Our Blog

Lovemark Nedir, Ne Zaman Olunur ?

24 Haziran 2021 0 Blog

 

 Hepimizin gönlünde bir marka vardır ki sorulduğunda ilk aklımıza gelen, yeni ürünlerini büyük bir merakla beklediğimiz ve bir o kadar da yakınımız gibi güvenebildiğimiz. Bu cümleyi okurken bile o marka canlanmıştır zihninizde. İşte ‘lovemark’ terimi de tam olarak buna karşılık geliyor aslında. 

 

 Müşterisiyle duygusal bir bağ oluşturabilmiş, nesiller boyu sürebilecek çok ciddi bir güven ilişkisi kurabilen markaları ifade eden bir terim.

Lovemark teorisi sektörün önde gelen reklam ajanslarından Saatchi & Saatchi’nin CEO’su Kevin Roberts tarafından 2005 yılında hayatımıza kazandırıldı. Bu teori özetle insanların mantıklarından ziyade duygularıyla harekete geçtiklerini, markaların da buna bağlı olarak tüketicilerin gönlüne dokunmaları gerektiğini belirtiyor. Lovemark’ı gizem, duygu, samimiyet olarak 3 unsur üzerinde temellendiren Roberts, bu kriterlerin markalara saygının yanında sevgiyi de getireceğini savunmakta. 

 Peki markamızı Lovemark haline getirebilmek için ne yönde çaba harcamamız gerektiğini düşünelim. 

 

Müşterilerinizi Markanıza Ne Zaman Bağlayabilirsiniz ?

 

. Müşterilerinize kulak verip; doğru ve kesintisiz iletişim kurduğunuzda.

. Kitlenizle empati kurup, onlar gibi düşünüp ihtiyaçlarına doğru yanıtlar verdiğinizde.

. İşlerini kolaylaştırıp, sorunlarını çözmeye yönelik yaratıcı ve pratik fikirler ürettiğinizde.

. Müşterileriniz yeni ürün/hizmetlerinizi deneyimlemek için heyecan duymaya başladıklarında.

. Yeni keşifler yapabildiğinizde, fark yaratacak çalışmalar üretmeye başladığınızda.

 

 Kulağa oldukça hoş ve basitmiş gibi gelse de biraz detaylı düşündüğümüz zaman bu kavramla bütünleşebilmiş markaların dünya genelinde aslında ne kadar az sayıda olduğu fark ediyoruz. 

 Bir markayı bu seviyeye taşımak elbette çok zahmetli ve uzun vadeli stratejiler içeren bir süreç.  Maddiyattan çok daha fazlasını vaat edebilmek, özellikle ürün hizmet ve imaj konusunda bir senkron yakalayabilmek.

  Ancak bir yandan da bu büyük markaların kuruluş hikayelerine baktığımızda ne kadar dar imkanlarla başlayıp bugünlere geldiklerini düşünerek bunu bir motivasyon kaynağı olarak görmeliyiz.

 

 

E-Ticaret’te Markanızı Güçlendirecek 5 Formül

15 Mayıs 2021 0 Blog

1- Misafir Hesabıyla Alışveriş İmkanı Tanıyın

 Günümüzde tüketiciler artık kişisel verilerini çok daha fazla önemsiyor. İnsanlar e-ticaret sitelerine bütün kişisel bilgilerini girerek kayıt olmaktansa artık daha pratik bir şekilde üye olmadan alışverişlerini tamamlamak istiyor.  Ayrıca yapılan bir araştırmaya katılan tüketicilerin %34’ü, satın almayı tamamlamak için sitelerin hesap oluşturma zorunluluğunu gerekçe gösterip alışverişi yarıda bıraktığını belirtiyor.

 

2- İade ve Değişim İmkanlarınızı Daha Çok Vurgulayın

 İyi bir iade ve değişim imkanı sağlanması, tüketicilerin en önemli marka değerlendirme kriterlerinden birisi haline geldi. Müşterileriniz sizden sadece alışveriş yapana kadar değil, sonrasında da onlara sunacağınız iade ve değişim imkanlarından haberdar olmalı. Bu sayede hem ürünlerinizin hem de markanızın arkasında olduğunuzu da vurgulama şansı elde edersiniz.

 

3- Canlı Destek Hizmeti Sunun

 Bir ürünü satın almak üzere olduğunuzu hayal edin ve son anda bir aksilik yaşadığınızı varsayın. Alışveriş yaptığınız yerle irtibata geçip en hızlı şekilde sorununuzu çözmek istediğinizde karşınıza ‘Bize yazın biz size tekrar ulaşacağız’ tarzında bir iletişim kutusu bulmak ister miydiniz? 

Cevabınız hayırsa siz de müşterilerinizin size doğrudan ve anlık ulaşabilecekleri bir canlı destek sistemi bulundurmalısınız. 

 

4- Ürün Geri bildirimlerinizi Sergileyin

 Tüketicilerin bir şey satın almadan önce o ürünü deneyimleyen başka kullanıcıların yapmış olduğu yorumlara verdikleri önem su götürmez bir gerçek. Satış sayfanızda ürünleriniz hakkında yapılmış yorumları daha çok ön planda tutarak marka güvenilirliğinizi artırabilir, potansiyel müşterilerinizi daha hızlı etkileyebilirsiniz.

 

5- Sınırlı Süreli İndirimlerle Teşvik Edin

 Belirli ürünlerinizde yapacağınız kısa süreli indirimlerle müşterilerinizin ürünü kaçırıyorum duygusunu tetikleyebilir ve satın alma sürecini hızlandırabilirsiniz. Ayrıca yaptığınız bu kampanyalar müşterilerinizin hoşuna gidecek ve gelecek kampanyalarınızı kaçırmamak için markanızı daha sıkı takip edeceklerdir.

Markanızı ve Ürünlerinizi Parlatacak 5 Strateji

1 Mayıs 2021 0 Blog

Sosyal platformlardaki tüm stratejilerinize ve çabalarınıza rağmen hâlâ ürünleriniz istediğiniz ilgiyi görmediyse bir de bizim ipuçlarımıza şans verin.

 

 

 

1- Tanıtacağınız yeni ürünler için haftanın sabit bir gününü seçin. Takipçileriniz bir süre sonra o gün için ürün tanıttığınız bir içerik görme alışkanlığı edinecektir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2- Bir ürünü paylaşırken varsa aynı ürüne ait farklı renk ve ebattaki çeşitlerini de gönderilerinize ekleyin.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

3- Ürünlerinize ait kullanım videoları hazırlayın. Hazırlayacağınız bu videolar satın almaya teşvik etmede önemli bir unsur olacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

4- Üretim sürecinizde çekilmiş ilgi çekici, renkli ve markanıza hayran bırakacak görseller paylaşın.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

5- İlgi gören, çok satan, markanızı en iyi şekilde temsil ettiğini düşündüğünüz ürünleriniz için başa tutturulmuş hikayeler oluşturun.

 

Instagram’ın Göz bebeği: Reels

20 Nisan 2021 0 Blog

Instagram’ın Ağustos 2020 itibariyle hayatımıza dahil ettiği Reels, çok kısa sürede en popüler paylaşım türlerinden birisi oldu. Temel bakışta maksimum 30 saniyelik kısa videolar tarzında bir içerik olarak karşımıza çıkan Reels’ın, TikTok uygulamasıyla olan benzerliği de oldukça dikkat çekiyor.

 

Benzerliklerine rağmen Reels, dikkat çekici görsel efektleri, yaratıcı konuları ve eğlenceli müzikleri  sayesinde Instagram kullanıcılarından ilgi görmeyi başarabildi. 

Bu ilginin farkında olan Instagram’da, IGTV’de uyguladığı gibi Reels’ı da aktif ettikten sonra ön planda tutarak bu içeriği üretenlere keşfet kısmında daha çok yer verip geniş kitlelere ulaşma konusunda avantaj sağlamaya devam ediyor. Ayrıca Reels için ayrı bir sekme oluşturan Instagram, kullanıcılarının Reels içerikleri paylaşmaları ve izlemelerine yönelik teşviğini sürdürüyor. 

Reels kullanımları hakkında henüz bugüne kadar resmi bir istatistik paylaşmayan Instagram, geçtiğimiz haftalarda ise içerik üreticileri için uygulayabilecekleri bir Reels rehberi yayınladı. 

Reels

Nelerin yapılması, nelerin yapılmaması gerektiğini gösteren ve birinci kaynaktan elde edilen bu rehbere uymak tüm kullanıcılar için mutlaka temel öncelik olarak kabul edilecektir.

 

Reels’ı Markanız İçin Nasıl Kullanabilirsiniz?

Reels’ın yükselişini görüp henüz markanız için kullanmaya başlamadıysanız büyük bir fırsatı elinizden kaçırıyor olabilirsiniz. İçeriklerinizi zenginleştirmekle beraber mevcutta Instagram’ın Reels’a olan teşviğinden de faydalanmak size büyük avantaj sağlayacaktır. 

Instagram Reels’ın bu popülerliğini marka hesabınıza entegre edebilmek hem kreatif yönden markanızı öne çıkaracak hem de kısa sürede etkileşiminizi artırarak daha geniş kitlelere ulaşmanıza yardımcı olacaktır. Ayrıca Reels henüz yeni tarz bir içerik olduğundan yapacağınız paylaşımlar kendi alanınızda çok daha kolay fark edilmeniz ve aradan sıyrılabilmeniz için altın bir fırsat olabilir. 

Peki markanız için Reels’lar oluşturmaya karar verdiğinizde ne tarz içerikler paylaşmanız gerektiğini düşündünüz mü ?

Sizlere markanız için Reels içerikleri oluştururken faydalanabileceğiniz birkaç tavsiye derledik.

1-Hikayenizi Anlatın

Eğer henüz küçük bir işletmeyseniz Reels sizi daha geniş kitlelere ulaştırma konusunda iyi bir yardımcı yol olabilir. Kendinizi, işletmenizi ve işletmenizde neler yaptığınızı sanki bir arkadaşınıza anlatıyormuş gibi mümkün olduğunca samimi ve doğal bir şekilde anlattığınız videolarla insanların sizi tanımalarını sağlayın. 

2-Pratik Bilgiler Verin

Ürünlerinizin veya hizmetlerinizin insanlara nasıl katkı sağladığını, hayatlarını ne kadar kolaylaştırdığını fark ettirecek pratik bilgiler içeren Reels videolar hazırlayın. Bu sayede hem mevcut kitlenizin sadakatini kazanabilir hem de potansiyel müşterilerinizi satın alma konusunda daha hızlı ikna edebilirsiniz.

 

3-Sıkça Sorulan Soruları Ele Alın

 Muhtemelen markanız ve ürünlerinize yönelik özel mesajlardan, yorumlardan veya diğer iletişim kanallarından farklı farklı pek çok soru alıyorsunuz. Bu sorulardan çok spesifik olanları veya  en çok sorulanları ele aldığınız Reels videoları hazırlayabilirsiniz. Ayrıca bu türde bir içerik markanızın müşteri ilişkilerine verdiği önemi anlatmaya da katkı sağlayacaktır.

4-Kullanım ve Deneyim Videoları Hazırlayın

 Müşterileriniz veya hedef kitleniz markanızı ve ürünlerinizi ismen biliyor olabilir ancak bu aynı zamanda ürünlerinizi de deneyimleme fırsatı yakalamış olduklarını göstermez. Ürünlerinizi tanıttığınız içerikler dışında sizin geliştirdiğiniz ya da müşterilerinizden ilham aldığınız farklı kullanım tarzlarını gösterdiğiniz Reels içerikleri hazırlayabilirsiniz. 

 Örneğin özel tariflere sahip bir tatlı üreticisi olduğunuzu varsayalım. Sokağa çıkıp şehrin farklı yerlerinde ürünlerinizi daha önce hiç deneyimlememiş rastgele kişilere yaptığınız bir tadım testi videosu oldukça ilgi çekici olacaktır.

5- Bir Gününüzü Anlatın

 Ofisinizin ya da üretim bölümünüzün rutin bir iş gününü ele alın. Günlük olarak mesai saatleri içerisinde gerçekleştirdiğiniz aktivitelerden, toplantılardan veya üretim hazırlıklarından alacağınız kesitleri birleştirerek günlük bir hikaye şeklinde keyifli bir Reels oluşturabilirsiniz.

Tüketiciler Markanızı Takibi Neden Bırakır

19 Mart 2021 0 Blog
unfollow

 

 

Günümüz dünyasında tüketicilerin konvansiyonel medya alışkanlıklarının değişerek dijital platformlara yönelmesi, sosyal medyayı markaların hedef kitlelerine doğrudan ulaşabilmelerini sağlayan en önemli kaynak haline getirdi. 

Hali hazırda devam eden bu dönüşüme ek olarak özellikle Kovid-19 salgınının tüketici alışkanlıklarında meydana getirdiği kritik değişimler, markaların da pazarlama stratejilerini buna yönelik şekillendirmelerini zorunlu hale getirdi. 

İlk zamanlar sadece prestij amaçlı sosyal medya hesapları bulunan büyük şirketler bile artık yeni tanıtacağı ürünleri ve kurumsal imajını bu platformlar üzerinden yürütür noktaya geldi. Tüketiciler ise önceleri sadece kullandıkları markaya bağlılıklarından edindikleri takip etme alışkanlığını artık pek çok farklı kriter üzerinden değerlendirir noktaya ulaştı. Markalar her ne kadar yeni kitlelere ulaşmayı birinci hedef olarak görüyor olsa da, aynı şekilde mevcut müşterilerini kaybetmemek için de bir o kadar çaba sarf etmeleri gerekmekte. Buna rağmen özellikle Instagram’da takipçi sayılarını sabit tutturmakta bile zorlanabiliyorlar. Peki bunun nedeni ne? 

Daha da önemli bir soru içerik tüketiminin  hızla arttığı günümüzde hedef kitlemizin ilgisini sürekli nasıl canlı tutabiliriz? 

 

Müşterileriniz Neden Sizi Takibi Bırakıyor  

    Marka-İçerik Uyumsuzluğu

İçeriklerinizin markanızın kimliği veya ürünlerinizle örtüşmemesi müşterilerin sizi takibi bırakmalarında en önemli faktörlerden birisi. Müşterilerin ve hedef kitlenizin sizden ne görmek isteyeceğini iyi analiz edip buna yönelik paylaşımlar yapmalısınız. 

Örneğin mutfak grubu eşyaları üreticisi olarak bilinen bir markanın hikayelerinde veya gönderilerinde çocuk odası mobilyaları da paylaşması bir noktadan sonra asıl kitlesinde kayıplara yol açacaktır.

    Zayıf Müşteri Hizmetleri

Satış gerçekleşene kadar olan süreçte müşteriye gösterilen ilgi ve özenin satış sonrasında gösterilmemesi günümüz tüketici alışkanlıklarına ters düşmektedir. Sprout Social’ın yaptığı bir araştırmaya katılan tüketicilerin %49’u kötü bir müşteri hizmeti yöneten markayı takip etmeyi bıraktıklarını ortaya koymaktadır.

    Çok Fazla Reklam Vermek

Sosyal medya platformlarında daha geniş kitlelere ulaşmak için reklam vermek elbette önemli bir yöntem. Ancak bu durumun olması gerekenden fazla yapılması müşterilerin markanızdan soğumalarına sebep olacaktır. Reklamlı gönderilerinizin kitlenizde nasıl karşılık bulduğunu iyi analiz ederek bu durumun önüne geçmek ise yine sizin elinizde. 

    Gizlilik Endişeleri

Online alışverişin gittikçe yaygınlaşması, markaların tüketicilere ait kişisel bilgilere doğrudan ulaşabilmelerini de beraberinde getirdi. Günümüz tüketicisinin bakış açısına göre bu bilgilerin gizli kalacağına olan güven marka seçimlerinde en önemli önceliklerden biri olarak gösteriliyor. Markalar olarak bu verileri kesinlikle üçüncü bir firmayla paylaşmayıp, sağlam bir güvenlik sisteminizin olmasına önem vererek marka imajınızı yükseltip aynı zamanda kitlenizin size olan bağlılığını koruyabilirsiniz.

    Çok Az veya Çok Fazla Gönderi

Marka olarak sosyal platformlarda aktif olmanız müşterilerinizin sizi unutmamalarını sağlayacaktır. Ancak bu aktifliğin dengesini de oldukça iyi korumalısınız. Çok fazla gönderi paylaşmak bir süre sonra kitlenizi rahatsız etmeye başlayacaktır. Müşterilerinizin uygulamaya girdiğinde sürekli markanıza ait içerikler görmesi zamanla profilinizi sessize almalarına veya sizi zaman tünelinde gizlemelerine neden olacaktır. 

Aynı şekilde çok az gönderi paylaşmak da kitleniz gözünde markanızı pasif bir konuma sokup sizi takipten çıkmalarına yol açacaktır.

Instagram Hikayeleriyle İşletmenizi Daha Fazla Kişiye Ulaştıracak 6 İpucu

5 Mart 2021 0 Blog

Instagram, her geçen gün artan kullanıcı sayısı ile basit bir fotoğraf- video paylaşma uygulaması özelliğinden uzaklaşarak; markalar, içerik üreticileri ve işletmeler için bir ticari savaş alanına ev sahibi olma özelliğini sürdürüyor.

2020 yılı itibariyle Türkiye’de 38 milyon aktif Instagram kullanıcısının bulunması, bu savaşın ne kadar stratejik olduğunu ve ayrıca boyutunun da ne denli büyük olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Sürekli gelen yeni özellikler, kitlelere ulaşmak için Instagramı kullanan içerik üreticileri arasındaki rekabeti daha da kızıştırıyor. Her yeni güncellemeyle markalar stratejilerini yeni baştan kuruyor.

Bu güncellemelerin en önemlilerinden birisi de 5 yıl önce hayatımıza giren ‘Instagram Hikayeleri’ özelliği. Uygulamanın güncel tasarımında akış sayfasının en üstünde konumlanan, içinde fotoğraf veya video yer alan bu küçük yuvarlak baloncuklar zamanla Instagram’ın en popüler paylaşım yöntemi haline geldi.

Hikayeler nasıl bu kadar popüler hale geldi?

Uygulamaya giriş yapan kullanıcılarının ilk karşılaştığı içeriklerin artık hikayeler olması, anlık paylaşılabilmesi ve 24 saat içinde kaybolması hikayeleri 2020 itibariyle günlük olarak 500 milyondan fazla yayınlanan veya izlenen bir paylaşım türü haline getirdi. Ayrıca hikayelerin gönderilere göre daha kısa sürede hedef kitleyle doğrudan iletişim kurma imkânı sunması ve etkileşimin daha yoğun olması bunda belirleyici unsur oldu.

Peki hikayeler özelliğini ne kadar doğru veya etkili kullanıp kullanmadığınızı hiç değerlendirdiniz mi? İşte size hem geçmişte paylaştığınız hikayelerinizi analiz edebileceğiniz hem de yeni oluşturacağınız paylaşımlarınızda göz önünde bulundurmanız gereken tavsiyeler.

                   1. Başa Tutturulmuş Hikayeler Oluşturun

Bir kullanıcı paylaşımınızı gördüğünde veya instagram profilinizi ziyaret ettiğinde sizi daha önce hiç duymamış olabilir. Pek çok kez iyi bir instagram biyografiniz olması gerektiğini duymuşsunuzdur. Başa tutturulmuş hikayeler sayesinde temel birkaç cümleden oluşan biyografiniz dışında markanızı; projelerinizi ve ürünlerinizi görsel içeriklerle zenginleştirerek çok daha etkili bir şekilde ziyaretçilerinize sunabilirsiniz.

                  2. Fenomenlerle İşbirliği Yapın

Fenomenlerle iş birliği yapmak instagramın şüphesiz en büyük trendlerinden birisidir.  Anlaşma yaptığınız bir fenomenin projenizi veya ürününüzü anlattığı hikayeler profilinizin trafiğini ciddi şekilde artırmanıza yardımcı olacaktır.

Örneğin bir fenomenle yapacağınız ortak bir canlı yayın veya hesabınızı bir günlüğüne kendi paylaşımlarıyla yönetmesi tarzında özel içerikler kitleniz tarafından daha doğal bir reklam yöntemi olarak kabul görecektir.

                3.Anketler Oluşturun- Küçük Yarışmalar Düzenleyin

Takipçilerinize yönelik oluşturacağınız anketler ve minik yarışmalar hem kitlenizle etkileşiminizi artıracak hem de sizin için bir araştırma fırsatı oluşturarak doğru hedeflenmiş içerikler üretmeniz için ilham kaynağı olacaktır.

Örneğin gezi ve seyahat konuları üzerine içerik üretiyorsanız, takipçilerinize nereye seyahat etmek istedikleri veya beğendikleri yerler hakkında mini anketler düzenleyip sonuçlara göre talep gören yerlere yönelik paylaşımlara daha çok ağırlık verebilirsiniz.

                4.Etiket (hashtag) ve Konum Bilgisi Kullanın

Hikayelerinizde paylaştığınız içeriklerle paralel olarak kullanacağınız etiketler bu etiket gruplarını takip eden kullanıcıların ilgisini çekecektir. Bulunduğunuz sektörün trendlerini takip edip, bununla uyumlu anahtar kelimeleri ve ilgi çeken etiketleri kullanarak profilinizin trafiğini artırabilirsiniz.

Ayrıca projelerinizin gerçekleştiği konumların bilgisini de hikayenize ekleyerek yeni iş birlikleri oluşturabilir, tesadüfen o konumda bulunan kişileri varlığınızdan haberdar etme fırsatı yakalayabilirsiniz.

               5.Hikayelerinizi GIF, Sticker ve Animasyonlarla Renklendirin

Her geçen gün Instagram da dahil olmak üzere pek çok sosyal medya uygulaması, kullanıcılarının içeriklerinde GIF, sticker ve animasyon figürleri kullanmalarını teşvik edici pek çok adım atmaktadır. Hikayelerinizde tasarımla bütünleşecek şekilde bu yenilikleri kullanmak hem paylaşımlarınızı süsleyecek hem de kitlenizle olan etkileşiminizi artırmanıza yardımcı olacaktır.

               6.Memnuniyetleri Paylaşın

Markanıza gelen olumlu geri dönüşleri veya başka markalarla gerçekleştirdiğiniz pozitif iş birliklerini hikayelerinizde paylaşın. Bu paylaşımlar marka imajınızın ciddi şekilde güçlenmesine katkı sağlayacaktır.

Ayrıca bu tarz içerikler kitleniz içerisinde sizinle iş birliği yapmayı hedefleyen potansiyel unsurları harekete geçirmekte yardımcı olacaktır.