Blog

2018 İçerik Pazarlaması Trendlerine Göz Atın

22 Kasım 2017 0 Blog

2017 ile karşılaştırdığımızda, birçok trendin yerini ve önemini koruduğunu söyleyebiliriz. 2018’de de, içerik pazarlaması, büyümeye devam edecek!

Birçok girişim; kendileri için en doğru içeriğin ve organizasyonları için en uygun içerik pazarlaması stratejisinin peşinden koşmaya devam ediyor. Bu sürecin içerisinde “Native Advertising” de popülerliğini koruyor; hatta birçokları için içerik pazarlamasına giriş kapısı niteliği taşıdığı konuşuluyor. Dikkatleri çeken diğer önemli bir gelişme ise, tabii ki mobil kullanıcıların sayısının günden güne artıyor olması.

İçerik pazarlamasının kendi pratiğinde, geçtiğimiz birkaç ay içerisinde çok önemli, yeni gelişmeler yaşandı. Yazımızda bunlardan da bahsedeceğiz…

 

Orijinal İçeriğin Yükselişi

Orijinal içeriğin değeri, nihayet anlaşılmış gibi görünüyor. Neden mi? Şu an dünyanın en değerli markası olan Apple, orijinal içeriğe 1 milyar dolarlık bir yatırım yapma kararı aldı. Her ne kadar, bu aksiyonda bir Netflix etkisi olduğu söylense de, işin gerçeği şu ki; Apple’ın amacı sadece TV şov dünyasında boy göstermek veya video işine girmek değil. Apple’ın böyle bir yatırım kararı almasının arkasındaki gerçek neden, “ilgili ve tutarlı” kalabilmek! Üretecekleri programlarla daha çok izleyiciye ulaşacaklarına ve dikkat çekeceklerine inanıyorlar (tıpkı her markanın yapmak istediği gibi).

Diğer bir örnek Google’dan. Google’ın, çeşitli medya şirketlerinden ve markalardan orijinal içerik satın aldığı biliniyor. Özellikle de arama algoritmalarında zaman zaman yaşanan içerik açıkları nedeniyle…

Facebook, aynı şekilde orijinal video içerikleri için önemli bir bütçe harcıyor. İçerik satın alımı yapan diğer önemli bir marka ise, belki de orijinal içeriğin en büyük alıcılarından olan, Amazon!

Tüm bu yatırımları nasıl kullanacaklarını, zamanla birebir yaşayacağız. Ancak emin olduğumuz nokta şu ki; tutarlı, ilgili, orijinal ve alışkanlık yaratma niteliği taşıyan içerikler son derece popüler!

Kimi editörler, yeni bir televizyon anlayışının doğduğundan ve şu an altın çağını yaşadığından söz ediyorlar. Hem de her cihaz türü için!

Peki tüm bu gelişmeler markanızı nasıl etkiler? Öncelikle, rakiplerinizin orijinal içeriğe henüz gereken önemi vermediklerini düşünüyorsanız, bu konudaki fikirlerinin yakın dönemde değişeceğinden emin olabilirsiniz! Markalar şu an, güvenilir ve sadakati yüksek müşteriler için farklı farklı “ekranlar” yaratmanın peşindeler!

İkinci bir nokta, bir içerik markası yaratabilen şirketler, içeriklerini kâra dönüştürme konusunda çok çeşitli seçeneklere sahip olacaklar. Kimi zaman direkt müşterilerinden, kimi zamansa dolaylı olarak Apple veya Google gibi dünyanın en büyük markaları üzerinden…

Kazanç Savaşı

Birileri içeriği üretecek, diğerleri ise satın alacak. Yıllardır içerik pazarlamasının önemine bu yüzden vurgu yaptık. Ürettikleri içeriklerle, bir içerik markası yaratmayı başarmış olanlar şu an geri dönüşleri almakla kalmıyor, sektörde öncü olmayı da başarıyorlar.

Örneğin; Arrow Elektronik’in (Elektronik sektörünün Amazon’u olarak tanınır) UBM ve Hearst’tan 51 farklı medya varlığı satın aldığını biliyor muydunuz? (Evet, rakam doğru, tam elli bir tane). Şu an B2B elektronik endüstrisi için en büyük medyayı yaratan isim oldular. Elektronik mühendislerinin %76’sına hitap edebiliyorlar.

Bir Kâr Merkezi Olarak “Marketing”

Geçtiğimiz yıl, Mondelez ve Pepsi, şirket içi içerik stüdyolarına yatırım yaptıklarını açıklamışlardı. Her iki markanın pazarlama liderlerinden gelen yorumlara bakıldığında, birer pazarlama kolu olarak gördükleri bu yatırımlar kâra dönüşmeye başladı bile. O kadar ki, bu içerik yatırımları için “kâr yatırımı” terimi bile kullanılıyor.

Tüm bu gelişmeleri bir bütün olarak ele aldığımızda, içerik pazarlamasının yükselişi, hatta yatırımlardaki rekabet yükselişi açıkça ortada.

Dünyanın her yerinde, içerik pazarlamasına bakış açısı değişiyor ve artık daha fazla bütçe ayrılıyor. İçerik pazarlamasını, pazarlamadan ayrı düşünemeyeceğimiz bir döneme girmiş bulunuyoruz.

Harika görseller hazırlamak için ipuçları ve kullanabileceğiniz araçlar

7 Kasım 2016 0 Blog

Günümüz dünyasında fotoğraf veya herhangi başka görsel aracın ne kadar önemli olduğunu tekrar etmeye gerek var mı!

Takipçilerimizi etkileyebilmek için sadece birkaç saniyemiz var ve bu süreyi yeterince iyi kullanamazsak ne yaptığımızla asla ilgilenilmediğini biliyoruz. Adobe’un ikonik derecede sıradan stock fotoğrafları ti’ye alan kampanyasından sonra, özellikle markaların sosyal medyada kullandığı fotoğraflar mercek altına alındı. Gülerek salata yiyen kadın, takım elbiseli olduğu aşikar iki kişinin tokalaşma anı, bir laptop’un çevresinde kümelenen pür neşeli çalışanlar… İtiraf etmeliyiz ki bu görselleri çoğumuz en az bir kez kullandık. Ancak şimdi Linkedin’in bile bu tür görsellere tahammülü olmadığını biliyoruz. Peki ama ne yapacağız, tamamen özgün fotoğraflar için bir fotoğrafçı, hatta ışıkçı, kast vs mi işe alacağız? Hayır, bu kesinlikle çok pahalı bir yöntem ve eğer küçük ya da orta büyüklükte bir işletmeyseniz, ya da sosyal medya fotoğrafları için fazla bütçeniz yoksa çok daha küçük bütçelerle harika görsel içerikler yaratabilir, hedef kitlenizin ilgisini uzun süre çekmeyi başarabilirsiniz. Sadece dikkat etmeniz gereken birkaç basit kural var.

1. Görsellerinizin hikayesi içerik pazarlama stratejinizle paralel olmalı

Joe Pulizzi’nin de sık sık vurgu yaptığı gibi, içerik pazarlamacılar mutlaka, sürekli olarak dağıtımını yapacakları değerli, zengin içerikler için ilk önce bir süreç ve organizasyon oluşturmaya odaklanmalılar. Görsel içerikler için de aynısı geçerli.
Paylaştığınız görsellerle anlık şöhret kazanmak yerine, görsel içeriğinizle bir konumlandırma yapabilip yapamadığınıza yönelik, kendinize şu soruları sormalısınız:

Görsel içeriklerinizle ne tür bir başarı elde etmek istiyoruz?
Hedef kitleniz kim ve ne tür içeriğe ihtiyaç duyuyorlar?
Organizasyonumuz, paylaştığı bu görsellerle ne tür sorunlara çözüm sunuyor?
Marka değerimizi tanıtan, uzun soluklu ve tutarlı içeriği nasıl yaratabiliriz?
Kim olduğumuz hakkında, oldukça net olarak tanımlanmış vizyonumuz nedir?
Vizyonumuzu tanıtan bu mesajları ikna edici olmaları açısından nasıl geliştirebiliriz?
Başarıyı ölçmek için ne tür araçlar kullanacağız? Kullandığımız görseller, arama motorlarında hangi terimler veya anahtar sözcükler arandığında görünmeli?

2. İyi tasarım ve fotoğrafın kurallarını bilin

Sanmayın ki, sosyal medyadaki en harika görseller, pazarlama bütçeleri en çok olan büyük markalar. Evet bütçe ile kaliteli iş genellikle orantılıdır ancak bazen ülkedeki en büyük dijital ajansla çalışıyor olsanız da çoğu zaman kaderiniz, ajanstaki yeni mezun bir tasarımcıya bağlı olabilir. İster büyük ister küçük bir işletme olun, eğer sosyal medyada görsel araçlarla adınızdan söz ettirmek istiyorsanız, tasarım kurallarını ve trendlerini mutlaka bilmek durumundasınız. Bu arada görsel tasarıma fazla bütçe ayıramamak sizi üzmesin. Taze girişimciler ve blogger’lar için o kadar şahane DIY tasarım aracı var ki, dünyanın en yeteneksizlerine bile harikalar yarattırabiliyor.

Content Marketing Instute’ün Kreatif Direktörü olan Joseph Alinowski, “Yaratıcı Fikirleri Hayata Geçirmek” adlı makalesinde, sıkı görsel projelerle nasıl başa çıktığını, takip ettiği sistematik süreci şu şekilde anlatıyor:

1.Adım: Temanızı oluşturun

Eğlenceyi ve görsel uygulamaları dikkate alın. Bunun yanında, görselin hem ait olduğu konuyu hem de başlığı ne kadar iyi ifade edeceğine odaklanın.

2.Adım: Öncelikli fikirlerinizi bir araya getirin

Görselinizi idealleştirme süreci, kimi görsel referanslar üzerine araştırma yapmayı da gerektirir. Katkıları olabileceğini düşündüğünüz bir uzmana ve güvendiğiniz danışmanlara, fikirlerini sorun ve önerilerini de sürece dâhil edin.

3.Adım: Tüm içerikleri geliştirip yönetmeye odaklanın

Bu aşama sizin; detaylara olan dikkatinizi, tasarım yeteneklerinizi ve konuya dair hissettiğiniz tutkuyu bir araya getirdiğiniz süreçtir. Hem stratejik hem de kreatif bir şekilde tüm bu fikirleri bir araya getirip hedefi on ikiden vuran, dikkat çekici bir tasarım ortaya çıkartabilir ve markanızın ön plana çıkmasını sağlayabilirsiniz.

CMI’ın kreatif direktörü, bir araya getirdiği fikirleri ve taslakları, markalaştırılmış bütüncül bir deneyime dönüştürüyor.
Bonus ipucu: Eğer, etki sahibi kişilerin görsellerinizi paylaşmalarını istiyorsanız, onlara mümkün olduğunca çok sayıda seçenek sunun. Örneğin; sosyal medyada etiketlemek, Dropbox’tan çalışma dosyalarına ulaşabilecekleri bir giriş yaratmak gibi…

3. Duygusal olmaktan çekinmeyin

En akılda kalıcı kimi görsel deneyimlerin sırrı, ruha ve duygulara dokunmanın bir yolunu bulmuş olmalarıdır. Kanıt mı istiyorsunuz? Herhangi bir Pixar filmini inceleyin (“Inside Out” da buna dâhil) duygularının, uygun bir şekilde görsel sunumlara nasıl dönüştürülmüş olduğunu fark edeceksiniz.
Eğer görsel içeriğin kalpleri fethetmesini istiyorsanız, Dawn Papandrea’nın “Görsel Hikâyelendirmeyi Çarpıcı Hâle Getirmek” adlı makalesinde vurgu yaptığı üç karakteristiği inceleyebilirsiniz:

Özgünlük: İzleyicilerinize kendilerinden bir şeyler bulabildikleri, üzerine güven inşa edebilecekleri, gerçek ve cana dokunan deneyimler yaşatın.
Algılara hitap etmek: İmajlar bir görüntünün, bir yer ifade etmenin ötesine geçebilirler. Sıcak hisler uyandırarak algılara farklı zevkler yaşatabilir, nostalji uyandırabilir ve hedef kitlenin bir duygusuna vurgu yapabilirler.

Uygunluk: Görselinizin hedef kitle ve kişilere, en nihayetinde uygun olup olmadığını daima aklınızda tutun. Kullandığınız görseller, onların düşünce yapılarına ve değerlerine uyumlu olmalı. Ancak bu hedef kitlenize ilham kaynağı olmayacağınız anlamına gelmemeli.

Jaws için yapılmış, izleyicinin korkularında basitçe görsel bir hikâye yaratan, ikon haline gelmiş bir film posteri

4. Jenerik, stok fotoğraflardan kaçının!

Stok fotoğraf ve illüstrasyonlar zamandan kazandırıyor gibi görünebilir ancak müşterilerinize markanız ile ilgili inandırıcı bir hikâye sunmalarını beklemeyin. Eğer, tasarımcı ve tasarım kaynakları anlamında sıkıntı yaşıyorsanız ve uzun dönemde stok fotoğraflarla çalışmaya mecbur olduğunuzu düşünüyorsanız, o halde kendi çizginizi ve size ait bir tarzı, stok fotoğraf kullanırken bile olsa yaratmaya, yansıtmaya çalışın.

Örneğin; Unfinished Business filminin tanıtımında 20th Century Fox ekibi iş temalı bir dizi stok imajı üzerinde çalıştılar. Getty Images ile çalışan ekip, stok fotoğrafları; Vince Vaughn, Tom Wilkinson, ve Dave Franco gibi starların fotoğraflarını kullanarak tasarladılar. İmajlar, iStock sitesine, ücretsiz indirilebilir seçeneğiyle eklendi ve dikkat çekici görsel bir kampanya yaratmış oldular, filmin temasıyla da oldukça uyumlu bir kampanya oldu.

5. Hazır içeriği, imajlarla yeniden hedefleyip kullanın

İçerik pazarlamacılar en popüler text içeriklerini ikna edici görsellere dönüştürme konusunda iyilerdir. infografik, grafik veya checklist gibi… Böylece, hali hazırda popüler olan içeriğinizin dikkat çekiciliği tazelenmiş olur. Bunun yanında, marka iç görülerinizin daha kolay anlaşılabilir, akılda kalıcı ve paylaşıma teşvik edici olmalarını sağlarsınız.

Aşağıda CMI ekibinin daha önce kullanılmış, en beğenilen SEO makalesinden alıntı yaparak oluşturduğu bir infografik örneği görüyorsunuz. Oldukça faydalı ve kullanışlı olan bu görsel, hem parça parça değerlendirilebilir, hem kullanıcı tarafından kaydedilebilir hem de sosyal medyada paylaşılabilir çekicilikte!

6. Takipçilerinizin içeriklerini de değerlendirin ve kullanın

Biliyoruz ki tüketiciler de kendi fotoğraflarını snap’lemeyi ve arkadaşlarıyla paylaşmayı seviyorlar (İtiraf edelim! Bugünlerde elinde selfie çubuğuyla çevresine sürekli olarak snap’lerini yaymakla meşgul olan insan sayısı çok fazla!) Takipçilerinizin sosyal medya deneyimlerini ürün fotoğraflarıyla veya promosyon görselleriyle kesmek yerine, onların başarılı çalışmalarını içeriklerinize neden dahil etmeyesiniz?

Örneğin; erkek şortları markası Chubbies! Aaron Orendorff’un belirttiğine göre, markanın Facebook ve Pinterest paylaşımlarında takipçilerin kendi ürettikleri video, fotoğraf ve hikâye paylaşımları ağırlıkta. Takipçileri, hep birlikte içerik üretmeye teşvik etmek, tutkuları moda için beslemenin de ötesinde bir deneyim. İnsanları, yaratıcılıklarını kullanmaya, kendilerini anlatmaya teşvik ediyorlar!

7. Markanızı koruyun

Görselleriniz, markanızla mümkün olduğunca tutarlı olmalı. Buna, kurumsal renklerinizi ve logonuzu nasıl kullandığınız da dâhil! En iyi görsel içerik, tutarlı bir görsel motife sahip olandır. Bu nedenlerdir ki; görselin hangi markaya ait olduğunu, içerik nerede yayınlanmış olursa olsun tanırsınız.

Neil Patel’in de “Görsel İçerik Stratejisi” makalesinde değindiği gibi, markayı ifade eden logo stili, dünyanın en büyük kimi markalarının alamet-i farikasıdır. Örneğin; Red Bull görsellik stratejisini; hız, aksiyon ve sınırların ötesine geçmek üzerine konumlandırmıştır. Bu nitelikler, markanın ana hedef hayran kitlesine ulaştırdığı adrenalinle dolu bir yaşam tarzı algısıyla oldukça tutarlıdır.

Bonus ipucu: Orijinal görsellerinize logonuzu eklemeyi unutmayın ve uyumlu anahtar sözcükleri, kategori adlarını ve metadata’ları mutlaka ekleyin. Bu şekilde, takipçi kitlenizin sizi bulması kolaylaşacaktır (alakası olmayan kontekstler içinde paylaşılmış olsalar bile)

8. Görsellerinizi paylaşım yaptığınız platforma uygun hale getirin

Firmaların iş ilanlarına bakmak için SnapChat’e girmezdiniz değil mi? SnapChat tercih etmişseniz, büyük ihtimalle amacınız; eğlenmek, fotoğraflarınızı kullanarak, üzerine şirin çizimler yapmak ve çevrenizle paylaşmaktır. İş ilanları için de LinkedIn tercih ederdiniz. Aynı şekilde, nasıl ki seçtiğiniz bir sosyal medya kanalını, bir amaca yönelik seçiyorsanız, hitap etmek istediğiniz hedef kitle de aynısını yapıyor. Bu nedenle, her sosyal medyanın kendine ait kültürüne, tercih edilme nedenlerine göre, paylaşım yapacağınız görseli de o medya kanalına uygun hale getirmelisiniz ve o şekilde paylaşmalısınız! Her iletişim kanalında, beklenen iletişim standartları farklıdır. Bu yüzden, her birini ayrı ayrı kurgulamalı ve tasarlamalısınız.

İŞİ PRATİĞE DÖKMEK

Yukarıda paylaştıklarımız, yüksek kalitede bir görselin yaratım aşamasında nelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda işlerinizi kolaylaştıracak. Ama yine de, sürekli bir şekilde yüksek kalitede görsel üretmek her işletme için mümkün olmayabiliyor. Bu nedenle, tasarımcının keskin hatlarla belirlenmiş bir tanımı, tasarımcı yeterliliklerinin belli sınırlarla örülmüş bir çerçevesi olmadığı için aşağıda sizlerle görsel içerik araçlarını paylaşıyoruz. Görsel oluşturmak adına yeterli kaynağa ulaşamadığınızda bu araçlar çok işinize yarayacak! Hatta daha önce aklınıza gelmeyen, hiç keşfetmediğiniz yeni tasarım stilleriyle tanışacaksınız!

İçerik görseli oluşturmak ve revize etmek

İster bloğunuz için uygun görseller peşinde olun, ister kurumsal sosyal medya kanallarında markanıza daha taze bir görünüm kazandırmak isteyin, bu imaj yaratım ve yeniden tasarlama araçlarıyla işiniz oldukça kolaylaşacak! Tek tek, hızlıca sunuyoruz:

Awesome Screenshot

Bu online araçla, aldığınız ekran görüntüsüne text, yön işareti, geometrik şekiller ve daha fazlasını ekleyebilir, ekran görselinizi eğlenceli hale getirebilirsiniz.

Canva

Photoshop ya da Indesign uzmanı değil misiniz? Hiç önemli değil! Canva’yla birlikte, profesyonel programların karmaşıklığından uzak, ortaya çıkarttığınız tasarımlar sizleri de şaşkına çevirecek! Mutlaka deneyin.

GIMP

GIMP daha çok, tasarıma bütçe ayıramayan küçük işletmeler için uygun. Ücretsiz, Photoshop araçlarına benzer araçlarla, görsel tasarımlarında işinizi kolaylaştıran bir imaj manipülasyon aracı.

Photovisi

Kullanımı oldukça kolay bu araçla, içeriğiniz veya sosyal medya kanallarınız için ücretsiz kolajlar yaratabilirsiniz.

Facebook Live, Instagram Stories, Periscope, Snapchat Live Stories

Canlı yayınlar (gerçek zamanlı online video yayınları) sosyal medyanın ilerlemesinde hepimizi şaşkına çeviren bir etki yarattı. Mobil uygulamalarda olduğu gibi, masa üstünde de kullanılabilen bu platformlar tüm olan bitenin izleyicilere canlı olarak aktarılabildiği bir fonksiyona sahip. Canlı yayın akışı sonrasında bile takipçilerle yeniden paylaşmak üzere, izleyicilerle bağ kurabildiğiniz eşsiz, yaratıcı içerikler sunabilirsiniz!

İçerik pazarlamacılarının gerçek gazetecilere ihtiyacı var

1 Ağustos 2016 0 Blog

Günümüzün içerikle pazarlama uzmanlarının gözden kaçırdığı en önemli yetenek nedir? Kodlama, yazılım yeteneği? “Arama Motoru Optimizasyonu” uzmanlığı?

CEO’nuzu size daha fazla bütçe ayırması için ikna edebilme yeteneği? Curata’nın “2016 İçerikle Pazarlama İstihdamı ve Taktikler Barometresi’ ne göre 1.000 + pazarlama uzmanının %41,2’sinin verdiği cevap: İçerik üretme yeteneği!

İçerikle pazarlamada içerik üretim yeteneği diğerlerine göre çok önde geliyor. Rakamlar da bunu destekliyor. Rakamları hemen paylaşalım: İçerikle pazarlama yapabileceği takipçilere sahip olmak %21,1; promosyon becerileri %8,8; data odaklı olmak, yine %8,8; konu üzerine uzmanlık sahibi olmak %7,9; dijital pazarlama uzmanlığına sahip olmak %7,0; veya teknoloji uzmanı olmak %5,3).
Gözlemlenen şirketlerin %75’i bu yıl içerikle pazarlama yatırımlarını arttırdılar.

Ayrıca %43’ü içerikle pazarlama istihdamlarını yükselttiler. Şu oldukça açık ve net ki daha üretken olan, daha zengin içerikler üreten içerik yaratıcılarına güçlü bir talep var. Bu yetenek açığını doldurmak konusunda gazetecilerin önde geldiği de sıkça belirtiliyor. Bu makale, ihtiyaç duyulan o süperstar gazetecinin anahtar yeteneklerini tanımlıyor ve neden onu seçmeniz gerektiğine de açıklık getiriyor.

İçerikle pazarlama iyi gidiyor olabilir peki ya daha fazlası için?

Gazetecilere olan ihtiyaç günden güne artıyor; çünkü içerikle pazarlama oldukça etkili sonuçlar veriyor. Yapılan bir ankete göre içerikle pazarlama uzmanlarının %74’ü gösterdi ki, izleyici ve takipçilerin hem kalitesini hem de sayılarını artırmak konusunda başarılı olmuşlar. Bu noktada, içerikle pazarlamaya da teşekkür etmek gerekiyor. Takipçi ve izleyici kazanmak, kârı arttırmak amacıyla ünlü isimlerin sık sık kullanıldığını görüyor olsak da, aslında bunun ötesinde dikkat etmemiz gereken birçok farklı nokta var.

Curata’nın 2016 Barometresi şu sonuçları gösteriyor:

Pazarlama uzmanlarının sadece %21’i; içerikleri tekrar kullanım ve yeniden hedefleme ile optimize etmek konusunda özellikli bir sürece sahipler. Satın alma döngüsündeki; spesifik bir alana özel, dikey, coğrafi veya müşterinin hesabına özel içerik üretenlerin sayısı yarıdan az. Pazarlamacıların %37’si içerik denetimlerini tam anlamıyla yapmıyorlar. Yapılan ankete göre, kurumunun çizgisine uyarak ilerleyen pazarlamacıların sayısı yarıdan az. %35’i dışarıdan içerik outsource etmiyor.

Ankete katılan kurumlar içerisinde sadece %40’ı kısmi ya da tam bir şekilde pazarlama ve satış gücü otomasyon sistemlerini entegre etmişler. Satış öngörüleri planlarının herhangi bir noktasında (satış hunisinin tepe, orta ya da tabanında) içeriklerin etkisinin ölçümü konusunda kendini başarılı görenler sadece %38 ve şimdiye dek, içerikle pazarlama; satış hunisinin en tepesinde en büyük etkiyi gösteriyorken, içerikle pazarlamada lider rolünü üstlenenler, artık satış hunisinin orta ve tabanında da önemli oranda etki gördüklerini ifade ediyorlar!

İşte efsane takımınız için gerekli yetenekler

Curata 2016 Barometresi’ne göre, kurumların içerikle pazarlamada en çok zorlandıkları ilk altı maddeden üçü; içeriği oluştururken ve yönetirken gösterilen yaratıcılık ve üretkenlikle ilgili:

  1. Kısıtlı Bütçe (çalışan giderleri dâhil)
  2. Düzenli bir şekilde yeterli içeriğin yaratılamaması
  3. Harika içeriklerin ortaya çıkabilmesi için en iyi kaynakların keşfedilememesi
  4. İçeriğin etkisini ölçememek
  5. Organizasyonel kültür problemleri
  6. İçeriğin öne çıkartılamaması

Neyse ki, kurumların %75’i içerikle pazarlamaya olan yatırımlarını arttırmaktalar ve işe alımlardaki %43’lük artış da bir itiş gücü yaratacağa benziyor. Genellikle sadece birkaç kişiden oluşan içerikle pazarlama ekipleri, bu yeni işe alımlarla birlikte niteliksel değişimler de yaşayacak.

Daha önce de belirtildiği gibi, günümüzün içerikle pazarlama takımlarında en çok ihtiyaç duyulan yetenek “içerik üretim” yeteneği. Daha spesifik bir söylemle; ki yine Curata’nın 2016 Barometresi gösteriyor ki; şirketler yazar, editör ve reklam yazarı yeteneklerine sahip “çeşitli içerik kanallarında her biri için kaliteli reklam yazarlığı yapabilecek” kişilerin peşindeler! İstedikleri şey, yaratıcılık! Hem yaratıcı hem de okur ile bağ kurabilen bir anlayış bekliyorlar. Bununla da kalmıyor, bu kişilerde araştırmacılık becerileri de aranıyor. Bu yeteneklerden derin ve detaylı içerikler üretebilmeleri bekleniyor ki bu noktada araştırmacı gazetecilik öne çıkıyor.

Sadece resimaltı yazabilmek yetmiyor

Curata’nın defalarca yapmış olduğu anketlerde içerikle pazarlamacılar hep benzer duyarlılıkları ifade ediyorlar. “Yeterli içerik yok!” Pazarlama alt yapısından gelen metin yazarlarının çoğu, sadece ürün özelliklerini verip, bir hikâye yaratmanın önemini gözden kaçırabiliyorlar. Yüksek kalitede, yeterli düzeyde içeriği yaratmak konusunda zorluk yaşıyorlar. Röportaj ya da başka yollarla içeriden ve dışarıdan destek aldıklarında (Örneğin bir sosyal medya uzmanından) sınırlı zaman problemiyle karşılaşıyorlar. İçerik de gelişigüzel bir redaksiyondan geçirilerek sunuluyor. Hâlbuki tutarlı ve belli bir dizide içerik oluşturmak sürekli devam etmesi gereken bir uğraştır!

Yazar ve editör arayan iş ilanlarındaki artışın nedeni de bu. İçerikle pazarlamacılar şu hizmetleri bekliyorlar:
İç medya ( web-sitesi ve blog) ve dışarıdan destek alınan medya için yüksek kalitede orijinal içerik yazabilmek
Daha ilgili ve daha zengin içerik için kurumun iş ağındaki KOBİ’lerle röportaj yapabilecek yetkinlikte olmak
Kendisine dış kaynaklardan sağlanan içeriğe artı bir değer katmak için ısrarcı ve mücadeleci olmak
İçeriği çok hızlı bir şekilde editlemek.

Gerçek bir gazetecinin içerik editöründen farkı

Bir gazeteci, kitleye hitap eden bir haberi kaleme alır ve editörlüğünü yapar. Gazeteciler haberlerle ilgili önce bilgi toplar, yazar ve dağıtımını yaparlar. Kontekste göre gazetecilik terimi; editörler, yazarlar ve köşe yazarları gibi çeşitlilik içerir.
İyi bir gazeteci, araştırmacıdır ve çok iyi bir röportördür. Farklı çeşitlerdeki her mecra için bir hikâye kaleme alabilir. Akıcı bir diksiyona sahiptir, güçlü bir akıl süzgeci becerisine sahip olup, olumlu anlamda şüphecidir. İkna edici argümanlar üretir, işte tam da bu özelliği ile içerik pazarlamacıların hayran olduğu kişidir!

Marka veya dijital ajanlara iyi bir gazetecinin katkısı, büyük derecede etkililik sağlar. Aradığınız yüksek kalitedeki gazetecinin özellikleri şunlardır:

Kararlıdırlar

İyi bir gazeteci asla pes etmez. Bu da şu demek oluyor: Bir hikâyeye ondan bir sonuç çıkarana dek sıkıca sarılırlar! Hatta kurumun iletmiş olduğu hedef kitleyi kapsayan, hedef kitlenin ilgisini çekebilecek bir hikâye elde edene dek mücadele ederler! İyi bir gazeteci, internetten aldığı veriyi kopyala yapıştır yaparak standartların altında kalacak ya da orijinal olmayan içerikler sunacak biri değildir! Bu nokta, içerik pazarlamada çok önemlidir, sizler de fark etmişsinizdir ki içeriklerin çoğu birbirine benziyor, içgörüden uzaklar ve farklı kişiler tarafından yazılmış olmalarına rağmen özgün değiller!

Meraklıdırlar

İyi gazeteciler, etrafında dönen dünya hakkında bilgi sahibi olmak isterler ve meraklıdırlar. Haber için açlık çekerler. Hikâye yakalamak için tutku doludurlar. Bunları yaparken mecra ya da platform ayrımı gözetmezler, bu özellikler onların içinde vardır. Böylece eşsiz hikâyeleri avlayabilirler! Daha ötesinde, o haberde farklı açılar yakalayabilirler. Bu özellikler, bir organizasyonun iş ağında bulunan çevrelerden kayda değer bilgiler toplamak için çok önemlidir.

Korkusuzdurlar

Gerçek gazeteciler, bir konu hakkındaki bilgi eksikliği ile ya da herhangi birinin yaşamdaki statüsü ile korkutulup sindirilemezler! Eğer bir konu hakkındaki bilgi yeterlilikleri eksikse, onu araştırırlar! Konu hakkında bilgi sahibi olan kişilere kolayca ulaşabilirler. Uzmanlarla röportaj yapmak da ayrı bir uzmanlık gerektirir ki bu özelliğe de sahiptirler. Hayatın her alanından kişiyle rahatlıkla iletişim kurabilirler. Organizasyonunuzda uzman bir röportör ihtiyacınız için de, KOBİ’lerin ya da ilgili iş ağınızın aklındakileri bilmek, onları uyandırmak konusunda da gayet doğru tercihtirler. Ürün pazarlamadan, ürün yönetimine, mühendisliğe kadar tüm konular buna dahildir.

Empati kurarlar

Harikalar yaratan gazeteciler, ünlü sözdeki gibi, başkalarının ayakkabıları içinde dolaşabilenlerdir. İletişim kurdukları okuyucuların ne istediklerini bilirler. Bu, hayata başkalarının perspektifinden bakabilme özelliği gazetecilere; pazarı doğru okuma, pazarda ses getirecek güçlü hikâyelerle buluşma olanağını tanır. Bu, onların doğasında vardır.

Başlık ustasıdırlar

Bir gazeteciyseniz, bir hikâye kaleme almışsınız ve ses getirmemişse, kaybettiniz demektir. Bir hikâyeyi insanlara okutmak istiyorsanız, dikkat çekici bir başlık önemlidir! İnsanları üzerine tıklamalarına ikna edecek derecede etkili bir başlık yazabilmek, içerikle pazarlamacılar kadar gazeteciler için de değerlidir. Hem SEO hem de takipçi kazanma becerileri ister.

Editörlükte orkestra şefidirler

Harikalar yaratan bir gazeteci, iyi bir yazar olduğu kadar, çok iyi bir editördür de. Başkası tarafından yazılmış bir metni ele alıp, üzerinde tekrar çalışmak (yazarın ne anlatmak istediğine vurgu yapmak açısından en iyi yoldur) veya web-sitenizdeki bir konuk yazarın metninin kalitesinden emin olunması için hayatidir. Bu, içeriği tekrar kullanmak, diğer yayın mecraları için içeriği yeniden hedeflemek için de gereklidir. Ankete katılan içerik pazarlama uzmanlarından yalnızca %21’i, bu işi sistematik bir şekilde yaptıklarını itiraf etmişler.

İçeriğinizi başka mecralar, web-siteleri için hazırlamak (Örneğin: ortaklık kurduğunuz bir yardımcı medya) içerikle pazarlamada başarıyı yakalamak için anahtar bir unsurdur. Kaliteli içeriğe sahip diğer web-siteleri sizin sayfanızın linkini paylaştığında SEO sıralamanızda yüksek bir kazanım elde edersiniz. Daha önce paylaşılmış bir içeriğin yeniden kaleme alınarak, yeniden hedeflenmesi ise yatırımınızdan geri dönüm kazanmak açısından bir artıdır.

Curata, başlığın önemini şu örnekle ispatlıyor: “CEO’muz Pacan Deshpande’nin e-kitabından (The Ultimate Guide to Content Curation) özel bir bölüm alıp; baştanbaşa tekrar yazıp editörlükten geçirerek içeriği 5 Things to Consider for Content Curation olarak Hootsuite bloğunda yayınladık. Bu blogdan aldığımız back-linkle, Google aramalarında organik listeleme sonuçlarında başarı sağladık. Makalemiz, 4 aylık bir yayın süreciyle birlikte 1200’ün üzerinde paylaşıldı ve Curata’nın satış ekibine 32 yeni müşteri kazandırdı.”

Hikâyelerini her mecraya özel kurgulayabilirler

Bir gazetecinin başlıca rolü, hikâye anlatma sanatıdır. Bu yüzden bir makalenin; tonunun nasıl ayarlanması gerektiğini, bilginin net bir şekilde nasıl sunulacağını, bilmek zorundadırlar. Okuyucuların makaleleri okumaları, üzerine düşünmeleri, hissetmeleri hatta aksiyon almaları için, bu işin zanaatkarlığı nedir, bilirler. Bu amaçla da; video, text, grafik, fotoğraf ve ses kaydı gibi içerikler kullanırlar. Tüm bu özellikler; bir içerikle pazarlama uzmanının okuru ile pozitif bir bağ kurarak, bu ilişkinin satışla sonlanması için gereklidir.
Birçok gazeteci işe başladıklarında, “pazarlama” işini kendi başlarına öğrenemezler. Bu yüzden hızlanmaları için desteğe ihtiyaç duyarlar. Akıllı bir gazeteci bu işin detaylarını hemen kavrar. Pazarlama üzerine uzman olmamaları, birçok pazarlamacının içerik pazarlama işine girdiklerinde sıkça yaptıkları hatalara düşmelerini önler. Yani, bir avantajdır! Pazarlama tabanından gelen içerikle pazarlamacıların çoğu ne yazık ki ego merkezli içerikler üretip ürüne odaklanarak, daha ikna edici olan hikâye anlatma sanatından uzak kalırlar.

Bilgiyi sentezlerler

İyi gazeteciler, bilgiyi sünger gibi emerler. Yoğun bilgiyi araştırır ve süzgeçten geçirirler. Gerçekten değerli olan bilgiyi damıtarak, birkaç cümleyle sunabilirler. Gazeteciler araştırma yaparlarken binlerce sözcüğü okurlar ve röportaj yaparken de binlerce fazlasını yazabilirler. Böylece, yalnızca birkaç bin sözcükten etkili bir hikâye ortaya çıkartabilirler. Tüm bunlar; blog yazarlığı, PowerPoint sunumlarının hazırlanması, makale kaleme almak ve e-kitap yazarlığı gibi üretimler için vazgeçilmez becerilerdir!

Basit anlatma ustalarıdır

Einstein’ın ünlü bir sözünde de söylediği gibi: “Eğer basitçe anlatamıyorsan, onu anlamamışsın demektir.” Harika bir yazının özellikleri; sözcükleri ekonomik şekilde kullanmak, uzun ve kısa cümleleri bir arada doğru bir şekilde birleştirerek bir ritim, akış ve dinamizm yaratmakla ilgilidir. Gazeteciler, yüksek orandaki bilgiyi etkili bir şekilde kısaltmak ve birkaç sözcükle paketlemek konusunda adeta birer şairdirler!
Bu gazetecileri nasıl bulacaksınız?
Elbette iyi gazeteciler iyi gazetelerde çalışır. Ancak günümüz şartlarında çalışabilecek gazetelerden çok daha fazla gazeteci var ve bir çoğu istediği imkanlarda iş bulamıyor. İçerik pazarlama bu anlamda gazetecilerin içerik direktörü olarak rahatlıkla bir gıda markasında da çalışabilmesine olanak tanıyor. İlanlarınızda aradığınız özellikler olarak şunlara yer verebilirsiniz:

İçerik Pazarlama Direktörü için

İçerikle pazarlamaya tutku hisseden yaratıcı bir pazarlamacı arıyoruz. Eğer, girişimci bir iş ortamından keyif alıyorsan ve inovatif, dinamik bir ekiple çalışmak istiyorsan o zaman aradığımız sensin. Bir İçerikle Pazarlama Direktörü olarak öncelikli hedefin ve odaklandığın nokta editoryal takvimimizi yönetmek ve geliştirmek olacak. İzleyicilerimiz, takipçilerimiz için içerik üretmek ve yönetmek adına hem içerideki ekiple hem de diğer iş ortaklarımızla birlikte çalışacaksın. İçerik çalışmalarının şirketimizin bütünlüğü adına yarattığı etkiyi raporlaman istenecek.

Sorumluluklar

Editoryal takvimin yönetimi ve geliştirilmesinden sorumludur. Buna; blog yazıları, e-kitaplar, PowerPoint sunumları, müşteri memnuniyeti hikâyeleri ve tüm web içeriği dahildir.
Farklı medya kanalları dahilinde içeriğin kalitesi, üretimi ve dağıtımından sorumlu olmak
İçerik stratejisi ve yol haritası geliştirmek
Her çeyrek için ve yıllık olarak içerik pazarlama faaliyetleriyle ilgili hedefleri ve ölçümleri tanımlayıp sunmak
Satış sürecinin gelişimine odaklı bir şekilde içerik pazarlama faaliyetlerinin yaratıcı ve biricik niteliklerini devam ettirerek hedef kitle ile bağ kurmak
Her bir içerikten maksimum fayda sağlamak için mevcut içerikleri yeniden hedeflemek
İçerik pazarlama performansını analiz etmek, içgörüler çıkarmak ve sonuçları net bir şekilde sunmak

Gerekli Nitelikler

Web için yüksek ses getiren yaratıcı içerik üretiminde 3-10 yıllık tecrübe (İçerik örnekleri: E-kitaplar, blog yazıları, SlideShare içerikleri, fotoğraflar, infografikler)
Aday; yaratıcılık, mükemmel seviyede yazarlık ve editörlük niteliklerine sahip olmalıdır. Bununla birlikte, süreç odaklı yaklaşımla, veri üzerinden ilerleyen içerik pazarlama pratiklerine hâkim olmalıdır.

Birden çok aktiviteyi organize edebilme ve yönetebilme becerisi gerekmektedir. Hızlı işleyen pazarlama dinamiklerine sahip bir çalışma ortamında, önceliklerin doğru bir zamanlama ile yönetilmesi gerekmektedir.
SEO konusunda detaylı bilgi sahibi olunmalıdır, özellikle de içerik pazarlama sonuçlarına etki eden bir odaklanma ile optimizasyon gereklidir.
İletişim, Reklam, Gazetecilik, Pazarlama ve benzer alanlarda Lisans Derecesi

Gazeteciye mülakatta sorulması gerekenler

Aşağıda, adaya sorulması gereken sorulardan en önemlilerini bulacaksınız:

“Yazı yazmaktan bu kadar hoşlanmanın nedeni nedir?”

Bunu sormak neden önemli: İçerikle pazarlama, yazı yazmaktan çok daha fazlasıdır ancak yazı yeteneği bir içerikle pazarlama rock starı olmak için olmazsa olmaz becerilerdendir. Yaptığınız işe âşık olmanız gerekiyor.
Nelere dikkat etmeli: Yazı için tutku sahibi olduğuna dair işaretler arayın. Tutkularını nelerin harekete geçirdiğini anlamaya çalışın, bu tutkuyu gerçekleştirmek için ne tür yolları tercih ediyorlar? İçerik yaratırken, üretirken ne tür kişisel kazanç hissediyorlar?

“Son zamanlarda hazırlamış olduğunuz bir içeriğin; stil, dil ve ton özelliklerine nasıl karar verdiniz? Örnek paylaşır mısınız?”

Bunu sormak neden önemli: Aradığınız uzmanlar, çalışmalarında mutlaka belirli bir dil kullanacak ve görüşlerini de yansıtacaklar. Bununla birlikte, kendi stillerini korurken bunu şirketinizin ve takipçilerinizin ihtiyaçlarının bir fonksiyonu olarak kullanacaklar. Bu stili; içerik formatına ve hitap ettikleri okura göre de adapte etmeliler.

Nelere dikkat etmeli: Stillerini nasıl oluşturdukları üzerine spesifik örnekler istenmeli. Bununla birlikte stili oluştururken verdikleri kararları neye göre aldıkları da önemli.

“Daha önce hazırlamış olduğunuz; okuyucuyu eğlendiren ya da onu bilgilendirici bir içerik örneği paylaşır mısınız?”
Bunu sormak neden önemli: İçerikle pazarlama ancak okurlarınıza doğru zamanda, tam da ihtiyacı olan bilgiyi verdiğinizde işe yarar. Ancak bu tek başına yeterli değildir. Rakipleriniz arasından sıyrılmanız için içeriğinizin aynı zamanda bir duyguyla bağlantı kurması şart.

Nelere dikkat etmeli: Daha önce yapmış oldukları, bir hikâyeyi barındıran örnek içerikler isteyin. Bu içerikler, ürün tanıtımından ziyade, esprisi olan ya da okuyucuyu eğiten türden olmalı. Eğer aday size oldukça özgün formatlarda infografik, podcast veya interaktif içerikler sunmuşsa, bunlar oldukça büyük artılardan. Daha önce nerelerde görsel içerikler kullandıklarını, bu görsel içeriklerin neden başarılı olduğunu ya da olmadığını sorun.

“Daha önce, hakkında geri besleme almış olduğunuz bir içerik için durum değerlendirmesi yapabilir misiniz?”
Bunu sormak neden önemli: Bir içerikle pazarlama uzmanı nelerin işe yaradığı ve yaramadığı hakkında kesinlikle bir fikir sahibi olmalıdır. Bunun yanında işle ilgili yaptıkları kritikleri de dikkate almalı ve gerekli olan değişikliklere de izin verilmeli.
Nelere dikkat etmeli: Ne tür bir geri besleme aldıklarını anlamaya çalışın, bu geri dönüm onlara kendilerini nasıl hissettirmiş ve daha da önemlisi, bu geri besleme üzerine nasıl bir aksiyon almışlar?

Video İçerik Üretirken Bilmeniz Gerekenler

5 Mayıs 2016 0 Blog

Video, güçlü bir “storytelling” aracıdır! Markanızın promosyon niteliği taşıyan kampanyalarında, etki uyandıran fikirlerin paylaşımında, deneyimsel içerik eforlarınızda yalnızca öncelikli bir tecrübe alanı olarak kalmaz.

Bunun ötesinde video; ses, hareket ve görselin duygusal olarak kendini bütünlediği bir kombinasyondur. Bir görsel ürün olarak, markanızla takipçileri arasında daha derin, daha memnun edici ilişkiler kurmanızda size büyük katkı sağlar.
Video Değerlidir!

Videolar, içerik pazarlama profesyonelleri için en çok tercih edilen araçtır. Taktikseldir. Çünkü çok yönlü bir içeriktir ve doğru bir ifadeyle, bir kaldıraç gücü gibi işlev görür. Bu çok yönlülüğü ve niteliklerini açmak gerekirse, video içerik: İster uzun, ister kısa formatta hazırlanmış olsun, daima etkilidir! 6 saniyelik bir Vine videosu da öyle, uzun bir belgesel film de. Bir parça ifadeden başlayarak devam eden süreçte, seri bir konuşma yaratarak zamanla kendisini büyütür. İster ana mesajı veren bir kaynak gibi, ya da istenirse reklam öncesi bir atıştırmalık gibi de kullanılabilir. Herhangi bir içerik platformunda, bir görsel olarak sürekli gelişim gösterir! Örneğin; web-siteniz, blog adresiniz, YouTube gibi üçüncü parti kanallar, e-mailiniz, SlideShare iç sunum platformlarınız ve webinarlar… gibi. Hem masa üstü hem mobil ortamda tüketilmeye tamamen uygundur.

Diğer ilgili içerik çalışmalarınıza uygun olarak; revize edilebilir, yeniden hedeflenebilir ve tekrar paylaşılabilir.
Dilediğiniz süre boyunca arşivleyebilirsiniz. Ya da isterseniz, Meerkat ve Periscope gibi canlı yayın mesaj platformları kullanarak anlık da üretebilirsiniz.

Facebook, Twitter, Instagram ve Snapchat dâhil, sosyal ağlarda canlı olarak paylaşabilirsiniz.
Tabii ki video, hikâyenizi anlatırken her zaman tek tercihiniz olmayacaktır. Bu noktada doğru karar verebilmek için kendinize şu soruyu sorun: “Eğer görselin ve sesin faydalarını kullanmazsam, hikâyenin anlatımı eksik kalır mı?” Cevabınız evetse, mutlaka video formatını tercih edin!

Bir pazarlama uzmanı görüşüyle belirtmek gerekirse video, format olarak çok geniş bir yelpazede yaratıcılık ve strateji olanağı sunar. Görselin kullanımıyla birlikte stratejik pazarlama hedeflerinize kolayca ulaşırsınız. İzleyicilerinize eşsiz, eğlenceli bir deneyim yaşatabilirsiniz. Böylelikle pozitif, sürekli hatırlayacakları bu deneyimle, hedef kitlenizin markanızla ve markanızın ne için var olduğuyla ilgili bağ kurmasını sağlarsınız. Video, text formatın tek başına başaramayacağı bir şekilde, duygusal ton oluşturmanıza yardımcı olur. Özellikle, izleyicilerinizi eğitmek istiyorsanız; kredinizi artıran, sizi hayati bilginin güvenilir kaynağı yapan mükemmel bir platformdur.

Video içerik, markayı geliştirmenin ötesinde, takipçilerinizin amaçlarına ulaşmalarına da yardımcı olur. Konu anlatımları, ürün demoları, süreç rehberleri ve diğer pratik kaynakların anlatılmasında oldukça idealdir. Böylece, müşteriye vaat edilen değer, sonraki süreçlerde kendini devam ettirir ve marka vaadini canlı tutar!

Video yatırımından en iyi sonucu elde etmeniz için 9 ipucu:

1. Sadece ürüne değil, sürece de yatırım yapın: Video stratejiniz kendince bağımsız değildir, onu içerik pazarlama stratejinizin bir parçası olarak görün. Özellikle de ölçümleme konusunda! Böylece harcadığınız bütçeyi daha akıllıca kullanabilirsiniz.
2. Asıl amacınızı daima aklınızda tutun: Farkındalık yaratmak ya da başka bir amaç olsun, ürettiğiniz video mutlaka bir amaç içermelidir ve bu amacın içini doldurmalıdır. Video başarısı genellikle izlenme sayısı ile ölçülür ve videonun izlenmesinden sonra tüketicinin aksiyon alıp almadığı göz ardı edilir. Bu hataya düşmemek için tasarımınıza, izleyiciyi sonraki adımına yönlendiren bir “call to action” mutlaka ekleyin.
3. İzleyicinin ilgisini çeken bir senaryonuz olsun: Video içeriğin; ağır jargonlarla, karmaşık fikirlerle izleyiciyi sıkmaması gerekir. Bir kerede çok fazla hedefe odaklanmayın. Bu hataya düşmemek için; anlaşılır, izleyiciyi zorlamayan bir senaryonuz olmalıdır.
4. Yayınlamakla paylaşmak arasındaki farkı bilin: Video içeriğinizi herkesle paylaşmadan önce bir ana platform belirleyin. Bunun için iki yol var. Birincisi; Vimeo, Brightcove ya da Wistia gibi video platformları kullanarak kendi web-sitenizde yayına çıkmak. Diğeri de YouTube gibi popüler bir video dağıtım platformu kullanmak. Bu kanallar ücretsiz olmakla birlikte, sundukları araçların kullanımı kendi sunucunuzdakinden çoğu kez daha kolaydır.
5. Sosyal kanallarda doğru sahnede konumlanın: Videonuzu her yerde mi yoksa belirli sosyal kanallarda mı yayınlamalısınız? Bu sorunun cevabı, birçok dağıtım kanalında da aynı olduğu gibi, müşterinizin kişilik özelliklerinde yatıyor. Yani, hedef kitlenizi, internette ne zaman nerede vakit geçirdiklerini, hangi görevler için hangi kanalları seçtiklerini iyi bilmelisiniz.
6. Transkript ekleyin: Arama motorları, video içeriğini indekslemede, text içerikte olduğu kadar adapte değil. Videonuz içerisinde transkript olması, SEO açısından endişelerinizi ortadan kaldıracaktır.
7. Tag eklemeyi unutmayın: Video içeriğinize; ilgili tag’ler, başlıklar ve açıklamalar mutlaka ekleyin. Böylece hedef kitlenize içeriğinize kolaylıkla ulaşabilmesi için anahtar kelimeler bırakmış olacaksınız.
8. Videonuzu takipçilerinize, fanlarınıza ayrıca duyurun: Hazırladığınız video içerikten alınmış bir ekran görüntüsünü, e-mail aracılığıyla takipçilerinize ve fanlarınıza iletebilirsiniz. Hatta geri besleme talep edebileceğiniz bir tartışma ortamı bile yaratabilirsiniz.
9. Dikkat aralığını önemseyin: “Engagement data”, yani bağlılık verileri hedef kitlenizin tercihleri ve davranışları hakkında önemli iç görüler sağlayabilir. Bu verileri kullanarak video stratejinizi mükemmelleştirebilirsiniz. Örneğin, eğer izleyicilerin çoğu 10’uncu saniyeden sonra dikkat dağınıklığı eğilimi gösteriyorsa, videonuzun giriş bölümünü kısaltmak gibi bir iyileştirme yapabilirsiniz.
Özet olarak, video içeriğini başarılı bir içerik pazarlama stratejisinin yüksek performans gösteren önemli bir öğesi olarak konumlandırmak, yoğun çaba gerektiriyor. Fakat doğru bir planlama, biraz yaratıcılık ve biraz da akıllıca kararla, video içeriğin güçlü potansiyelinden her işletme yararlanabilir. Böylece müşterileriyle bağ kuran hikâyeler paylaşabilir ve onlara aksiyon almaları adına ilham verebilirler!

5 Kasım 2015 0 Blog

Bir Yazıyı Neler Okutur

Gazeteciliğe başladığımda ne kadar ağdalı ve anlaşılmaz yazarsam o kadar iyi olacağımı, yayın yönetmenimin beni daha çok takdir edeceğini düşünürdüm. Sene 99’du…

Devamını oku
27 Ekim 2015 0 Blog

Content Brand mi, Branded Content mi?

Sektör dışındakilere içerik pazarlamanın ne olduğunu anlatmakta zorlandığım zamanlar genellikle hep  şu örneği veriyorum. Bir kokteylde olduğumuzu hayal edelim. Birden yanınızda belirdim ve…

Devamını oku
13 Ekim 2015 0 Blog

İçerik pazarlama stratejisinde gözden kaçırılmaması gereken 5 ipucu

İçerik pazarlamayı sosyal medya içeriklerinden ibaret sandığımız günlerin üzerinden çok geçmedi.  Sonra birileri “Aslında sadece sosyal medya içerikleriyle olmaz bu iş, blog…

Devamını oku
11 Mart 2015 0 Blog

İçerik editörlerinin gazetecilerden alması gereken 5 tüyo

Dijital yayıncılıktan önce “editörüm” demek önemli bir şeydi. Editör olmak, sadece akıcı ve hoş bir üslupta yazı yazabilmekten öte, yüksek seviyede entelektüel…

Devamını oku
1 Mart 2015 0 Blog

Markalara Sosyal Medyada Başarı Getiren 10 Yol

Sosyal medya pazarlamanızı nasıl daha etkin bir hale getireceğinizi ve büyük markaların izlediği yöntemleri merak ediyorsanız aşağıdaki öneri ve örneklere mutlaka göz…

Devamını oku
12 Ekim 2014 0 Blog

Küçük işletmeler için içerik pazarlama

Geçenlerde işletmesini yeni kurmuş, tek bir çalışanı olan bir arkadaşım, “Bu içerik pazarlama denilen şey, sadece büyük işletmeler için mi, ben yapamaz…

Devamını oku
Sepetiniz