Our Blog

Shadow Ban Nedir, Neden Olur ?

13 Ağustos 2021 0 Blog

Özellikle son zamanlarda Instagram’da sıklıkla duyar olduğumuz bir terim var o da Shadow Ban. 

 

Aslında sadece Instagram’da değil, üyelik sistemiyle çalışan çoğu platformda profil hareketlerinizi kısıtlayıcı bir yasak olarak tanımlayabileceğimiz Shadow Ban’ı Türkçeye hesabınızın gölgelenmesi ya da sınırlanması olarak çevirebiliriz. 

Ayrıca bu sınırlama, beraberinde profilinizde pek çok erişim ve etkileşim azalmaları meydana getirmekte. 

 Görüntülenmelerinizdeki dramatik düşüşler, gönderilerinizin eskisine göre çok az etkileşim alması, keşfette yer alamamanız, yapılan aramalarda profilinizin en altlarda çıkması hatta bazen bulunamaması gibi normal seyrin akışına ters durumlar hesabınızın Shadow Ban yemiş olabileceğine dair bazı işaretler olarak gösterilebilir. 

 

Hesaplara Shadow Ban Neden Uygulanır ?

 Platform temelli teknik bir hatadan kaynaklanmadığı sürece bu kısıtlamalar, yapılan belirli hataların sonucunda ortaya çıkmaktadır. Uygulama kurallarını ihlal eden aktivitelerde bulunmak bu sınırlamaların başlıca nedenidir. 

 Bu yüzden farkında olarak ya da olmayarak yaptığınız bazı yanlışlar geri dönüşü olmayan sonuçlara, bütün emeklerinizin heba olmasına yol açabilir.

 

– Aşırı Şekilde Hesap Takip Etmek

  Takipçi kazanmak amacıyla normalin çok üstünde hatta rastgele bir şekilde sürekli yeni hesaplar takip etmek bir noktadan sonra profilinizin uygulama tarafından spam olarak algılanmasına neden olabilir. 

  Bunun sonucunda da hesap aktiviteleriniz geçici veya kalıcı olarak sınırlandırılabilir ve tekrar organik etkileşimler kurmak istediğinizde sorunlar yaşayabilirsiniz.

 

– Takipçi ve Etkileşim Satın Almak- Beğeni Gruplarına Katılmak

  Yapılan en büyük hatalardan birisi de kısa yoldan kural dışı yöntemlerle takipçi satın almak veya beğeni gruplarına katılmak. Gerçek manada zaten değer bulmayan bu yöntem hesabınızın uygulama tarafından kısıtlanmasına ve pasifize edilmesine yol açabilir. 

 

– Etkileşim Uğruna Hatalı Etiketler Kullanmak

 Gönderilerinizde sırf ilgi göreceğini düşündüğünüz için kullandığınız: konuyla alakasız, kimi zaman farkında olmasanız da yasaklı sayılabilecek içerikler barındıran, 3.parti programlarla desteklenen hashtagler yüzünden profiliniz de zamanla algoritmanın radarına yakalanacaktır.

 Ayrıca her paylaşımınızda çok fazla hashtag ve kişi etiketlemek de bir noktadan sonra şüpheli davranış olarak algılanabilmektedir.

 

– Kategorinizin Dışında İçerikler Paylaşmak

 Instagram, özellikle işletme hesaplarının, hangi sektör için içerik üretiyorsa aynı şekilde profil kategorilerinden de doğru alanla eşleştirilmiş olmasını bekliyor. 

 Instagram, hedef kitlenizle paylaşımlarınızın uygunluğunu analiz ettiğinde ortaya çıkabilecek tutarsızlıklar sonucu hesabınızı spam kategorisine dahil edebilir.

Profilinizi Bir Üst Seviyeye Taşıyın: Presets’ler

31 Mayıs 2021 0 Blog

Ziyaretçiyi görsel anlamda büyüleyecek bir profile sahip olmak şüphesiz tüm Instagram içerik üreticileri için öncelikli hedeflerinden bir tanesi. Ayrıca benzer yöntemlerle editlenmiş, renk ve tasarım olarak uyumlu bir profilin her zaman daha profesyonel ve organize gözüktüğü de inkar edilemez bir gerçek.

 Günümüzde işletme profillerinin aynı zamanda bir portfolyo misyonuna sahip olması, Presets’lerin özellikle görselliğine önem veren markalar ve içerik üreticileri tarafından neden bir an önce kullanılmaya başlanması gerektiği konusunda ipuçları veriyor.

 Peki Presets Nedir?

 Presets, kendi hazırladığınız veya internetten edindiğiniz, Adobe Ligthroom gibi bir düzenleyici programla fotoğraflarınıza tek tıklamayla uygulayabildiğiniz önceden hazırlanmış ayarlar bütünüdür. 

 Adobe Lightroom, Adobe Photoshop ve VSCO gibi yaygın kullanılan programlar sayesinde kendi Presets’lerinizi oluşturabilir, farklı platformlardan da daha kolay Presets bulma şansı elde edebilirsiniz. 

Özellikle iş yükünü hafifletmek isteyen fotoğrafçılar, sosyal medya uzmanları, profilini bir üst seviyeye taşımayı hedefleyen Influencer’lar ve görsel imajını daha güçlü yansıtmayı hedefleyen markalar arasında Presets kullanımı her geçen gün daha da artıyor.

 

 

Presets Kullanımı Size Ne Gibi Avantajlar Sağlar ?

1-Kendi Tarzınızı Yansıtırsınız

 Marka kimliğinizi veya konseptinizi en iyi yansıttığını düşündüğünüz renklerle oluşturduğunuz filtreleri gönderilerinize uygulayarak kendi tarzınızı yansıtacak bir profil oluşturabilirsiniz.

 Ayrıca Presets kullanılarak belirli bir uyum içerisinde tasarlanmış görseller, özenle hazırlanmış içeriklerle birleştirilerek yapılmış paylaşımlar profilinize ve markanıza bir istikrar katacaktır. Bu sayede paylaşımlarınıza sizin profiliniz haricinde başka mecralarda denk gelen takipçileriniz o içeriğin size ait olduğunu fark edecektir.

 

2- Zamandan Tasarruf Edersiniz

 Presetsler özellikle yoğun bir çalışma temposuna sahip sosyal medya uzmanları, editörler ve fotoğrafçıları her görseli teker teker düzenleme yükünden kurtarıyor. 

 Her ne kadar seri fotoğraflar içinde vurgulanmak istenen farklı detaylar bulunsa da temel ışık, netlik ve renk dengesi gibi ayarlar bu sayede tek tuşla otomatik olarak istenilen hale getirilebiliyor. 

 

3- Gönderi Kalitenizde Artış Yakalarsınız

  Kendinizi fotoğraf üzerinde düzenleme yapma konusunda başarılı bulmuyor olabilirsiniz. Veya üzerinde çalıştığınız Presets hayal ettiğiniz gibi gözükmeyebilir. Bu oldukça normal bir durum ve fotoğraf düzenleyebilmek aslında başlı başına bir iş. 

 Yazının ilk kısımlarda belirttiğimiz gibi kullanacağınız Presetsleri mutlaka kendiniz oluşturmak zorunda değilsiniz. Pek çok platformda ücretli veya ücretsiz bir şekilde sunulan Presetsler mevcut. 

 Destek alarak hazırladığınız veya satın aldığınız, çok daha profesyonel şekilde hazırlanmış Presetsler sayesinde mevcut fotoğraflarınızın da kalitesini çok daha üst seviyeye taşıyabilirsiniz. 

 Bu sayede kitleniz profilinizin çok daha önem verilerek hazırlandığını fark edecek, içerikleriniz çok daha değerli bulunacaktır.

Instagram’ın Göz bebeği: Reels

20 Nisan 2021 0 Blog

Instagram’ın Ağustos 2020 itibariyle hayatımıza dahil ettiği Reels, çok kısa sürede en popüler paylaşım türlerinden birisi oldu. Temel bakışta maksimum 30 saniyelik kısa videolar tarzında bir içerik olarak karşımıza çıkan Reels’ın, TikTok uygulamasıyla olan benzerliği de oldukça dikkat çekiyor.

 

Benzerliklerine rağmen Reels, dikkat çekici görsel efektleri, yaratıcı konuları ve eğlenceli müzikleri  sayesinde Instagram kullanıcılarından ilgi görmeyi başarabildi. 

Bu ilginin farkında olan Instagram’da, IGTV’de uyguladığı gibi Reels’ı da aktif ettikten sonra ön planda tutarak bu içeriği üretenlere keşfet kısmında daha çok yer verip geniş kitlelere ulaşma konusunda avantaj sağlamaya devam ediyor. Ayrıca Reels için ayrı bir sekme oluşturan Instagram, kullanıcılarının Reels içerikleri paylaşmaları ve izlemelerine yönelik teşviğini sürdürüyor. 

Reels kullanımları hakkında henüz bugüne kadar resmi bir istatistik paylaşmayan Instagram, geçtiğimiz haftalarda ise içerik üreticileri için uygulayabilecekleri bir Reels rehberi yayınladı. 

Reels

Nelerin yapılması, nelerin yapılmaması gerektiğini gösteren ve birinci kaynaktan elde edilen bu rehbere uymak tüm kullanıcılar için mutlaka temel öncelik olarak kabul edilecektir.

 

Reels’ı Markanız İçin Nasıl Kullanabilirsiniz?

Reels’ın yükselişini görüp henüz markanız için kullanmaya başlamadıysanız büyük bir fırsatı elinizden kaçırıyor olabilirsiniz. İçeriklerinizi zenginleştirmekle beraber mevcutta Instagram’ın Reels’a olan teşviğinden de faydalanmak size büyük avantaj sağlayacaktır. 

Instagram Reels’ın bu popülerliğini marka hesabınıza entegre edebilmek hem kreatif yönden markanızı öne çıkaracak hem de kısa sürede etkileşiminizi artırarak daha geniş kitlelere ulaşmanıza yardımcı olacaktır. Ayrıca Reels henüz yeni tarz bir içerik olduğundan yapacağınız paylaşımlar kendi alanınızda çok daha kolay fark edilmeniz ve aradan sıyrılabilmeniz için altın bir fırsat olabilir. 

Peki markanız için Reels’lar oluşturmaya karar verdiğinizde ne tarz içerikler paylaşmanız gerektiğini düşündünüz mü ?

Sizlere markanız için Reels içerikleri oluştururken faydalanabileceğiniz birkaç tavsiye derledik.

1-Hikayenizi Anlatın

Eğer henüz küçük bir işletmeyseniz Reels sizi daha geniş kitlelere ulaştırma konusunda iyi bir yardımcı yol olabilir. Kendinizi, işletmenizi ve işletmenizde neler yaptığınızı sanki bir arkadaşınıza anlatıyormuş gibi mümkün olduğunca samimi ve doğal bir şekilde anlattığınız videolarla insanların sizi tanımalarını sağlayın. 

2-Pratik Bilgiler Verin

Ürünlerinizin veya hizmetlerinizin insanlara nasıl katkı sağladığını, hayatlarını ne kadar kolaylaştırdığını fark ettirecek pratik bilgiler içeren Reels videolar hazırlayın. Bu sayede hem mevcut kitlenizin sadakatini kazanabilir hem de potansiyel müşterilerinizi satın alma konusunda daha hızlı ikna edebilirsiniz.

 

3-Sıkça Sorulan Soruları Ele Alın

 Muhtemelen markanız ve ürünlerinize yönelik özel mesajlardan, yorumlardan veya diğer iletişim kanallarından farklı farklı pek çok soru alıyorsunuz. Bu sorulardan çok spesifik olanları veya  en çok sorulanları ele aldığınız Reels videoları hazırlayabilirsiniz. Ayrıca bu türde bir içerik markanızın müşteri ilişkilerine verdiği önemi anlatmaya da katkı sağlayacaktır.

4-Kullanım ve Deneyim Videoları Hazırlayın

 Müşterileriniz veya hedef kitleniz markanızı ve ürünlerinizi ismen biliyor olabilir ancak bu aynı zamanda ürünlerinizi de deneyimleme fırsatı yakalamış olduklarını göstermez. Ürünlerinizi tanıttığınız içerikler dışında sizin geliştirdiğiniz ya da müşterilerinizden ilham aldığınız farklı kullanım tarzlarını gösterdiğiniz Reels içerikleri hazırlayabilirsiniz. 

 Örneğin özel tariflere sahip bir tatlı üreticisi olduğunuzu varsayalım. Sokağa çıkıp şehrin farklı yerlerinde ürünlerinizi daha önce hiç deneyimlememiş rastgele kişilere yaptığınız bir tadım testi videosu oldukça ilgi çekici olacaktır.

5- Bir Gününüzü Anlatın

 Ofisinizin ya da üretim bölümünüzün rutin bir iş gününü ele alın. Günlük olarak mesai saatleri içerisinde gerçekleştirdiğiniz aktivitelerden, toplantılardan veya üretim hazırlıklarından alacağınız kesitleri birleştirerek günlük bir hikaye şeklinde keyifli bir Reels oluşturabilirsiniz.

ReMarketing’in Markanıza Katacağı 4 Avantaj

6 Nisan 2021 0 Blog

 

Remarketing (Yeniden Pazarlama) günümüzün en yaygın kullanılan dijital pazarlama yöntemlerinden bir tanesi. 

Geçmişte sitenizi ziyaret etmiş, uygulamalardaki profilinizle etkileşimde bulunmuş kullanıcıları tekrardan hedeflemenizi sağlayan bu reklam yöntemini kullanmanızın markanıza katacağı 4 avantajı derledik.

 

1- Tüketicilerin ilgilendiği ürünleri farklı platformlarda sizin ilanlarınızla görmeleri marka bilinirliğinizi artıracaktır.

2- Müşterilerinizin hangi tür ürünler aradığını bilmeniz sayesinde kişilere özel daha doğru hedeflenmiş reklamlar oluşturabilirsiniz.

3-Kişilerin ihtiyaçlarına yönelik oluşturulmuş içerikler, müşterilerinizin sitenizle veya profilinizle etkileşiminlerinin artmasına yardımcı olacaktır.

4- Remarketing sayesinde geleneksel reklam yöntemlerine kıyasla daha az maliyetle daha yüksek dönüşümlü projeler yaparsınız.

Tüketiciler Markanızı Takibi Neden Bırakır

19 Mart 2021 0 Blog
unfollow

 

 

Günümüz dünyasında tüketicilerin konvansiyonel medya alışkanlıklarının değişerek dijital platformlara yönelmesi, sosyal medyayı markaların hedef kitlelerine doğrudan ulaşabilmelerini sağlayan en önemli kaynak haline getirdi. 

Hali hazırda devam eden bu dönüşüme ek olarak özellikle Kovid-19 salgınının tüketici alışkanlıklarında meydana getirdiği kritik değişimler, markaların da pazarlama stratejilerini buna yönelik şekillendirmelerini zorunlu hale getirdi. 

İlk zamanlar sadece prestij amaçlı sosyal medya hesapları bulunan büyük şirketler bile artık yeni tanıtacağı ürünleri ve kurumsal imajını bu platformlar üzerinden yürütür noktaya geldi. Tüketiciler ise önceleri sadece kullandıkları markaya bağlılıklarından edindikleri takip etme alışkanlığını artık pek çok farklı kriter üzerinden değerlendirir noktaya ulaştı. Markalar her ne kadar yeni kitlelere ulaşmayı birinci hedef olarak görüyor olsa da, aynı şekilde mevcut müşterilerini kaybetmemek için de bir o kadar çaba sarf etmeleri gerekmekte. Buna rağmen özellikle Instagram’da takipçi sayılarını sabit tutturmakta bile zorlanabiliyorlar. Peki bunun nedeni ne? 

Daha da önemli bir soru içerik tüketiminin  hızla arttığı günümüzde hedef kitlemizin ilgisini sürekli nasıl canlı tutabiliriz? 

 

Müşterileriniz Neden Sizi Takibi Bırakıyor  

    Marka-İçerik Uyumsuzluğu

İçeriklerinizin markanızın kimliği veya ürünlerinizle örtüşmemesi müşterilerin sizi takibi bırakmalarında en önemli faktörlerden birisi. Müşterilerin ve hedef kitlenizin sizden ne görmek isteyeceğini iyi analiz edip buna yönelik paylaşımlar yapmalısınız. 

Örneğin mutfak grubu eşyaları üreticisi olarak bilinen bir markanın hikayelerinde veya gönderilerinde çocuk odası mobilyaları da paylaşması bir noktadan sonra asıl kitlesinde kayıplara yol açacaktır.

    Zayıf Müşteri Hizmetleri

Satış gerçekleşene kadar olan süreçte müşteriye gösterilen ilgi ve özenin satış sonrasında gösterilmemesi günümüz tüketici alışkanlıklarına ters düşmektedir. Sprout Social’ın yaptığı bir araştırmaya katılan tüketicilerin %49’u kötü bir müşteri hizmeti yöneten markayı takip etmeyi bıraktıklarını ortaya koymaktadır.

    Çok Fazla Reklam Vermek

Sosyal medya platformlarında daha geniş kitlelere ulaşmak için reklam vermek elbette önemli bir yöntem. Ancak bu durumun olması gerekenden fazla yapılması müşterilerin markanızdan soğumalarına sebep olacaktır. Reklamlı gönderilerinizin kitlenizde nasıl karşılık bulduğunu iyi analiz ederek bu durumun önüne geçmek ise yine sizin elinizde. 

    Gizlilik Endişeleri

Online alışverişin gittikçe yaygınlaşması, markaların tüketicilere ait kişisel bilgilere doğrudan ulaşabilmelerini de beraberinde getirdi. Günümüz tüketicisinin bakış açısına göre bu bilgilerin gizli kalacağına olan güven marka seçimlerinde en önemli önceliklerden biri olarak gösteriliyor. Markalar olarak bu verileri kesinlikle üçüncü bir firmayla paylaşmayıp, sağlam bir güvenlik sisteminizin olmasına önem vererek marka imajınızı yükseltip aynı zamanda kitlenizin size olan bağlılığını koruyabilirsiniz.

    Çok Az veya Çok Fazla Gönderi

Marka olarak sosyal platformlarda aktif olmanız müşterilerinizin sizi unutmamalarını sağlayacaktır. Ancak bu aktifliğin dengesini de oldukça iyi korumalısınız. Çok fazla gönderi paylaşmak bir süre sonra kitlenizi rahatsız etmeye başlayacaktır. Müşterilerinizin uygulamaya girdiğinde sürekli markanıza ait içerikler görmesi zamanla profilinizi sessize almalarına veya sizi zaman tünelinde gizlemelerine neden olacaktır. 

Aynı şekilde çok az gönderi paylaşmak da kitleniz gözünde markanızı pasif bir konuma sokup sizi takipten çıkmalarına yol açacaktır.

Markalara Sosyal Medyada Başarı Getiren 10 Yol

1 Mart 2015 0 Blog

Sosyal medya pazarlamanızı nasıl daha etkin bir hale getireceğinizi ve büyük markaların izlediği yöntemleri merak ediyorsanız aşağıdaki öneri ve örneklere mutlaka göz atın. 

Sosyal medya yönetiminizi iyileştirmenin en iyi yollarından biri, bu mecralarda adından söz ettiren markaların işlerini incelemektir. İşte sosyal medyada başarılı olan, en fazla etkileşime sahip markaların stratejilerini çizerken önemsedikleri 10 etken:

1. Marka Toplulukları Yaratın

Facebook’un 2015 Ocak ayı başında yaptığı açıklamaya dayanarak, Forrester Research, kullanıcıların haber akışlarında daha az promosyonlu içerik göreceklerine işaret etti. Buna bir çözüm getirmek isteyen markalar da kendi web siteleri üzerinde alternatif alanlar yaratmaya başladılar. Bu alan üzerinden, takipçilerin başka hiçbir yerde karşılarına çıkmayan, tamamen özgün içerikler ile iletişim kurulması amaç edinildi.

Kullanıcıların hangi içeriklere ilgi gösterdiklerini birebir takip ederken, indirim ve promosyonlar vasıtasıyla etkileşim sağlamak için etkili bir yöntem.

2. Düzenli Bir YouTube Planınız Olsun

Eğer video içeriklerin sosyal medya stratejinizde önemli bir yeri varsa, o zaman bu konuda aktif bir duruş sergilemelisiniz. Bunun için YouTube kanalınıza düzenli aralıklarla yeni videolar eklemeyi ihmal etmeyin.

En iyi markaların iki haftalık periyottaki performansları incelendiğinde, YouTube kanallarına ortalama sekiz video ekledikleri gözlemlenmiştir. Videoların ortalama süresi ise 3:08 dakikadır.

Kanalınıza eklediğiniz videoların fazla uzun olmasına gerek yok. Ancak tutarlı bir çizgide gitmek de önem taşıyor. Orbit Media’nın yaptığı araştırmaya göre, optimum video uzunluğu 3 ile 3.5 dakika olarak belirtiliyor. ComScore ise yayımlanmış online videoların ortalama süresinin 4.4 dakika olduğunu gösteriyor. Markanıza en uygun stratejiyi ve video süresini belirlemenizde fayda var.

3. Takipçilerinizin İsteklerini Karşılayın

Mevcut web sitesi ve ürünler hakkında destek almak için, kullanıcılar her geçen gün sosyal medyaya daha güveniyorlar. Facebook sayfanıza gelen yorumlara ve Twitter’daki notifikasyonlara dikkat edin. Cevap verme sürenizi minimuma indirin. Sosyal medya üzerinden gelen herhangi bir soru veya şikayet karşısında en kısa sürede cevap vermeye özen gösterin. Bu tutumunuz, beğenilme ve paylaşma sayısını etkileyeceği gibi, sosyal medyadaki etkinizi de arttıracaktır.

4. Instagram’da Etki Yaratın

Instagram, son yıllarda yaptığı çıkışla birlikte hala en hızlı büyüyen 10 mobil uygulama arasında ve görünen o ki, instagram üzerinden yapılan paylaşımlar Facebook’a göre 15 kat daha fazla etkileşim alıyor.

Farklı sosyal medya kanallarınızı entegre bir şekilde kullanarak, bu mecralardaki etkileşiminizi yükseltin. Örneğin, Instagram fotoğraflarınızı Twitter hesabınızdan da paylaşmanız daha etkin sonuçlar elde etmenizi sağlar. Tıpkı Playstation’ın yaptığı gibi. Instagram profillerinde yer alan bir fotoğrafı, Twitter hesabından da paylaşmaları büyük bir fark yaratarak tam 59,000 beğeni almalarını sağladı.
Instagram’a her gün yaklaşık olarak 55 milyon fotoğraf yükleniyor. Eğer hala Instagram hesabınız yoksa, markanızı bu kalabalığın içinde konumlandırmanın vakti çoktan gelmiş demektir. Unutmayın, farklı platformlar bir arada kullanıldığında, ortaya olağanüstü sonuçlar çıkabilir.

5. Markanızla İlgili Gündem Konularına Dahil Olun

Bazen bir marka için gündemdeki konular hakkında yorum yapmanın ne kadar zor olduğu ve bunun takipçilerden tepki alma riskini içinde barındırdığı ortada. Ancak online bir şirketseniz, bazen o kadar da zorlayıcı olmayabilir. Buradaki anahtar nokta, gerçekten firmanızla veya sektörle ilgili gelişmelere yer vermeniz.

Dünyanın en büyük online mağazalarından biri olan Etsy, tarafsız internet paketiyle ilgili ABD Başkanı Obama’ya Twitter üzerinden yaptığı iletişim, buna bir örnek olarak verilebilir. Nötr bir şekilde, kendi sektörlerini de etki altına alan bu olumlu gelişme karşısında tutumlarını kısaca belli ettiler ve planın ayrıntılarını içeren bir linkle de kullanıcılarını haberdar etmiş oldular. 

Firmanızla veya sektörünüzle bağlantılı olduğunu düşündüğünüz konuşmalara dahil olmanız, takipçilerinizi rahatsız hissettirmek yerine bilgilenmelerini sağlayacaktır.

6. Olumsuz Yorumları En Aza İndirin

Sosyal medyaya dahil olan her marka, platformların yapısı gereği kendilerini olumlu ve olumsuz yorumlara açmış olurlar ve bunun önüne geçmek mümkün değildir. Ancak müşterilerinize anında yapacağınız geri dönüşler sayesinde bu olumsuz sesleri azaltmanız mümkün.

Sosyal medya kanalı üzerinden gelen negatif dönüşlere hemen cevap vermeye özen gösterin. Müşterinizin markanızla olan deneyimiyle gerçekten ilgilendiğinizi ve yaşadığı probleme çözüm bulmak için çabaladığınızı hissettirin. Daha da önemlisi, bunun için gerçekten çabalayın. Yapılan şikayetlerin ne kadar küçük veya büyük olduğunun önemi yok. Müşterilerinizle doğrudan iletişime geçmeniz, onları önemsediğinizi gösterecektir.   

Tıpkı Subway Restoran zincirinin yaptığı gibi:

Müşterilerinizi dinlemek, aynı zamanda önceden fark etmediğiniz bir sorunu çözmenize de olanak sağlar.

7. Kullanıcıları Hedef Sayfalara Yönlendirin

Hedef sayfa (Landing Page), hedef kitlenizin ürünlerinize ulaşıp satın alma gerçekleştireceği en uygun yerdir. Bu, ana sayfanız da olabilir, sosyal platformlarınız da olabilir. Sosyal medyayı, potansiyel müşterilerinize ilgili linkleri ulaştırabileceğiniz bir platform olarak kullanın. 

Örneğin Youtube sayfanızda hem web sitenizin, hem de Facebook, Twitter ve Instagram profillerinizin linkine yer verebilirsiniz. Veya Youtube’a eklediğiniz bir videoda yerleştirmiş olduğunuz ürüne, ürünün satın alma sayfasına yönlenen bir linkleme yapabilirsiniz.

Hedef sayfalar, bir markanın pazarlama stratejisinin ana merkezinde yer almaktadır, çünkü takipçilerinizin, sizin onların görmelerini istediğiniz sayfalara yönlenmesini sağlar.

8. En Uygun Tweet Zamanını Bulun

Günün hangi zamanlarında tweet gönderilmesinin en iyi olduğu konusunda kesin ve net bir sınır yok elbette. Bir marka için en iyi işleyen gün ve saatler, bir marka için hiç uygun olmayabilir. Takipçilerinizin hangi günlerde online olduklarına ve ne zaman iletişim kurmayı tercih ettiklerine göre belirlenir.  Twitter planınızı oluştururken birçok deneme-yanılma sürecinden geçeceksiniz. Twitter aktivitenizi inceleyin, markanızın hangi zamanlarda en çok etkileşim aldığına göre planınızı yeniden çizin.

Örneğin, Sony yaptığı iki haftalık çalışmanın sonucunda Pazar ve Çarşamba sabahı paylaşılan tweet’lerin daha fazla etkileşim aldığını gözlemlemiş. Bu tabii ki herhangi bir markanın nihai karar elde etmesi için yeterli değildir. ancak Sony’nin takipçilerinin bu zamanlarda online olduğu sonucunu çıkarabiliriz.

9. İlgili Hashtag’ler Kullanın

Takipçileriniz tarafından anında fark edilmek için, düzenli olarak marka ve ürünlerinizle ilgili hashtag’ler kullanın. Burada önemli olan, yarattığınız etiketlerin markanızla doğrudan bağlantılı olmasıdır. Bu sayede Twitter planınızda yer alan paylaşımlarınızı kategorize etmeniz de kolaylaşacaktır.

Örneğin Samsung, ne zaman bir ürünüyle veya onunla alakalı bilgi paylaşacak olursa, bu paylaşımı #SamsungTips etiketini kullanarak yapmaktadır.

10. Vine Videolarının Gücünü Keşfedin

Twitter’da ilgi çekmek mi istiyorsunuz? O zaman Vine’da içerik üretmek için biraz zaman ayırabilirsiniz. Bu sayede kısa ve etkili bir dokunuş gerçekleştireceksiniz.

Vine sayesinde, markanızı ve ürünlerinizi birçok yaratıcı yolla tanıtabilirsiniz. Platformu nasıl daha etkin kullanacağınız konusunda yapacağınız birkaç araştırma, size ilham vermede yardımcı olacaktır.

Samsung Mobile’ın Twitter üzerinden paylaştığı, sadece 6 saniye süren Vine videosunun performansına bakın. S Pen’in tanıtımı için, takipçilerinin etkisini doğrudan yakalayacak bir Vine Videosu paylaşarak, sadece Twitter’da 1,30 etkileşim almış durumdalar. Vine’da ise bu sayı 3000’e çıkmış durumda.

https://vine.co/v/OOx9zDUKMHl