ana mesajı veren bir kaynak gibi, ya da istenirse reklam öncesi bir atıştırmalık gibi de kullanılabilir. Herhangi bir içerik platformunda, bir görsel olarak sürekli gelişim gösterir! Örneğin; web-siteniz, blog adresiniz, YouTube gibi üçüncü parti kanallar, e-mailiniz, SlideShare iç sunum platformlarınız ve webinarlar… gibi. Hem masa üstü hem mobil ortamda tüketilmeye tamamen uygundur.

Diğer ilgili içerik çalışmalarınıza uygun olarak; revize edilebilir, yeniden hedeflenebilir ve tekrar paylaşılabilir.
Dilediğiniz süre boyunca arşivleyebilirsiniz. Ya da isterseniz, Meerkat ve Periscope gibi canlı yayın mesaj platformları kullanarak anlık da üretebilirsiniz.

Facebook, Twitter, Instagram ve Snapchat dâhil, sosyal ağlarda canlı olarak paylaşabilirsiniz.
Tabii ki video, hikâyenizi anlatırken her zaman tek tercihiniz olmayacaktır. Bu noktada doğru karar verebilmek için kendinize şu soruyu sorun: “Eğer görselin ve sesin faydalarını kullanmazsam, hikâyenin anlatımı eksik kalır mı?” Cevabınız evetse, mutlaka video formatını tercih edin!

Bir pazarlama uzmanı görüşüyle belirtmek gerekirse video, format olarak çok geniş bir yelpazede yaratıcılık ve strateji olanağı sunar. Görselin kullanımıyla birlikte stratejik pazarlama hedeflerinize kolayca ulaşırsınız. İzleyicilerinize eşsiz, eğlenceli bir deneyim yaşatabilirsiniz. Böylelikle pozitif, sürekli hatırlayacakları bu deneyimle, hedef kitlenizin markanızla ve markanızın ne için var olduğuyla ilgili bağ kurmasını sağlarsınız. Video, text formatın tek başına başaramayacağı bir şekilde, duygusal ton oluşturmanıza yardımcı olur. Özellikle, izleyicilerinizi eğitmek istiyorsanız; kredinizi artıran, sizi hayati bilginin güvenilir kaynağı yapan mükemmel bir platformdur.

Video içerik, markayı geliştirmenin ötesinde, takipçilerinizin amaçlarına ulaşmalarına da yardımcı olur. Konu anlatımları, ürün demoları, süreç rehberleri ve diğer pratik kaynakların anlatılmasında oldukça idealdir. Böylece, müşteriye vaat edilen değer, sonraki süreçlerde kendini devam ettirir ve marka vaadini canlı tutar!

Video yatırımından en iyi sonucu elde etmeniz için 9 ipucu:

1. Sadece ürüne değil, sürece de yatırım yapın: Video stratejiniz kendince bağımsız değildir, onu içerik pazarlama stratejinizin bir parçası olarak görün. Özellikle de ölçümleme konusunda! Böylece harcadığınız bütçeyi daha akıllıca kullanabilirsiniz.
2. Asıl amacınızı daima aklınızda tutun: Farkındalık yaratmak ya da başka bir amaç olsun, ürettiğiniz video mutlaka bir amaç içermelidir ve bu amacın içini doldurmalıdır. Video başarısı genellikle izlenme sayısı ile ölçülür ve videonun izlenmesinden sonra tüketicinin aksiyon alıp almadığı göz ardı edilir. Bu hataya düşmemek için tasarımınıza, izleyiciyi sonraki adımına yönlendiren bir “call to action” mutlaka ekleyin.
3. İzleyicinin ilgisini çeken bir senaryonuz olsun: Video içeriğin; ağır jargonlarla, karmaşık fikirlerle izleyiciyi sıkmaması gerekir. Bir kerede çok fazla hedefe odaklanmayın. Bu hataya düşmemek için; anlaşılır, izleyiciyi zorlamayan bir senaryonuz olmalıdır.
4. Yayınlamakla paylaşmak arasındaki farkı bilin: Video içeriğinizi herkesle paylaşmadan önce bir ana platform belirleyin. Bunun için iki yol var. Birincisi; Vimeo, Brightcove ya da Wistia gibi video platformları kullanarak kendi web-sitenizde yayına çıkmak. Diğeri de YouTube gibi popüler bir video dağıtım platformu kullanmak. Bu kanallar ücretsiz olmakla birlikte, sundukları araçların kullanımı kendi sunucunuzdakinden çoğu kez daha kolaydır.
5. Sosyal kanallarda doğru sahnede konumlanın: Videonuzu her yerde mi yoksa belirli sosyal kanallarda mı yayınlamalısınız? Bu sorunun cevabı, birçok dağıtım kanalında da aynı olduğu gibi, müşterinizin kişilik özelliklerinde yatıyor. Yani, hedef kitlenizi, internette ne zaman nerede vakit geçirdiklerini, hangi görevler için hangi kanalları seçtiklerini iyi bilmelisiniz.
6. Transkript ekleyin: Arama motorları, video içeriğini indekslemede, text içerikte olduğu kadar adapte değil. Videonuz içerisinde transkript olması, SEO açısından endişelerinizi ortadan kaldıracaktır.
7. Tag eklemeyi unutmayın: Video içeriğinize; ilgili tag’ler, başlıklar ve açıklamalar mutlaka ekleyin. Böylece hedef kitlenize içeriğinize kolaylıkla ulaşabilmesi için anahtar kelimeler bırakmış olacaksınız.
8. Videonuzu takipçilerinize, fanlarınıza ayrıca duyurun: Hazırladığınız video içerikten alınmış bir ekran görüntüsünü, e-mail aracılığıyla takipçilerinize ve fanlarınıza iletebilirsiniz. Hatta geri besleme talep edebileceğiniz bir tartışma ortamı bile yaratabilirsiniz.
9. Dikkat aralığını önemseyin: “Engagement data”, yani bağlılık verileri hedef kitlenizin tercihleri ve davranışları hakkında önemli iç görüler sağlayabilir. Bu verileri kullanarak video stratejinizi mükemmelleştirebilirsiniz. Örneğin, eğer izleyicilerin çoğu 10’uncu saniyeden sonra dikkat dağınıklığı eğilimi gösteriyorsa, videonuzun giriş bölümünü kısaltmak gibi bir iyileştirme yapabilirsiniz.
Özet olarak, video içeriğini başarılı bir içerik pazarlama stratejisinin yüksek performans gösteren önemli bir öğesi olarak konumlandırmak, yoğun çaba gerektiriyor. Fakat doğru bir planlama, biraz yaratıcılık ve biraz da akıllıca kararla, video içeriğin güçlü potansiyelinden her işletme yararlanabilir. Böylece müşterileriyle bağ kuran hikâyeler paylaşabilir ve onlara aksiyon almaları adına ilham verebilirler!

2016’da öne çıkan 5 içerik pazarlama trendi

28 Aralık 2015 0 Blog

Zaman hızlı akıyor! 2015’in trendlerini konuştuğumuz zamanlar sanki dün gibiydi ve şimdi yeni yıla sadece birkaç gün var. Geçmişi olmayan bir gelecekten söz edilemeyeceği için 2015 yılı adına daha önceden yaptığımız tahminlere tekrar değinip 2016 yılı için neler değişmiş bir bakalım.

Native reklam tam gaz

2015 yılı başında native reklamın büyük oranda büyüyeceği tahmininde bulunmuştuk. Tam da söylediğimiz gibi oldu! İnsanlar, kendilerine sadece promosyon mesajları gönderen ve onları bir şekilde eğlendirmek için çaba göstermeyen kurumlara karşı artık daha az duyarlılar. Artık reklam mesajları değil, gerçek mesajlar ileten gerçek kurumlar ve gerçek insanlar görmek istiyoruz. İşte bu tam da 2016 yılında büyümesini devam ettirdiğini izleyecek olduğumuz en önemli içerik pazarlama trendlerinden biri! Bu nedenle, eğer bu devrimin bir parçası olmak istiyorsanız, acele edin ve geleneksel reklamcılık hakkında tüm bildiklerinizi unutun!

Sadece görsellik değil, sanal gerçeklik!

Görsel – işitsel içeriğin popülerliği 2015’in trendleri arasında çoktan yerini almıştı. Ama sanal gerçekliğin her geçen gün hayatımıza biraz daha girmesiyle birlikte görsel-işitsel içerik de büyümesini devam ettirecek. Sadece birkaç yıl öncesine kadar bugünkü mobil uygulamaların bizi sanki bir lunaparkta hız trenindeymişiz gibi hissettireceğini; ya da YouTube vidolarını 3600 döndürebileceğimizi düşünemezdik bile. Teknolojideki bu yeni trendler, içerik pazarlamayı da aynı derecede etkiliyor ve görsel içerik her geçen gün daha da bir önem kazanıyor. Heyecan verici bir tatil hakkında, mekânın atmosferini size sanal gerçeklikle yaşatan bir uygulama varken, sadece metinden oluşan bir tanıtımla kim yetinir ki!

Nitelik > Nicelik

Yine geride bıraktığımız yıl, niteliğin öneminin sürekli artacağına vurgu yapmıştık, bu eğilim önümüzdeki yıl için de geçerli ve bu önem artarak devam edecek. Örneğin; SEO’ya odaklanırken bir taraftan da içeriğinizin; değerli, zengin, yerinde ve tutarlı olmasına her zamankinden daha fazla önem vermeniz gerekiyor, çünkü bu sıralama faktörü geçtiğimiz yıl boyunca oldukça önem kazandı. İnsanlar bilgi alabilmek amacıyla erişebilecekleri birçok çeşitte kaynak kazandılar, bu nedenle rakiplerinizden farklılaşmanız gerekiyor. Kendinizi diğerlerinden farklılaştırmanın en iyi yolu da; daha ilgi çekici, daha yerinde ve tutarlı ve daha zengin içerik vaat etmek ve ucuz içerik sepetlerinden uzak durmak.

Mobil uyumluluk

Google’ın mobil kullanılabilirlik güncelleştirmeleri birçok şeyi değiştirdi ve artık mobil kullanılabilirlik de sıralama faktörlerinden birisi haline geldi. İnsanlar; mobil telefonlar, tabletler ve diğer taşınabilir sistemler üzerinden erişilebilirliğin ne kadar değerli olduğunu anladılar. Bu büyük mobil devrime bir yanıt olarak, 2016 yılı boyunca da mobil uyumluluğun değeri artmaya devam edecek!

Sosyal medya gelişimini sürdürüyor

Günümüz toplumunda, orijinal haber platformlarıyla karşılaştırıldığında, sosyal medya daha büyük bir haber kaynağı oldu. Sosyal medya üzerinden her okuduğunuza inanmamanız gerekiyor olsa da, inkâr edilemez olduğu da bir gerçek. Büyük bir gelişme olduğunda ilk bakacağınız yer sosyal medya olacaktır. Bu da, sosyal medya üzerinde görünür olmanızın neden gerekli olduğunu ve 2016 yılı için de bu görünürlüğün neden devam etmesi gerektiğini yeterince açıklıyor. Bu önem artarak devam edecek. Onu yok saymayın ve sizi online olarak görünür kılan sosyal medyanın, markanızı tüm dünyaya yaymak için mükemmel bir platform olabileceğinden emin olun!

Peki 2016 yılı için sizin beklemekte olduğunuz başka bir trend var mı? Ya da listemiz hakkında düşünceleriniz varsa lütfen bizimle paylaşın!

Content Brand mi, Branded Content mi?

27 Ekim 2015 0 Blog

Sektör dışındakilere içerik pazarlamanın ne olduğunu anlatmakta zorlandığım zamanlar genellikle hep  şu örneği veriyorum. Bir kokteylde olduğumuzu hayal edelim.

Birden yanınızda belirdim ve yüz ifadenizden aslında hiç sohbet havasında olmadığınızı anlamama rağmen bir anda kendimden söz etmeye başladım ama öyle böyle değil, devamlı kendimi övüyorum. Çok zeki olduğumdan giriyorum, çok zengin ve asil olduğumdan çıkıyorum. Ne yaparsınız diye sormama gerek yok, arkanıza bile bakmadan oradan uzaklaşacağınıza eminim. Mübalağa etmiyor bile olsam…

İşte bu geleneksel pazarlamadır.

Peki şimdi şöyle yapalım. Yine aynı kokteyldeyiz. Bu defa sizi uzaktan kesiyorum. Kılık kıyafetinizden, bakışlarınızdan, nelerden hoşlandığınızı, nelerden nefret ettiğinizi, hobilerinizin neler olabileceğini kestirmeye çalışıyorum. İkimizin de aynı vintage butik açılışında olmasından belli ki en az bir ortak noktamız var.

Olaya oradan gidiyorum.

“Yeni bir butik keşfettim, fiyatlarını görmeniz lazım, bakın üzerimdeki ceketi oradan aldım, buraya da çok yakın” diyorum. Sohbetin sonrası gelir zaten bir şekilde… Hatta olayın kankaya bağlanması işten bile değil.

İşte bu da içerik pazarlamadır.

Hedef kitleye hiçbir şey satma kaygısı olmadan (kendinden ya da ürünlerinden bahsetmeden) ona tam da o anda ihtiyacı olan (ilgili) bilgiyi vermek, doğal bir samimiyet kurmak ve bunu sürekli hale getirmek.

Ne yazık ki ürünümüzü satma dürtüsü hala o kadar ağır basıyor ki, sanki müşterilerimiz o anda o ürünü almazsa boşa uğraşıyormuşuz gibi hissediyoruz. Birçok marka için bu hala böyle.  Yemek çekimlerinde tarifin yanına ürün paketini koymalar, satışa yönlendirmeler, ambalajı gözüne soka soka açmalar…

Kabul ediyorum, içerik üretmek pahalı bir iş! İçerik pazarlama ile tam anlamıyla sadık kitleler yaratmak belki de yıllar gerektiriyor. Hal böyle olunca markalar “Bunca para harcıyoruz hiç mi ürünümüz görünmesin canım” diyor.

Hayır, görünmesin…

Onun adı içerik pazarlama olmuyor, “brand content” denilen, içerik pazarlamanın adını kirleten, reklamcıların, dijital ajansların, medya planlamacılarının oluşturduğu “paid media” dünyasının yarattığı bir kelime bu ama bir içerik pazarlama değil.

Mesela bu yıl Cannes Uluslararası Yaratıcılık Festivalinde “Branded Content and Entertainment” kategorisine 1394 kayıt vardı. Jüri, kategoriye uyan hiçbir katılımcı olmadığı için kimseye birincilik ödülü vermedi. Tıpkı 2014’deki gibi. Nedenini tahmin etmek zor değil. Birincisi; katılan içeriklerin çoğu kampanya bazlıydı, belli bir hedef kitleye hitap eden editoryal içerikler değillerdi. İkincisi ise çok yoğun bir ürün yerleştirme yapılmıştı. Ki kategorinin adı “Branded Content” düşünün!

Size öyle geliyorsa öyledir

Advertising Age, Mark Fortner, Mediacom jüri üyesi, Inovasyon ve Branded Content Başkanı bir röportajında “Branded Content ve Entertainment kategorisinde katılım gösterenlerin çoğu, yalnızca bir şeyin üzerine logolarını yapıştırdılar, ya da kapsamlı bir hikaye veya doğal bir ortaklık oluşturmadan sadece markanın çıkarı için bir entegresyon yaptılar” sözünden de anlaşıldığı üzere, branded content, tıpkı bir reklam gibidir, reklam gibi hissettirir. Bir şey nasıl görünüyorsa öyledir. Başka sevdiğim bir deyişle “Size öyle mi geliyor, o zaman kesinlikle öyledir!”

Daha iyi bir yol: “Content Brand”

Andrew Davis, Brandscaping and Town Inc.’in yazarı, “branded content” yerine “content brand” kavramını destekliyor. Branded content’in ticaret için yaratıldığını, content brand’in ise belli bir hedef kitle için yaratıldığını söylüyor.

İşte bu önemli bir ayrım. Content brand ile her zaman hedef kitlenin ihtiyaçlarına ve hassas noktalarına odaklanırsınız. Amaç, sadık bir okuyucu kitlesi yaratıp, sonra da bu sadakat ile ticari hedeflere yönlendirmektir.

Diğer yandan branded content, ürün ya da hizmetlerin bir şekilde doğrudan reklamını yapmak yerine, onları biraz daha (güya) eğlenceli şekilde sunmaktır. Tıpkı dergi ve gazetelerdeki advertorial’lar gibi. Okursunuz, okursunuz yazının sonunda onun bir reklam olduğunu anlarsınız. O dakikada kandırılmış olmanın şaşkınlığını yaşarken markaya öfke bile duyabilirsiniz. Bu kadar da tehlikeli bir şeydir aslında branded content. Bir kez olsun ürününüze odaklanmadan kendinizi hedef kitlenizin yerine koyun. Ürününüzü tamamen devre dışı bırakın ve takipçilerinizin gerçekte ne istediğini hayal edin. İşte markanız için gerçek içerik pazarlama o gün başlamış olacak.

2015 İçerik Pazarlama Trendleri

4 Ocak 2015 0 Blog

Her ne kadar ülkemizde henüz emekleme fırsatı bile bulamadan demodeleştirilse de, dünyada en etkin pazarlama trendi olmaya devam ediyor içerik pazarlama. 2015’de de bu trend hız kesmedendevam edecek.

Marka gazeteciliği kavramı önem kazanacak, hatta büyük markalar niş medyaları satın alarak kendi mecralarını yaratacak. İşte Joe PULIZZI’den Robert ROSE‘a ünlü içerik pazarlama üstadlarının 2015 için içerik pazarlama öngörüleri…

1. “Basılı dergicilik öne çıkacak” 

Joe PULIZZI @JoePulizzi Founder • Content Marketing Institute

2015’te markaların basılı dergiciliğe doğru akın ettiğini göreceğiz. Çoğu markalar dijitale ağırlık vermeye devam etse de, bazı akıllı markalar, fazla rekabet gereketirmeden bu “post” yığınından kurtulmanın kolay olduğunu farkedecekler. Orta ölçekli ve büyük şirketler hedef kitleyle gerçek bir iletişim kurmak istedikleri için, niş medya şirketlerini satın alacaklar.
Yayıncı ve editörlerinin, yavaş yavaş büyük B2B şirketlerinde işe alınmaya başladıklarını göreceğiz.

2. “2015 anlık içeriklerin yılı olacak”

Julie FLEISCHER @JFLY Director, Data + Content + Media • Kraft Foods

Keşfedilebilirlik odaklı (SEO odaklı) içerik geliştirmeden, kontekst duyarlı içeriklere geçiş göreceğiz. Bu geçiş, hava durumu, lokasyon ve güncel haberlerle bağlantılı olarak, anlık fayda getiren alamlı bir içerik yapısına doğru olacak.

3. “İnteraktivite daha da artacak”

Doug KESSLER @dougkessler Co-Founder, Creative Director • Velocity

2015 yılında B2B’de şunları göreceğiz:  B2C’de olduğu gibi, daha duygusal içerikler, bütçenin içerik üretiminden promosyonuna doğru kayması, e-mail’in geri dönüşü, pazarlamaya yönelik daha fazla uygulama ile interaktifliğin artışı, pazarlama uygulamalarının belli bir olgunluk kazanması, data kullanımında daha yetkin bir konum.

4. “İçerik pazarlama bir kampanya olarak görülmekten çıkacak”

 Robert ROSE @Robert_Rose Chief Strategy Officer • Content Marketing Institute

Benim öngörüme göre, 2015 “bir süreç olarak içerik yönetimi”nin yılı olacak. Markalar, içerik pazarlamasını bir “kampanya” olarak görmekten çıkıp, daha akıllı süreçler olarak görmeye başlayacaklar.

5- “Niceliğin yerini nitelik alacak”

Pawan DESHPANDE @TweetsFromPawan CEO • Curata

2015’te çok fazla içerik yayımlamak yerine, daha sürdürülebilir ve güvenilir olan içerik pazarlamasına geçiş yaşanacak. Hem firma içinden, hem de dışından içerik sağlayıcıları geliştirilecek ve içeriğin yayılımını sağlamak amacıyla sosyal medya ekipleri gibi diğer bölümlerle birlikte hareket edilecek.

6- “2015 müşterek içeriğin yılı olacak”

Jay BAER @jaybaer President • Convince & Convert

Şirketler her geçen gün daha fazla içerik üretmek istiyorlar ama bunu etkin bir şekilde nasıl yapabilirler? Bu sorunun cevabı çalışanlarında ve müşterilerinde gizli. 2015 yılı, şirket içinden gelen katılımcılarla birlikte merkezi olmayan içerik üretimini hayata geçirecek. Çoğu şirket için içeriğin kaynağı tam olarak yanıbaşlarında bulunmaktadır: Müşterileri ve kendi çalışanları.

7- “2015 eğlenceli yollarla ilgi çekici hikayeler yılı olacak”

Dayna ROTHMAN @dayroth Senior Content Marketing Manager • Marketo

Müşteri deneyimi ve hikaye anlatımı daha fazla önem kazanacak ve B2B içerikleri ile B2C arasındaki ayrım yavaş yavaş ortadan kalkacak. B2B şirketleri, daha eğlenceli yollar kullanarak inandırıcı ve ilgi çekici hikayelere odaklanmaya başlayacaklar. B2B pazarlamacıları, davranışsal ve duygusal yönlere daha fazla odaklanarak çok kanallı ve çok boyutlu olmak durumundalar. Bunun yanında, mobil ve çoklu cihaz kullanımı da gittikçe daha fazla önem kazanacak. 2015 yılında mobil ve tablet cihazlar üzerinden içeriğe erişim daha da hızla artacağı için, pazarlama takımları bütün içerik üretim aşamalarında mobil kullanıcı deneyimini göz önünde bulundurmak durumundalar. Giyilebilir teknoloji ürünleri de, kullanıcılara anlık içerik deneyimi yaşatma konusunda yeni kapılar açacak.

8- “İçerik üretiminden çok, içerik yönetimi önem kazanacak”

Mike MYERS @mikemyers614 Consultant, Content Marketing • Nationwide

Son zamanlarda içerik üretimine odaklanılmış olsa da, 2015 yılına içerik yönetimi ve dağılımı damgasını vuracak. Dünyadaki en güzel otomobile sahip olabilirsiniz (bkz: içerik), fakat eğer bundan kimsenin haberi yoksa kesinlikle satamazsınız.

9. “Mobil içerik daha da önem kazanacak”

John FOX @b2bmarketing CMO • Venture Marketing

2015 mobilin öncelik verildiği bir yıl olacak. Önceliğinizi mobile verin, diğer platformlar zaten onun izinden gidecektir.

10- Markalar global müşterileri de hedefleyecek”

Val SWISHER @ContentRulesInc CEO • Content Rules, Inc.  

Firmalar, web’deki varlıklarını global düzeyde tutmak için daha fazla çaba harcayarak bu yönde değişikliklere gidecekler ve bu sayede tüm dünya çapındaki müşterilerle etkileşime geçecekler.

11- “İçerik kişisellecek”

Michael BRENNER @BrennerMichael Head of Strategy • NewsCred

2015 içeriğin kişiselleştiği yıl olacak. İçerik Yöneticileri, kendilerine ait bütçeleri ve stratejik içerik programlarıyla olması gereken yere gelecek. Nitelik ve nicelik tartışmasının ötesine geçilip, doğru kişiye doğru yer ve zamanda doğru içerik üretmeye başlanılacak. Kişi odaklı pazarlama faaliyetleriyle, içerik kişiselleşecek.

12- “İçerik pazarlama kurumsal iletişimin bir parçası olacak”

Joakim ARHAMMAR @jarhammar Content Strategist • Comprend

İçerik pazarlaması trendi, CSR ile birleşerek kurumsal iletişimin bir parçası haline gelecek. Aynı zamanda araştırma gelştirme, yatırımcı ilişkileri ve kamu işlerinde de içerik pazarlamasının oldukça önem kazandığını göreceğiz.

13- “İçerik pazarlamacıları merkezleşecek”
Amanda MAKSYMIW @amandamaks Content Marketing Manager • Lattice Engines

Yapılan araştırmalar sonucunda, piyasada içerik stratejisine dair yetkili bir kaynak ihtiyacı olduğunu görüyoruz. Şimdi içerik pazarlamacılarının bir adım öne çıkıp, içerik üretecek, yönetecek ve yayılımını sağlayacak merkezi bir yapılaşmasının temellerini atmaları gerekmektedir. 2015, birbiriyle bağlantısız program ve taktiklerin son bulduğu bir yıl olacak.

14- “Markalar planlama ve ölçümlemeyi daha sağlıklı yapacaklar”     
Tommy LANDRY @tommy_landry President • Return On Now

2015 yılında, markalar artık içeriği nasıl planladıkları ve ölçtükleri konusunda dönüşüm geçirmek zorunda. Hala içerik pazarlamasının değerini kavrayamamış olan birçok pazarlamacılar var. Bu durum, strateji, amaç ve ölçüm yöntemlerinin açıkça dile getirilmediği durumlarda karşımıza çıkıyor. Daha iyi bir planlama, daha iyi sonuçlar getirecektir.

15- “2015’de marka gazeteciliği kavramıyla tanışacağız”
Maggie PATTERSON @magspatterson Communications Strategist • Maggie Patterson – Intelligently Crafted Communications

Büyük firmaların artık marka gazeteceliği konumuna yükseldikleri bir alanda hayatta kalabilmek için, küçük ölçekli firmalar içerik pazarlaması dünyasında bir sonraki aşamaya geçmeleri gerektiğini farkedecekler. Küçük fakat atik firmalar, hikaye anlatıcılığını kullanarak kendilerini konuşmanın içine dahil etmeyi başaracaklar.

16- “Mükemmel içerik yetmeyecek”
Paul ROETZER @Paulroetzer CEO • PR 20/20

Mükemmel bir içerik ve hikaye anlatımı tek başına yeterli değil. Pazarlama teknolojisi, özellikle pazarlama otomasyonu ve analitik platformları, içerik planlama, üretim ve yayımlanma aşamasında giderek daha fazla önem kazanacak. Teknoloji, doğru içeriğin doğru zamanda doğru kitleye hedeflenmesi konusunda pazarlamacıları bir ileri aşamaya taşıyacak. İçerik pazarlamacıları hem pazarlamayı hem de teknolojiyi çok iyi bilmek durumundalar.

17- “Editoryal disiplinin önemi fark edilecek”
Sarah MITCHELL @globalcopywrite Head of Content Strategy • Lush Digital Media

Markalar, doğru ve etkin içerik pazarlaması için kayıp halkanın editörler olduğu farkedecekler. İçeriği nasıl üreteceğimiz ve yayımlayacağımızı öğrendik, ancak editoryal disipline sahip olmadan tam olarak marka gazeteciliğine geçiş yapamayız.

18- “İçerik pazarlama markaların pazarlama departmanından dışarı taşacak”
Michele LINN @michelelinn VP of Content • Content Marketing Institute

Pazarlama bölümlerinin dışındaki kişiler de içeriğin öneminin farkına varacak. İçerik, sadece pazarlama için bir araç değil, aynı zamanda bütün organizasyon kapsamında yönetilmesi gereken değerli bir varlıktır. İçeriğin daha iyi koordine edimesi ve yönetilmesi sayesinde, müşterilerinizin de markanızla olan deneyimi iyileşecektir.

19- “Hayalet yazar talepleri artacak, markalar twitter’dan uzaklaşacak”
Carol TICE @TiceWrites Den Mother, Freelance Writers Den • TiceWrites LLC

Hashtag ile iletişimin kontrol edilmesindeki zorluklardan dolayı, büyük markaların Twitter’dan uzaklaşmaya başlayacağını öngörüyorum. Herhangi bir olumsuz deneyim sonrasında, çok çabuk nefret içerikleriyle marka üzerinde toplaşılabilmektedir.
Pinterest ve Facebook’un (markaların negatif yorumlara müdahele edip saklayabilmesi sebebiyle) ise daha düzgün işlediği görülmektedir. Google’ın sadece SEO odaklı çöp içerikleri engellemek amacıyla yaptığı çalışmaların bir ürünü olarak, daha detaylı, uzun blog yazıları, söyleşiler ve araştırmalar göreceğiz. İnternet haber sitelerinin dergi kalitesinde yayın yapma konusundaki rekabetleri sayesinde, bir blog yazısı ile makale arasındaki ayrım gittikçe daha da silikleşecek. CEO ve diğer fikir liderleri için aranan “hayalet yazar”lara talep artacak.

20- “Hedef kitlenin deneyimlerini aktarabileceği platformlara ihtiyaç duyulacak”
Brian Honigman

Yukarıdan aşağı modeli tam tersine dönecek. İçerik üretiminin yanı sıra, markalar üretmeleri, paylaşmaları ve tartışmaları için kendi müşterilerini davet edecekler. Pozitif müşteri yorumları güçlüdür ancak paylaşılacakları bir platform gerekir. Markalar gittikçe bu konu üzerine eğilecek ve müşterilerini kendi deneyimlerini paylaşmaları teşvik edecekler.

21- “İçeriğin farklı formları arasında işbirliği devam edecek”
Halit BOZDOGAN @TheBozDog Content Creative • Axonn Media

Data ve hikayeleri, yani iki ana öğreyi, bir araya getirip kapsamlı bir çalışma yürütebilmek için, içeriğin farklı formları arasında daha fazla işbirliği gerçekleşeceğini öngörüyorum. (İnfografikler, videolar, podcast’lar vs. ) Kişiler tercih ettikleri içerik türünü alıp paylaşacaklar.

22- “Otomasyonunun önemi artacak”

Alana FISHER-CHEJOSKI @aussiegoldy Senior Digital & Content Strategist • NSW Trade & Investment

Kişiselleştirilebilir web siteleri, pazarlama otomasyonu ve CRM gibi içerik pazarlamasına yönelik çeşitli ekosistemler yaratılacak. İçerik fikirleri, içerik yönetim platformlarında geliştirilip, üretilecek ve müşteri personalarıyla eşleştirilecek. Otomasyon, içeriğin doğru zamanda ve doğru kanal vasıtasıyla müşteriye ulaştırıldığını garanti altına alacak.

23- “2015 dinlemenin yılı olacak”

Charlotte BENNETT-SMITH @Char_Bennett_ Axonn Media

2015 dinlemenin yılı olacak: datayı dinlemek, hedef kitlenizi dinlemek ve hatta içgüdülerinizi dinlemek. Kişiler, herkesle aynı şeyleri yapmanın kendilerini piyasada ileri götüremediğini farkedecek. İçerik üretiminde değişikliğe gideceğimiz bir yol olacak.

24- “2015 daha az yazı, daha fazla görsel yılı olacak”

Laura CRAVEN @dadepaper Director of Communications • Dade Paper

2015’te daha az yazı ve daha fazla görsel datayla karşılaşacağız. İnfografikler, bilgiyi, çözümlemeleri ve istatistikleri aktarabilmek için çok daha geniş yer bulacaklar.

25- “Boş vaatlerin yerini gerçekler alacak”

 Neil WILSON @axonnmedia Senior Finance Specialist • Axonn Media

Tüketiciler çok uzun bir süredir reklama maruz kalmakta ve bu yüzden şirketler gittikçe daha içten olmak durumunda. “Biz en iyisi değiliz, ama elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz” mesajı, marka uzmanları için çok daha önemli bir konuma yükselecek.

26- “Abonelik bazlı pazarlama faaliyetleri başlayacak”

Heidi RUST@hlrMN Web Marketing Specialist • Esultants Web Services         

Tüketicilerin yanında birçok endüstri de basit, zaman kazandırıcı çözümler aradığı için, abonelik bazlı pazarlama faaliyetleri gelişmeye devam edecek.

27- “2015 interaktif videoların yılı olacak”
Mark SCHAEFER @markwschaefer Executive Director • Schaefer Marketing Solutions

İçerik pazarlamasına yönelik bütün yenilikler çok kuvvetli bir etken ile şekillenecek: Web üzerindeki yoğun içerik patlaması. Bu yoğunluğun içinden sıyrılmak ve müşteriyi tutabilmek için stratejilerimizi geliştirmemiz gerekecek. 2015’in içerik yapılarında interaktif videolar gibi büyük bir atılım, film kalitesinde epik içerikler ve sıradışı içerik üretiminde bir ivme bekliyorum.

28- “Yoğun mesaj bombardımanı son bulacak”
Andrea BRIDGES-SMITH @abridgessmith Senior Content Marketing Strategist • Spanning Cloud Apps

Potansiyel müşteriler sürekli yoğun mesaj bombardımanına maruz kalmaktan artık yorulmuş durumdalar. Bunu aşmak için, pazarlamacılar “gerçekliklerini” ortaya koymak durumundalar. Yüzü ve adı olan, birebir ilişki kurulabilen insanlardan söz ediyorum. Pazarlamacıların ortaya koyması gereken bu.

29- “Pazarlama profesyonelleri içerik pazarlamayı daha iyi kavrayacak”
Kristen HICKS @atxcopywriter Freelance Copywriter • Austin Copywriter

Üretilen içeriğin tanıtımının, içerik pazarlamasında ne kadar önemli bir noktada olduğu konusundaki farkındalığın pazarlama uzmanları arasında artacağını düşünüyorum. İçerik pazarlaması departmanlarında, içerik promosyonu üzerine odaklanmış kişilerin veya freelance çalışanların bu kadar az olması şaşırtıcı bir durum. Daha etkin bir süreç ve yetenek gerektirmesine rağmen, birçok firma bunu ekstra bir maliyet olarak görmekte veya birkaç sosyal medya güncellemesiyle üstesinden gelindiğini zannetmekte. Bunun artık değişeceğini ve daha fazla insanın bu merkez etrafında kariyerini şekillendireceğini düşünmekteyim.

30- İçerik, müşteri odaklı satış sürecinde daha kritik bir rol üstlenecek”
Cliff POLLAN @cliffpollan Founder, CEO • Postwire

Geçtiğimiz sene müşterilerin görüşlerine odaklanarak, bunların çevresinde şekillenen bir pazarlama ve satış faaliyeti gördük. Bu “müşteri odaklı satış” geleneksel satış yönteminin dışına çıkıp, müşterilere satın alım süreçleri boyunca yardımcı olmaya yöneliktir. Bu aşamada başarıya ulaşmanın en önemli unsuru ise içeriktir. Pazarlama ve satış uzmanlarının kendi içgörülerini paylaşarak kişilerin satın alımlarını kolaylaştırmaya çalışmasıyla, 2015’te içeriğin müşteri odaklı satış sürecinde çok daha kritik bir noktaya taşındığını görmekteyiz.

Turuncu İçerik Atölyesi, en iyi infografik yaratma uygulaması Piktochart’ın Türkiye partneri oldu!

18 Ağustos 2014 0 Blog

Turuncu İçerik Atölyesi, hiç grafik bilgisi olmayanların bile banner, infografik, prezentasyon yapımında harikalar yaratmasına olanak sağlayan uygulama www.piktochart.com‘un Türkiye partneri oldu.

Bu uygulamadaki layout’ları kısa bir süre için %80’e varan indirimle Türk kullanıcılarla buluşturan Turuncu İçerik Atölyesi, Eylül ayı itibariyle startup, blogger ve ajans çalışanlarına uygulamanın kullanımına yönelik workshop’lar düzenleyecek.

İçerik pazarlama dünyasında infografik’lerin gücü yadsınamaz. Özellikle gelecek içerik pazarlama trendlerinde ağırlığın görselliğe doğru kayacağını, metinlerden daha çok infografik ve videoların platin yıllarının başlayacağı gerçeği göz önünde bulundurulduğunda, görsel hafızayı tetikleyen tasarımların önemi gittikçe daha da artacak.

2011 yılında bu farkındalıkla kurulan Piktochart, bugün dünyanın birçok ülkesindeki girişimci, blogger ve ajans çalışanının hayatını kurtarıyor, sunumlarının daha eğlenceli ve farklı olmasını isteyen kurum çalışanlarına farklı alternatifler sunarak hafızalarda kalmalarını kolaylaştırıyor.

Bugüne kadar 1 milyondan fazla kayıtlı kullanıcının 2 buçuk milyondan fazla layout oluşturduğu sitede, ayrıca tam 553 adet hazır tema bulunuyor.

Siz de banner, infografik ve sunumlarınızı ister bu hazır temalarla, ister birbirinden kullanışlı ikon ve tool’larla kendi temanızı yaratabilir, aşağıdaki yeni Türk kullanıcılara özel indirim kodlarıyla kurdelayı kesebilirsiniz.

İndirimden nasıl yararlanacaksınız?

www.piktochart.com tıklayarak üyeliğinizi gerçekleştirin.

https://magic.piktochart.com/plans linkinı tıklayın. Karşınıza kodunuzu girmeniz için bir kutu çıkacak. 

– Aylık üyelik için 29 dolar yerine sadece Türk kullanıcılar için kısa bir süreliğine oluşturulan “pikto17turkey” indirim kodunu girerek aylık  sadece 17 $ ödeyin!

– Ya da daha avantajlı seçeneği tercih ederek “pikto14turkey” koduyla 2 aylık 58 $ yerine sadece 25 $ ödeyin!

Piktochart’ın kullanımıyla ilgili sorularınız varsa, bu adrese gönderin.

info@turuncuicerikatolyesi.com

Piktochart’ı nasıl kullanacağınızı izlemek için tıklayın!

İçerik pazarlamanın geleneksel pazarlamadan farkı

24 Haziran 2014 0 Blog

Eş, dost akraba hadi neyse de, sektörden bazılarının içerik pazarlamayı hiç duymamış olmaları, anlatmaya başlayınca da “Anladım evet sosyal medya işte bu!” demeleri “Acaba biz mi anlatamıyoruz” diye düşünmeme sebep oluyor.

Geçen uzun bir uğraştan sonra içerik pazarlamayı hala kafasında tam oturtamayan bir arkadaşıma aynen şöyle tarif ettim. “Şimdi seninle bir davette tanışıyoruz, seni uzaktan gözüme kestiriyorum. Sen o sırada başka biriyle gayet eğlenceli bir sohbettesin. Ben buna hiç aldırış etmeden, bodoslama dalıyorum yanına. Ne müsaade istiyorum, ne de kendimi tanıtıyorum. Hatta adını bile sormuyorum banane senin adından! Benim tek derdim kendimi sana göstermek, benden daha iyisi olmadığını ispatlamak. Bunun için başlıyorum kendimi övmeye. “Baksana bana ne kadar güzelim değil mi? Ayakkabılarıma çok para verdim, ya sandaletlerim! Onlar benim için özel yapıldı, bak adımın baş harflerini gördün mü? Hepsi benim hepsiiiiiii!” Ne yaparsın bu durumda? Arkana bile bakmadan yanımdan uzaklaşırsın değil mi?

İŞTE BU GELENEKSEL PAZARLAMA!

Peki senaryo şöyle olsa… Sen yine uzakta biriyle konuşursun, ben seni kesiyorum. Hatta seni uzun zamandır biliyorum, takip ediyorum, nelerden hoşlandığını, nelerden nefret ettiğini… Hepsi hakkında az çok fikrim var. O sırada yanındaki kişi uzaklaşıyor. Usulca, yakınına geliyorum ama özel alanına girmeden. Sen o sırada çantanın içinde deli gibi ateş arıyorsun, çakmağımı uzatıyorum.

Teşekkür ediyor ve gülümsüyorsun. Bana bir laf atıyorsun, ben ise çok cool’um. Direk nokta atışı yapıyorum, senin ilgi alanlarından yürüyorum. Fotoğrafçılığa olan ilgini bildiğimden buradan giriyorum konuya ama asla fazla uzatmıyorum. Kendimden söz etmiyorum, tek konumuz var, senin ilgi alanların! İşine yarayacak bilgiler de veriyorum ama asla herhangi bir şey için zorlamıyorum. Sadece önerilerde bulunuyor, tercihi sana bırakıyor ve konuyu fazla uzatmadan “Hadi bana müsaade” deyip, uzaklaşıyorum yanından. Bu durumda ne yaparsın? Kadının muhabbeti de hiç de fena değilmiş dersin değil mi? Arkadaşım, “Şaka mı yapıyorsun, hemen telefonunu isterim.” dedi.

İŞTE BU DA İÇERİK PAZARLAMA!

Kısaca, boşuna önümüzdeki 10 yıl içinde markaların bünyelerinde gazeteciler çalıştırılacağı öngörülmüyor. Banner’ların, tv reklamlarının hatta advertorial’lerin bile görmezden gelindiği günümüzde; bu, müşteriye bir şey satma çabası olmaksızın ona fayda sağlayarak duygusal bağ kurma metodu, markaların bir numaralı pazarlama tercihi olacak. Buna, başka bir nedenle daha çok seviniyorum. Basında kendi yaşam tarzı ve fikirlerine uygun çalışacak bir mecra bulamayan meslektaşlarım için artık çok daha fazla alternatif var. Bu içerik pazarlama dünyası için de iyi haber! Zira kaliteli ve özgün içeriğin bu kadar önemli olduğu sektörde işi -de -da’ları bile ayıramayan editörümsülere bırakmak, sektörün geleceği bakımından bir hayli talihsiz olurdu.

Bu arada http://contentmarketinginstitute.com yazarlarından Pulizzi & Rose’un geleneksel pazarlamayı ti’ye alan yazılarına bayılıyorum ve bu makale için onların klişe fotoğraflarından daha iyi bir alternatif olamazdı! Kesinlikle takip edilesi!